ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Arkadaşlarımdan herhangi biriyle karşılaşmadım.I didn't meet any of my friends.
Arkadaşımı istasyona kadar uğurladım.I saw my friend to the station.
İstasyona kadar arkadaşıma refakat ettim.I saw my friend to the station.
Arkadaşımı uğurlamak için Kennedy havaalanına gittim.I went to Kennedy Airport to see my friend off.
Gelecek ay yeni bir araba satın alacağım.I will buy a new car next month.
Gelecek ay arkadaşımla birlikte Hokkaido'ya gideceğim.I'll go to Hokkaido next month with my friend.
Durdum ve arabanın geçmesini bekledim.I stopped and waited for the car to pass.
Ben trenden indiğimde bir arkadaşımı gördüm.When I got off the train, I saw a friend of mine.
Ben canım sevgilimi ararım.I call my sweetheart darling.
Beni arkadaşın bay Murphy ile tanıştırır mısın?Would you introduce me to your friend, Mr Murphy?
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.I have a lot of friends to help me.
Beni arkada bırakmayın!Don't leave me behind!
Ona ya bana uğramasını ya da beni aramasını söyle.Tell him either to call on me or to ring me up.
Tokyo'da ziyaret edecek çok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Tokyo.
İki dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.Our car ran out of gas after two minutes.
Arabamız caddenin ortasında bozuldu.Our car broke down in the middle of the street.
Biz arabayı 12,000 dolara aldık.We bought the car for $12,000.
Hangi arabaya binileceğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Hangi arabaya binmemiz gerektiğini bilmiyorduk.We didn't know which car we should get in.
Fransızca'da uzman birisini arıyoruz.We are looking for someone who is proficient in French.
Polisi aramamız daha iyi olurdu.We'd better call the police.
Polisi arasak iyi olur.We'd better call the police.
Kimse bizi görmesin diye bir çalının arkasına saklandık.We hid behind a bush so that no one would see us.
Nöbetleşe arabayı sürdük.We took turns driving.
Arabayı nöbetleşe yıkadık.We took turns in washing the car.
Mutluluk arıyoruz.We seek happiness.
Bir araba istiyoruz.We want a car.
Biz bir otopark ararken çok zaman harcadık.We spent a lot of time looking for a parking lot.
Biz onun arkasından odaya girdik.We entered the room after him.
Onlarla aramız iyidir.We are on good terms with them.
Biz onu aradık.We looked for her.
Biz bir arkadaşın cömertliğinden yararlanmamalıyız.We should not take advantage of the generosity of a friend.
Özel üniversitelerin sayısı arttı.The number of private colleges has increased.
Özel dedektifler tuhaf davaları araştırmak için kiralanırlar.Private detectives were hired to look into the strange case.
Arka arkaya dört maçı kazanmak zordur.It is hard to win four successive games.
Arabam kazada ağır hasar gördü.My car was badly damaged in the accident.
Kaza sebebi polis tarafından araştırılıyor.The cause of the accident was being investigated by the police.
Kazanın nedenini araştırıyoruz.We are looking into the cause of the accident.
Kazanın ardından polis kalabalığa geri durmasını söyledi.After the accident, the police told the crowd to keep back.
Eğer işler kontrolden çıkarsa beni dün sana verdiğim numaradan aramalısın.If things get out of hand, you should call me at the number I gave you yesterday.
Şeytan haçın arkasında pusuda bekliyor.The devil lurks behind the cross.
Arada bir her şey yanlış gider.Once in a while everything goes wrong.
Eğer zamanınız varsa, ara sıra birkaç satır yaz.If you have time, drop me a line now and then.
Vaktim olursa sizi ararım.I will call you up, provided that I have time.
Amcam ara sıra beni limana götürür.Once in a while my uncle took me to the harbor.
Ara sıra onu boşamayı düşünüyorum.Now and then I think of divorcing him.
Ara sıra TV izlerim.I watch TV now and then.
Arada bir golf oynarım.I play golf every so often.
Ara sıra televizyon izlerim.I watch TV off and on.
Lütfen ara sıra bana yazınız.Please write to me once in a while.
Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.Write to me sometimes and let me know how you are doing.
O, arada bir tenis oynar.Now and then she plays tennis.
Toplantılar belli aralıklarla gerçekleştirildi.The meetings were held at intervals.
Birbiri ardına bir zorluk vardı.One difficulty after another arose.
Hayvanlar birbiri ardına öldü.One after another the animals died.
Hayvanlar birbiri ardına öldüler.One after another the animals died.
Jiro Avustralya'daki mektup arkadaşı ile haberleşiyor.Jiro communicates with his pen pal in Australia.
Jiro Ken'le arkadaş olmayı zor buluyor.Jiro finds it difficult to make friends with Ken.
Lütfen arabanı buradan çıkar.Please move your car out of here.
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.The cars collided head on.