Çýkýn, diyor. Yýllardýr mahkemeliđiz. Binayý yýkýp apartman yapacakmýţ.Τέλειωσε.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.De får ransagningskendelser til Aarons hjem, hans lejlighed i Cambridge, hans kontor på Harvard.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Ils ont perquisitionné sa maison, son appartement, son bureau...
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Vydali povolení k prohlídce Aaronova domu, jeho bytu v Cambridge a kanceláře v Harvardu.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Е, те изпълняват заповеди за обиск в къщата на Арън, апартамента му в Кеймбридж, в кабинета му в Харвард.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.Ну, они выполняют ордера на обыск в доме Аарона, его квартире в Кембридже, в своем кабинете в Гарварде.
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.استخرجوا مذكّرات تفتيش لمنزل آرون ولشقّته في كامبريدج، ولمكتبه في هارفرد
Ellerindeki arama emrinde Cambridge'deki apartman dairesi ve Harvard'daki ofisi vardý.逮捕の2日前、捜査はJSTORと 地元ケンブリッジ警察の管轄を超える。
Evet. Minsk'de, çok küçük bir apartman dairesinde yaşıyan bir aileydik.Ano, byli jsme rodina, která žila ve velmi malém bytě v Minsku.
Evet! O yıkık dökük apartmanda saklandığımdan beri görmedim seni!Nie widzieliśmy się, od kiedy ukrywałem się w tej ruderze.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Chiriaşii acestor apartamente stau înghesuiţi, fapt ce reprezintă un risc considerabil.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.De huurders van deze appartementen zitten op elkaar gepakt, wat flinke gevaren met zich meebrengt.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Gli inquilini degli appartamenti stanno stretti come sardine, il che pone rischi considerevoli.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Les locataires de ces appartements sont entassés, ce qui pose un risque considérable.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Los inquilinos de estos apartamentos viven hacinados, lo cual representa un riesgo considerable.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Mieszkania wypełnione są lokatorami, co stanowi poważne ryzyko.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Những người thuê nhà ở chung cư này bị nhồi nhét vào, những nơi mà chứa đựng những mối hiểm họa tiềm tàng.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Os inquilinos destes apartamentos estão ali amontoados, o que representa um risco considerável.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Para penghuni apartemen ini tinggal berdesakan, (Menggerutu) sehingga ada (banyak) resiko.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Οι ένοικοι αυτών των διαμερισμάτων είναι ο ένας πάνω στον άλλο, γεγονός που ελλοχεύει αξιοσημείωτο κίνδυνο.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.Жильцы этих квартир находятся в очень стеснённых условиях, что представляет значительный риск.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.תושבי הדירות האלה חיים בצפיפות, והדבר מהווה סיכון מסויים.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.ويتكدس الساكنون في هذه الشقق (صوت معاناه) وهو ما يؤدي إلى مخاطر حقيقية
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Ale ľudia skutočne nechcú bývať v maličkom obyčajnom bytíku.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Die Leute sagen: "Wir wollen nicht in winzigen Wohnungen wohnen."
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.그러나 사람들은 그런 기존의 작은 아파트에서 사는 것을 원하는게 아니라고 말하죠.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.La gente dice di non volere vivere in questi minuscoli appartamenti tradizionali.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Les gens disent, nous ne voulons vraiment vivre dans un minuscule appartement classique.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Maar mensen willen niet in petieterige conventionele appartementen wonen.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Người dân nói rằng, chúng tôi thực sự không muốn sống trong một căn hộ bé xíu thông thường.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Oameni spun: nu prea vrem să locuim în apartamente mici de adolescenți.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Pero la gente, realmente no quiere vivir en un mini-apartamento convencional.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.Ο κόσμος λέει, στην πραγματικότητα δεν θέλουμε να μένουμε σ' ένα μικροσκοπικό συμβατικό διαμέρισμα.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.А им отвечают, что не хотят жить в таких квартирах.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.А люди відповідають, що їх не зовсім влаштовують маленькі звичайні квартири.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.אנשים אומרים שאינם רוצים לגור בדירה זעירה רגילה.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.يقول الناس، نحن لا نريد فعلاً العيش في شقة تقليدية صغيرة.
İnsanlarsa, bildiğimiz minik apartmanlarda yaşamak istemiyoruz diyor.敬遠します 私たちの提案は シャーシを自動車のように
Kurallar genelde apartmanın merdiven boşluğunda bulunur.En los edificios de varias plantas, los estatutos generalmente se encuentran expuestos en las escaleras.
Kurallar genelde apartmanın merdiven boşluğunda bulunur.Généralement, dans un immeuble, ce règlement est affiché en bas de la cage d’escaliers.
Kurallar genelde apartmanın merdiven boşluğunda bulunur.I ett höghus finns ordningsreglerna oftast i trapphuset.
Kurallar genelde apartmanın merdiven boşluğunda bulunur.Kerrostalossa järjestyssäännöt löytyvät yleensä rappukäytävästä.
Kurallar genelde apartmanın merdiven boşluğunda bulunur.В многоквартирных домах правила проживания обычно вывешены в подъезде рядом с входной дверью.
Kurallar genelde apartmanın merdiven boşluğunda bulunur.توجد الضوابط والنظم عادةً في المبنى المكون من عدة طبقات في مدخل الدرج.
Londra'daki bu apartman binasındaki gibi binaya dış yalıtım yapmanız gerekir.여기 보이는 런던의 아파트 단지처럼 건물 바깥벽에 단열재를 넣습니다.
Londra'daki bu apartman binasındaki gibi binaya dış yalıtım yapmanız gerekir.צריך לשים בידוד חיצוני על המבנה כמו השיכון הזה בלונדון.
Londra'daki bu apartman binasındaki gibi binaya dış yalıtım yapmanız gerekir.تحتاج أن تضع عوازل خارجية على المبنى كما هو ظاهر على مجمع الشقق هذا في لندن
Londra'daki bu apartman binasındaki gibi binaya dış yalıtım yapmanız gerekir.このロンドンにあるアパートのように さらにヒートポンプを使うことで 熱を効率的に使うこともできます
Minsk'de, çok küçük bir apartman dairesinde yaşıyan bir aileydik.Byliśmy rodziną, która mieszkała w bardzo, bardzo małym mieszkaniu w Mińsku.
Minsk'de, çok küçük bir apartman dairesinde yaşıyan bir aileydik.Wir waren eine Familie, die in einer sehr, sehr kleinen Wohnung in Minsk gewohnt hat.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Các nhà phát triển nói rằng, được rồi, chúng tôi sẽ xây dựng các căn hộ bé xíu.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Constructorii spun OK, construim gasoniere mici de adolescenți.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Die Planer sagen: "Wir bauen winzig."
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Gli sviluppatori dicono, va bene, costruiremo questi piccoli appartamenti.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.개발업자들은 말하죠, "알겠어요 아주 작은 아파트들을 만들죠"
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Les développeurs disent, Bon, nous allons construire des petits appartements minuscules.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Los desarrolladores entonces deciden construir apartamentos mínimos.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Ontwikkelaars bouwen dan kleinere appartementen
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Stavitelia vravia, dobre, postavíme teda maličké bytíky.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Οι παράγοντες ανάπτυξης λένε, εντάξει, θα χτίσουμε μικροσκοπικά διαμερίσματα.