ar ile cümle

ar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Telefonu al ve doktoru ara.You get on the phone and call the doctor.
Derhal Tom'u ara.Call up Tom right away.
Yakında seni tekrar arayacağım.I'll call you back soon.
İsviçre Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya arasında yer almaktadır.Switzerland is situated between France, Italy, Austria and Germany.
Onun senkronizasyon hızı arzulanan bir şey bırakmadı.His synchronizing rate left nothing to be desired.
Singapur'a gelen ziyaretçi sayısı yıldan yıla artmıştır.The number of visitors to Singapore has increased year by year.
Yabancılar arasında asla rahat hissedemem.I can never feel at ease among strangers.
John, arkadaşları ile pul ticareti yapmayı seviyor.John likes to trade stamps with his friends.
John, Japonya'da yapılmış bir arabaya sahiptir.John has a car made in Japan.
John Japon tarihi üzerine bir kitap arıyor.John is looking for a book on Japanese history.
John arabayı çalıştırdı.John started the car.
John benim en iyi arkadaşımdır.John is my best friend.
John benim iyi bir arkadaşım.John is a good friend of mine.
John benim tavsiyemi göz ardı etti.John ignored my advice.
John senin yeni arabanı kıskanıyor.John is envious of your new car.
John Fransızcada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden çok üstün.John is head and shoulders above any of his classmates in French.
John henüz gelmedi, ancak o gelirse, seni ararım.John has not come yet, but when he does, I will call you.
John'un burada hiç arkadaşı yok.John has no friends here.
John bu günlerde çok içiyor. Biz onu artık içmemesi için durdurmak zorundayız.John drinks too much these days. We have to stop him from drinking any more.
John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.John played guitar and his friends sang.
John, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmalıdır.John must work hard to catch up with his classmates.
John kazayı derinlemesine araştırdı.John investigated the accident thoroughly.
John'un büyükannesi uzun bir hastalığın ardından vefat etti.John's grandmother passed away after a long illness.
John'un bir araba satın alması için yeterli para var.There is enough money for John to buy a car.
Lütfen bana John'u dokuzda aramamı hatırlat.Please remind me to call John at nine.
John ve ben eski arkadaşız.John and I are old friends.
Pasif içiciliğin çok zararlı olduğu Johnson'ın araştırmasında açıkça gösterilmektedir.It is clearly shown in Johnson's investigation that passive smoking is very harmful.
John geçen hafta kullanılmış bir araba aldı.It was last week that John bought a car.
Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.It took John only one day to make friends with his classmates at the school.
Bay Jones, İngiliz ve Amerikan kullanımları arasındaki nüanslara çok duyarlıdır.Mr Jones is very sensitive to the nuances of English and American usage.
George arsa satın alırken kandırıldı.George was tricked into buying the land.
Ben halıyı temizlemek için bir şey arıyorum.I'm looking for something to clean the carpet with.
Janet, gösteri işi dünyasında şöhret arıyordu.Janet was seeking for fame in the world of show business.
Jack arkadaşı için bir hediye aldı.Jack bought a present for his friend.
Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.Jack explained to me how to change the wheel of the car.
Jack arkadaşlarımdan biridir.Jack is one of my friends.
Jack hızlı araba sürmez.Jack doesn't drive fast.
Jack'in arabası son model.Jack's car is a recent model.
Jim arkadaşlarının herhangi birinden daha uzun boylu.Jim is taller than any of his friends.
Jim kız arkadaşını çok seviyor.Jim is crazy about his girlfriend.
Jim kızlarla arkadaşlık yapma sanatını biliyor gibi görünüyor.Jim seems to know the art of making friends with girls.
Jim arabasının üzerinde çalışıyor.Jim is at work on his car.
Jim araba sürmeyi öğreniyor.Jim is learning how to drive a car.
Jim sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor.Jim is liked by all his classmates.
Jim neşeyle ıslık çalarak arabasını sürdü.Jim drove his car, whistling merrily.
Jimmy onunla alay eden arkadaşlarına alıştı.Jimmy was accustomed to his friends making fun of him.
Jimmy arabalar hakkında her şeyi biliyor.Jimmy knows everything about cars.
Ancak, onun kız arkadaşı bencil ve neredeyse Brian hakkında hiç endişelenmez.However, his girlfriend is selfish and hardly worries about Brian.
Ancak, sadece insan topluluğunun bir iletişim aracı olarak sözlü dili vardır.However, only the human community has verbal languages as a means of communication.
Şikago'ya varır varmaz seni arayacağım.I'll call you as soon as I get to Chicago.
Jeffrey'ye arkadaşları tarafından Jeff denir.Jeffrey is called Jeff by his friends.
Jeff bir iş bulmadan önce üç ay boyunca kaldırımları arşınlamak zorunda kalmıştı.Jeff had to pound the pavement for three months before he found a job.
Jane çiçek aranjmanı ile ilgileniyor.Jane is interested in flower arrangement.
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.Jane is very content with her job and has no desire to quit it.
Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.Jane ran after the deer as fast as possible.
Jane'nin iyi İngilizce konuşan Japon bir arkadaşı var.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Jane, İngilizceyi iyi konuşan Japon bir arkadaşa sahiptir.Jane has a Japanese friend who speaks English well.
Jane'in yeni bir erkek arkadaşı var gibi görünüyor.Jane seems to have a new boyfriend.
Sally'nin sınıf arkadaşları her zaman onu aptal yerine koyuyor.Sally's classmates are always making a fool of her.
Teknik desteği aramadan önce Sıkça Sorulan Sorulara'ye göz atın.Take a look at the FAQ before you call tech support.

İlgili Sayfalar