Bu restoran sadece aperitifleri servis eder.This restaurant only serves appetizers.
Ben çikolatalı bir aperitif yiyeceğim.I will eat a chocolate snack.
Çikolata likörü, aperitif yerine yemek yedikten sonra düz bir şekilde tüketilebilir.Chocolate liqueur can be consumed straight, as an after dinner drink rather than as aperitif.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Dried figs were also eaten as an appetizer or when drinking wine.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.It is traditionally served as an appetizer.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.To reduce costs, a proper buffet can be replaced by light snacks, or finger food.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.So imagine a restaurant where we can have, like, Lady Gaga salads as starters.
Tom bize bir aperitif hazırladı.Tom nos preparó una merienda.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Se sirve generalmente como un aperitivo.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Può essere servito anche come aperitivo.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Используется чаще всего как аперитив.
Çikolata likörü, aperitif yerine yemek yedikten sonra düz bir şekilde tüketilebilir.Шоколадный ликёр желательно употреблять сразу после ужина, а не в качестве аперитива.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.É considerado um aperitivo.
Tom bize bir aperitif hazırladı.Tom nos preparou um lanche.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Hij wordt gewoonlijk als aperitief gedronken.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Często jest używana jako afrodyzjak.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Kir används ofta som aperitif.
Çikolata likörü, aperitif yerine yemek yedikten sonra düz bir şekilde tüketilebilir.Sedan är det klart att serveras om mandelteet väljs att drickas varmt.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Podává se obvykle jako aperitiv.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Τα ξηρά σύκα χρησίμευαν επίσης ως ορεκτικό, πίνοντας παράλληλα κρασί.
Kuru incirler ayrıca aperitif olarak da yenir ya da şarabın yanına katık edilirdi.Tørkede fiken ble også brukt som en appetittvekker eller som tilbehør til vin.
Aperitif veya aperatif, genellikle yemekten önce sunulan içkilerdir.식전주는 보통 식욕을 자극하기 위해 식사 전에 제공되는 술의 일종이다.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Može se piti i kao aperitiv.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Uporablja se ga tudi kot aperitiv.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Also stelle ich mir ein Restaurant vor, wo man zum Beispiel Lady-Gaga-Salate als Vorspeise isst.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Așa că imaginați-vă un restaurant în care se servesc salate Lady Gaga ca antreu.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Imaginem, um restaurante onde podem ter, por exemplo, saladas Lady Gaga para entrada.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Imaginen un restaurante donde se pudiera pedir una ensalada Lady Gaga como entrada.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Imaginez donc un restaurant où nous pouvons avoir, par exemple, des salades Lady Gaga en entrée.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Immaginate un ristorante in cui si possa ordinare un'insalata Lady Gaga come antipasto.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Képzeljenek csak el egy éttermet, ahol előételnek Lady Gaga salátát lehet rendelni. (Nevetés)
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.이런 레스토랑을 한 번 상상해보세요.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Představte si restauraci, kde byste mohli mít, třeba, Lady Gaga saláty jako předkrm.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Predstavte si reštauráciu, kde by sme mohli mať, napríklad šalát Lady Gaga ako predjedlo.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Thử tưởng một nhà hàng nơi chúng ta có thể có, món khai vị sa lát Lady Gaga.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Wyobraźcie sobie restaurację, serwującą sałatki a'la Lady Gaga.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Φανταστείτε ένα εστιατόριο όπου να μπορούμε να φάμε σαλάτες Λαίδη Γκάγκα για ορεκτικά.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Представете си ресторант, където има салати Лейди Гага за стартери.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Представьте себе ресторан, в котором подают салаты Леди Гага в качестве закуски.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.Уявіть собі ресторан, де вам можуть подати щось типу салату Леді Ґаґа на закуску.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.אז דמיינו מסעדה בה ניתן להזמין, נגיד,
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.لذا تخيل مطعمًا حيث يمكننا، مثلاً، أن نحظى بسلطات الليدي غاغا كمقبلات.
Aperitif olarak Lady Gaga salatası yiyebileceğimiz bir restoran düşünün.食べられるレストランはどうですか?
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.비용을 줄이려면 부페 형식의 음식 대신에 가벼운 스낵이나 간식으로 대체하시면 됩니다.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Leichte Snacks oder Fingerfood kosten weniger als ein ganzes Buffet.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Para reducir costos, puedes reemplazar un buffet por aperitivos o tapas.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Para reduzir gastos, pode substituir um bufete por um lanche ou salgadinhos.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Pour réduire les coûts, un buffet peut être remplacé par des snacks légers ou des petits fours.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Zaoszczędzić można podając przekąski, zamiast pełnego bufetu.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Ελαφριά σνακ, ή μπουκίτσες φαγητού είναι φθηνότερα από έναν κανονικό μπουφέ.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.Чтобы снизить расходы, можно обойтись лёгкой закуской или бутербродами.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.על מנת להוריד עלויות, מזנון ראוי יכול להיות מוחלף ע"י חטיפים או מתאבנים.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.لخفض التكاليف، مائدة مناسبة يمكن استبدالها بوجبات خفيفة، أو اطعمة خفيفة تُتَناول باليد.
Maliyeti azaltmak için, iyi bir büfe yerine hafif aperitifler ya da ordövr tercih edilebilir.スポンサーがケータリング費を 安くできることがあります