Bir apartman inşa etmek için eski evlerini yıkmaya karar verdiler.They decided to demolish their old house in order to build an apartment complex.
Apartmanda asansör var mı?Is there an elevator in the apartment?
Felix eski bir apartman dairesinde yaşıyordu.Felix lived in an old apartment.
Ülke nüfusunun %80'i bu dönemde yapılan yeni apartmanlara taşınmıştı.Over 80 percent of the country's population had moved to new apartments during this period.
Susquhenna Community ve Hillside Community ise apartman dairelerinden oluşmaktadır.Susquehanna Community and Hillside Community contain only apartments.
Parti üyesi arkadaşının apartmanında beş ay boyunca saklandı.He went into hiding for five months in the apartment of a fellow party member.
Uzaklarda modern apartmanlar görünür.In the distance, modern apartment buildings are seen.
740 Park: Dünyanın en zengin apartman binasının hikâyesi.740 Park: The Story of the World's Richest Apartment Building.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Besides the shopping mall, Kingdom Tower contains the Four Seasons Hotel Riyadh and apartments.
Apartheid karşısında durmuştur.Non-Stop Against Apartheid.
2008 APARTMENT TOWER, Savona, İtalya.Completed in 2008 Apartment Tower, Savona, Italy.
TV.com'da "Stuck Together, Torn Apart" IMDb'de "Stuck Together, Torn Apart"Family Guy portal "Stuck Together, Torn Apart" on IMDb "Stuck Together, Torn Apart" at TV.com
Mr. Treeger (Michael G. Hagerty): Monica'nın apartmanındaki kapıcı.Mr. Treeger (Michael G. Hagerty): the superintendent of Monica's building.
O sonra Kaplumbağalara geçici ev olarak apartmanında kalmayı teklif eder.She later offers her apartment to the Turtles as a temporary home.
Bu arada, denetleyici Homer'ın Waverly Hills apartmanında ki evine gelir.Meanwhile, the ominous school inspector visits Homer's Waverly Hills apartment.
Apartmanındaki artan göçmenlerin sayısını tiksintiyle izlemektedir.He tracks the increasing number of immigrants in his apartment building with disgust.
Apartmanlarında Sungmin banyoya gidince banyoda yerde bayılmış Donghae’yi bulur.At their room, Sungmin go to bathroom and find Donghae unconscious on the bathroom floor.
Daha sonra Apartheid'dan geçiş yaparak çalışmak için Güney Afrika'ya gitti.Later, he also travelled to South Africa to study its transition from apartheid.
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.Koval died in his Moscow apartment on January 31, 2006, at the age of 92.
Paket, The Sims 2: Apartment Life ile benzer temadadır.The Sims 2: Apartment Life.
Büyükanne’ye evi yıktırtıp, yerine apartman yaptırılmasını önerir.They offers him to demolish his old house and build apartment instead.
Mvusi ayrıca Apartheid Museum için mimarlıkta mükemmeliyet ödülünü de paylaştı.Mvusi also shared in an award for excellence for her architecture on the Apartheid Museum.
Çift New York'ta yeni apartmanlarına taşınırlar.The young couple moved into their own apartment in New York.
April'in apartmanında kendinin olduğu İkinci Zaman Zarfından kalma antika dükkanı bulur ve işletir.April's apartment is located above the Second Time Around antique store which she owns and operates.
Apartman hayatı için uygundur.His apartment is apt.
Apartmanların aksine - kalan kişiler tarafından kiralanır - kondominyumlar tamamen sahiplenilir.Unlike apartments, which are leased by their tenants, condominium units are owned outright.
Münih şehir merkezinde modern bir apartman beşinci katta annesiyle yaşıyor.."She lives with her mother on the 5th floor of a modern apartment block in the Munich city centre".
Plajda sahil kenarındna üç değisık kamping merkezi ve bir apartman otel bulunmaktadır. "There is three camping places and an apartment hotel at the beach.
Bazı apartmanlarda "lüks" sayılabilecek bir ek oda vardı.Some apartments had a "luxurious" storage room.
Konutlar genellikle apartman şeklindedir.Housing rarely comes in the form of apartments.
Bur Dubai çok sayıdaki ikamet apartmanları ile Dubai'nin tutulan ikamet alanlarından birisidir.Bur Dubai is a popular living area consisting of several apartment buildings.
Öldüğünde Phoebe'ye onun taksisi ve apartman dairesi miras kalır.Phoebe inherits her grandmother's yellow taxi and apartment.
Lopez doğduğu sırada ailesi küçük bir apartman dairesinde yaşıyordu.When Lopez was born, the family was living in a small apartment in the Castle Hill neighborhood.
Love Will Tear Us Apart hakkında her şey"我想和你好好的Love Will Tear Us Apart".
Newman Jerry'nin oturduğu apartmanın 5F nolu dairesinde oturuyordu.Newman lives in apartment 5E, which is directly down the hall from Jerry's apartment, 5A.
Türkiye Apartheid hükümetiyle herhangi bir ilişki kurmamıştır.He found no greater enemy than the apartheid government.
2007'den beri ofisi Pekin'in Bölgesindeki eski bir apartmandadır.As of 2007, her office is in an old apartment building in Dongcheng District, Beijing.
Saldırganlar muhtemelen bir apartman dairesinde Makar'a tecavüz ettiler.The Murrays probably used the same building.
Şimdi bir apartmana dönüştürülmüştür.The room has since been converted into an apartment.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.It is set at the time of the apartheid regime in South Africa.
Rastgele yapılan apartmanlar kentin görünümünü önemli ölçüde değiştirdi.Its redevelopment has fundamentally altered the appearance of the city.
Apartmanın kapıcısı'nın oğlu Gaffur kendisine hayrandır.He is impressed by his nephew's flat.
Eski bina, apartman binası olarak kullanılmaya devam edildi.The old bank building was instead used as an apartment building.
Sütçüoğlu Muhallebicisi'nin ve Sütçüoğlu Apartmanı'nın sahibidir.He is chef and proprietor of Pigeonhole and Model Milk.
Bina 1972-1978 yıllarında, daha önce yıkılmış olan apartmanların yerine inşa edilmiştir.Most of these buildings were built before 1978 before building codes were changed.
Bu örgütle birlikte ırkçılığa ve apartheide karşı çalışmalar yürüttü.Both teams made a stand against racism and discrimination.
İnşaat patlaması sonucu çok sayıda site ve apartman yapıldı.The construction boom resulted in the building of numerous housing estates and apartment buildings.
Valpreda apartmanı Atılgan Arif.Valdivia Department.
Üst kat altı odalı bir apartman ve bir bekar odası şeklindedir.The upper floor had a big apartment with six rooms and a bachelor room.
Komünist Parti apartheid'a karşı kurtuluş hareketi içinde, üye sayısına oranla aktif bir rol oynadı.The organisation welcomed the launch of Left Unity, in which its members played an active part.
Sonra apartmanın kapısında bir yüzük vardı.Then there was a ring at the door of the apartment.
Okulu sallayýp yeni bir apartman dairesine taţýndý.So Aaron drops out of school, moves to this apartment...
Stay in touch. Don't be so apart.Thank you abiciğim.
İnsanlar bu apartmanlara tıka basa doldurulmuş, (Homurdanmalar) ki bu da yüksek risk taşıyor.The tenants of these apartments are crammed in, (Grunting) which poses considerable risk.
Ve Malezya'da inşa ettiğimiz proje bir müteahhid için apartman binaları.And the project that we're building in Malaysia is apartment buildings for a property developer.
Ţey, yalnýzca karţýdaki apartmanýn anteni.Well, just the aerial on the building opposite mine.
Bu işler de, yiyeceğimi ve apartman kiramı ancak karşılıyor.They\'92re just barely enough to pay for my food and pay for an apartment.
From now on we're never going to be apart.A partir de ahora estamos nunca vamos a estar separados.
Benim apartmanım buradan 10 dk uzaklıkta...Gelmek ister misin?My apartment is 10 min away from here... You wanna come?
Apartman toplantısında.Apartment meeting.