Ana içeriğe geç
Sözlük

apacı ile cümle

apacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
Hayır; Kuran, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yerleşen apaçık ayetlerdir.In fact, in the minds of those who have intelligence these are clear signs.
Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."I am only a warner, plain and simple."
Hayır; gösteremezler, zalimler apaçık sapıklık içindedir.Surely the evil-doers are in clear error.
Allah'a ve Peygamber'e baş kaldıran şüphesiz apaçık bir şekilde sapmış olur.Whoever disobeys God and His Apostle has clearly lost the way and gone astray.
Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz."Surely either you or we are on guidance, or are lost in clear error."
"Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."In that case I would surely be in clear error.
Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.You are only in palpable error.
Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.This is nothing but a reminder and illuminating discourse,
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.That was indeed a trying test.
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.We gave them the explicit Book,
Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?Or have you received some clear authority?
"Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."Only this has been revealed to me that I am a distinct warner.
Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.Remember, this will be an all-too-evident loss.
And olsun ki Musa'yı, mucizelerimiz ve apaçık delillerle Firavun, Haman ve Karun'a göndermişizdir.To Pharaoh, Haman and Qarun.
Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır.I call to witness the lucent Book,
İnsan gerçekten apaçık nankördür.Man is surely most ungrateful.
Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın; şüphesiz o size apaçık bir düşmandır.Let not Satan misdirect you. He is your open enemy.
"Allah'a karşı üstün gelmeye kalkışmayın; doğrusu ben size apaçık bir delil getirdim."Do not think yourselves to be above God: I have come to you with clear authority.
İşte bu, apaçık kurtuluştur.This will be a clear triumph.
Doğrusu Biz sana apaçık bir zafer sağlamışızdır.WE HAVE GIVEN you a splendent victory
Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.As (there was) in Moses when We sent him to the Pharaoh with clear authority.
Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır.For unbelievers there is a shameful punishment.
Ama o elçi, kendilerine belgelerle geldiği zaman: "Bu, apaçık bir sihirdir" demişlerdi.Yet when he has come to them with clear proofs, they say: "This is only magic."
Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."My duty is only to warn you clearly."
Kimin apaçık bir sapıklıkta olduğunu yakında bileceksiniz."You will now realise who is in manifest error."
O da şöyle söyledi: "Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."He said: "O my people, I warn you clearly
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. Onlara, ancak kötü işlerde bulunanlar kafir olur.We have sent clear signs to you, such as none can deny except those who transgress the truth.
Gerçeği iyice bilmek isteyenlere ayetlerimizi apaçık gösterdik.But to those who are firm in their faith We have shown Our signs already.
Şeytan'ın izini izlemeyin. Şüphe yok ki o, size apaçık bir düşmandır.Do not walk in the footsteps of Satan, your acknowledged enemy.
İnsanlar, sakınıp korunsunlar diye Allah, delillerini bu suretle apaçık bildirir.So does God make His signs clear to men that they may take heed for themselves.
Sor İsrail oğullarına, onlara nice apaçık deliller getirdik.Ask the children of Israel how many a clear sign We had given them.
Anarlar, hatırda tutarlar diye de insanlara delillerini apaçık bildirmededir.And He makes His signs manifest that men may haply take heed.
İşte Allah, aklınız ersin diye size ayetlerini böyle apaçık bildirir.So does God pronounce His decrees that you may understand.
Meryemoğlu İsa'ya apaçık deliller verdik, onu, RuhulKudüs'le kuvvetlendirdik.And to Jesus, son of Mary, We gave tokens, and reinforced him with divine grace.
Gerçekten de doğru yolla azgınlık apaçık meydana çıkmıştır.Distinct is the way of guidance now from error.
Oradadır apaçık deliller ve İbrahim'in durağı ve kim oraya girerse emin olur.It contains clear signs, and the spot where Abraham had stood.
İftira ederek ve apaçık günaha girerek alır mısınız onu hiç?Would you take it away by slandering and using unjust means?
Allah'ı bırakıp Şeytan'ı dost edinen, apaçık bir zarara düşmüş, ziyana uğramıştır.He who holds Satan as friend in place of God will assuredly be damned to perdition.
İster misiniz kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil veresiniz?Do you want to proffer a clear proof of your own guilt before God?
De ki: Ben, sizin yalan saydığınız apaçık, bellibeyan deliline uydum Rabbimin.Tell them: "A clear proof has come to me from my Lord, and Him you deny.
Bilen topluluğa delillerimizi apaçık anlatmadayız.Distinct have We made Our signs for those who recognise.
Ve budur Rabbinin doğru yolu, düşünüp öğüt alacak topluluğa ayetlerimizi apaçık bildirdik.This is the straight path of your Lord. Distinct have We made Our signs for those who reflect.
Firavun, apaçık delille geldiysen ve doğru söz söyleyenlerdensen göster o delili dedi.He said: "If you have brought a sign then display it, if what you say is true."
Peygamberleri, onlara apaçık delillerle gelseydi gene de inanmazlardı.Their apostles had brought clear proofs to them, yet they never believed.
Gerçek olan şey, katımızdan onlara gelince bu dediler, şüphe yok ki apaçık bir büyü.Thus, when the truth had come to them from Us, they said: "Surely this is nothing but pure magic."
Ve her şey, apaçık kitapta tespit edilmiştir.All things conform to a manifest law.
Andolsun ki biz Musa'yı, delillerimizle ve apaçık bir burhanla göndermiştikWe sent Moses with Our signs and full authority
Bunlar, her şeyi apaçık bildiren kitabın ayetleridir.These are the verses of the immaculate Book.
Şüphe yok ki Şeytan, insanlara apaçık bir düşmandır.Surely Satan is man's acknowledged foe.
Öcaldık onlardan; iki şehir de apaçık görünmede, yol uğrağında hala.So We punished them too. They are both situated by the highway, clearly visible.
İnsanı bir damla sudan yarattı, böyleyken bir de bakarsın o, apaçık bir düşman kesilmiş.Man He created from a drop of semen; and still he becomes an open contender.
Peygamberlere apaçık tebliğden başka ne vazife var ki?Therefore it is binding on the prophets to convey the message in clearest terms.
Evvelki kitaplarda bulunan şeyler, onlara apaçık bildirilmedi mi?Have not clear proofs come to them in what is contained in the earlier Books?
O da andolsun ki demişti, siz de apaçık bir sapıklık içindesiniz, atalarınız da.He said: "You and your fathers were in clear error."
De ki: Ey insanlar, ben ancak size, apaçık bir korkutucuyum.Tell them: "O men, it's my duty to warn you clearly."
Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u, delillerimizle ve apaçık bir burhanla gönderdik.Then We sent Moses and his brother Aaron with Our miracles and clear proofs
Musa, ya sana dedi, apaçık bir delil gösterirsem,(Moses) said: "Even though I have brought to you something convincing?"
Musa, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderha oldu.So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod