ar ile cümle
ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biz sınıf arkadaşlarıyız.We're classmates.
Biz Jane ile arkadaş edindik.We made friends with Jane.
Onu derhal aradım.I telephoned her at once.
İki erkek çocuğu her yerde aradık ama hiçbiri bulunamadı.We searched for the two boys everywhere, but neither could be found.
Ara sıra beraber filme gideriz.We go to the movies together once in a while.
Arada bir birlikte sinemaya gideriz.We go to the movies together once in a while.
Biz Tom'la arkadaş olduk.We have made friends with Tom.
Biz hepimiz eksik belgeleri her yerde aradık ama onlar asla bulunmadı.We all searched high and low for the missing documents, but they were never found.
Bagajımızı arabaya yükledik.We loaded our baggage into the car.
Biz salonun arkasında oturduk.We sat at the back of the hall.
Biz yoğun trafikten kaçınmak için, bir arka yoldan gittik.We took a back road to avoid the heavy traffic.
Arada bir balık tutmaya gideriz.We go fishing once in a while.
Ara sıra beraber balığa gideriz.We go fishing together once in a while.
Biz yedi ve yedi buçuk arasında akşam yemeğimizi yeriz.We have our dinner between seven and seven-thirty.
Arabaya bir sürü bagaj yükledik.We loaded a lot of luggage into the car.
Arabaya bindik.We got into a car.
Biz arabanın arkasına geçtik ve ittik.We got behind the car and pushed.
Garajlı bir ev arıyoruz.We are looking for a house with a garage.
Yaşamak için güzel bir ev arıyoruz.We are looking for a nice house to live in.
En az on Amerikalıyla arkadaş olduk.We made friends with at least ten Americans.
Biz yakın arkadaşlarız.We're close friends.
Biz uzun süredir arkadaşız.We're friends from way back.
Osaka'ya giderken arabayı nöbetleşe sürdük.We took turns driving on the way to Osaka.
Biz uzun bir süredir iyi arkadaşız.We have been good friends for a long time.
Uzun yıllardır yakın arkadaşız.We've been close friends for many years.
Artık onu, içmekten alıkoymalıyız.We have to stop him from drinking any more.
Onların yeni bir araba almasını ummuyorduk.We didn't anticipate their buying a new car.
Onlarla arkadaş olduk.We made friends with them.
Gerçekten yeni bir araba satın almalıyız, değil mi?We really ought to buy a new car, oughtn't we?
Biz kaybolan çocuğu ve köpeği arıyoruz.We are looking for the boy and the dog that are lost.
Bize yardım etmek için arkadaşlarımızı aramamız gerekecek.We will have to call on our friends to help us.
Arkadaşlarımızla alışverişe gittik.We went shopping with our friends.
Biz eski arkadaşız.We're old friends.
Biz iyi arkadaşlarız.We are good friends.
Hepimizin içinde, Tom açık ara farkla en iyi yüzücüydü.Of us all, Tom was by far the best swimmer.
Aramızda bir yanlış anlama olmalı.There must be some misunderstanding between us.
Birbirimizi ara sıra süpermarkette görüyoruz.We see each other at the supermarket now and then.
Erkek arkadaşımın ve benim barışacağımızı sanmıyorum.I don't think my boyfriend and I will ever make up.
Onunla aramızda her şey bitti.I'm through with her.
Arabanı bana satar mısın?Will you sell your car to me?
İyi ve kötü arasında ayrım yapabilirim.I can make a distinction between good and bad.
Babası hayvan doktoru olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is an animal doctor.
Babası büyük bir geminin kaptanı olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is the captain of a big ship.
Avukatımı arama hakkım var.I have the right to call my lawyer.
NASA'da çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works for NASA.
NASA için çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works for NASA.
Amerika'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in America.
Amerika'da birkaç arkadaşım var.I have a few friends in the United States.
ABD'de birkaç arkadaşım var.I have a few friends in the United States.
İngiltere'de yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in England.
Tek bir kız arkadaşım bile yok.I don't even have a single girlfriend.
Anladıysam Arap olayım.It's all Greek to me.
Maalesef yeni bir araba almaya gücüm yetmez.I'm afraid I can't afford to buy a new car.
Ben bir araba almayı göze alamam.I can't afford a car.
Tony adında Amerikalı bir arkadaşım var.I have an American friend named Tony.
Benim pilot olan bir arkadaşım var.I have a friend who is a pilot.
Bir gönüllü olarak çalışan bir arkadaşım var.I have a friend who works as a volunteer.
Birkaç iyi arkadaşım var.I have several good friends.
Londra'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend living in London.
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose wife is a pianist.