"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."靈昭真君,全稱靈昭威顯佑境安民真君。
(İşte) bunlar, (sana gönderilen) Kur’an’ın ve o apaçık Kitâb’ın âyetleridir.著有《澹庵詩存》,《廣東文徵》,《海陽縣誌》,《明清樂府》等。
2- O apaçık Kitâp hakkı için!與久保田誓共同。
Fakat sözü uzatmak ayıbından korkuyorum da apaçık anlamanı Allah'tan diliyorum.我不想出於對懲罰的恐懼或福報的允諾,而想單純因對真主的敬愛而祈禱。
Böylece apaçık gerçeklik, düşünceden gerçekliğe geçişin sağladığı bir gerçeklik olarak belirir.經部譬喻師,以剎那的當前現實為本,以功能性為用,與說轉部恰好相反。
Ancak, Scala'nın düşük derleme zamanını apaçık bir eksiklik olarak gösterdi.但是,他指出Scala的编译时间過慢这一明显缺陷。
Bana göre apaçık ortadadır ki, varlığı gerekli olan, sonsuz, yüce ve akıllı bir yaratıcı vardır.武功出眾,聰慧機智,秀美絕倫。
O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.在那樣的情況以下,它使我們曾經處於劣勢和寡不敵眾。
"Gökte ve yerde gizli olan hiçbir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta olmasın."天地間微塵重的事物,都不能逃避真主的鑒察,無論比微塵小還是比微塵大,都記載在一本明顯的天經中。
Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.看吧!我將末人顯示給你看。
Kur'an'da mübarek gecelerle ilgili: "Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübârek bir gecede indirdik.《日知錄》是顧炎武「稽古有得,隨時札記,久而類次成書」的著作。
Sonra o onlara beyyinelerle gelince 'bu apaçık bir sihir' dediler."他們說:「粗獷的戰士,是羅布人清晰的輪廓之一。
Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ...마땅히 너를 위하여 설명하리라.”
Fakat sözü uzatmak ayıbından korkuyorum da apaçık anlamanı Allah'tan diliyorum.이사야 첫째 송가 진정 나를 구원하실 분은 하나님이시니, ◯ 내가 그를 의지하고 두려워하지 않으리라.
Zuhruf (43. Sûre): 1-Hâ, Mîm. ; 2- O apaçık Kitâp hakkı için!견(見)과 혜(慧)의 관계 "무엇이 ‘악견(惡見)심소’138)인가?
"Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır."이것은 무진연기(無盡緣起)의 깊은 진리를 구체적으로 설명한 것."
Onun için çaldığımda apaçık biliyordu: "Evet, işte budur," dedi.관우가 조조를 떠나면서, 탄식하며 말하기를 "조조 공께서 저를 후하게 대해 주셨음을 잘 알고 있습니다.
(2) ; 2- (İşte) bunlar, (sana gönderilen) o apaçık Kitâb’ın âyetleridir.양안(兩案)은 양반의 명부(名簿)이다.
(İşte) bunlar, (sana gönderilen) Kur’an’ın ve o apaçık Kitâb’ın âyetleridir.그것은 말씀과 사실의 계시인데 여기서 말씀은 사실을 해명하고 사실은 말씀을 예증해 준다.
Böylece apaçık gerçeklik, düşünceden gerçekliğe geçişin sağladığı bir gerçeklik olarak belirir.어떠한 진리를 단정으로 규정하는 한 그 진리는 한정된(유한한) 진리가 되어 버린다.
Sonrasında apaçık bir şaka olduğunu ifade etti.백일섭은 추후 이 발언이 단순한 농담이었다고 해명했다.
Bu, apaçık, CHP genel başkanını öldürmeye yönelik bir suikast girişimiydi.간단히 말하자면 나는 정치적 보스를 죽인 자다.
Zuhruf (43. Sûre): 1-Hâ, Mîm. ; 2- O apaçık Kitâp hakkı için!יש לו זוג או יותר מאותו קלף, לדוגמה: 9,9 ; 5,5,5 ; 7,7,7,7.
Birçok kez kaderin apaçık sillesini sindirmek zorunda kalmıştır.פעמים רבות הבחירה הייתה בהטלת גורל.
Veritabanı, "apaçık çoğaltılması durumları hariç" bir girdiyi asla kaldırmaz.Той не описва и не разказва: фабулата у него е едва набелязана.
(İşte) bunlar, (sana gönderilen) o apaçık Kitâb’ın âyetleridir.Той е твърде мащабен и с явни свидетелства за разкош (допреди да бъде разграбен от иманярите).
Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. ...Ovo činite meni na spomen."
Batı Apaçicesi .WESTPAC implementaciju.
Apaçilerin nüfusu ise 2000 rakamlarına göre 56.060 kişidir.V súčasnosti sa za Apačov považuje asi 56 060 ľudí.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Ar galima pasitikėti tuo, ką matai?
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Mida on üldse võimalik uskuda?
1886 - Yaklaşık 30 yıl süren savaşlardan sonra, Apaçi lideri Geronimo, Arizona'da teslim oldu.1886 – ligi 30 aastat Ameerika võimude vastu võidelnud apatšide juht Geronimo alistus.
Açıkçası, ben zaten apaçık olan hakkında tartışmak istemiyorum.Frankly, Δεν θέλω να επιχειρηματολογήσω σχετικά με το τι είναι προφανής.
Açıkçası, ben zaten apaçık olan hakkında tartışmak istemiyorum.Upřímně, nechci se hádat o tom, co je zřejmé.
Açıkçası, ben zaten apaçık olan hakkında tartışmak istemiyorum.Честно казано, не искам да споря за това, което е очевидно.
Apaçık bir soruydu bu.Bardzo proste rozwiązanie, nie uważasz?
Apaçık bir soruydu bu.Bastante sencillo el problema, no creen?
Apaçık bir soruydu bu.Celkem jasné, nemyslíte?
Apaçık bir soruydu bu.Celkom jasné, nemyslíte?
Apaçık bir soruydu bu.Eléggé egyszerű feladat, nem gondolod?
Apaçık bir soruydu bu.Problema piuttosto semplice, non credi?
Apaçık bir soruydu bu.Um problema bastante simples, não acham?
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Bo nikt na to nie wpadł.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Đơn giản vì chưa ai nghĩ tới nó.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Egyszerűen azért, mert senki sem gondolt még erre.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Einfach weil bisher niemand daran gedacht hat.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Jednoducho preto, že to ešte nikomu nenapadlo.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Omdat niemand eraan denkt.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Prostě to ještě nikoho nenapadlo.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Semplicemente perché finora nessuno ci ha pensato.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Simplemente porque nadie lo había pensado aún.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Simplement parce que personne n'y a encore pensé.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Simplu, pentru că nimeni nu s-a gândit încă la asta.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Просто защото никой не го е помислил все още.
Apaçık, kimse henüz bunu düşünmediği için.Просто потому, что никто об этом еще не подумал.
Apaçık ortada değil mi?Är det inte uppenbart?
Apaçık ortada değil mi?Eikö se ole selvää?
Apaçık ortada değil mi?"Er det ikke klart?" Selvfølgelig vil barnet forstå -
Apaçık ortada değil mi?분명하지 않나요?
Apaçık ortada değil mi?"Não é óbvio?" que somos idiotas criados apenas para servir as instituições estabelecidas