Ana içeriğe geç
Sözlük

apa ile cümle

apa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm bunlar apaçık bir kitaptadır.All things conform to a manifest law.
Nuh'u halkına gönderdik: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım,"We sent Noah to his people (and he said): "I give you a clear warning.
A. L. R. Bu (harfler), apaçık kitabın mucizeleridir.ALIF LAM RA. These are the verses of the immaculate Book.
Çünkü şeytan, insana apaçık bir düşmandır.Surely Satan is man's acknowledged foe.
A. L. R. Bu (harfler) kitabın ve apaçık Kuran'ın mucizesidir.ALIF LAM RA. These are the verses of the Book and the perspicuous oration.
De ki: "Ben apaçık bir uyarıcıyım."And say: "I am a distinct warner,"
İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.Man He created from a drop of semen; and still he becomes an open contender.
Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir.The speech of the man they imply is obscure while this is clear Arabic.
Çünkü şeytan aralarına girer. Şeytan, insanın apaçık düşmanıdırVerily Satan sows dissensions: Satan is indeed the acknowledged enemy of mankind.
Musa'ya apaçık dokuz mucize verdik. Dilersen İsrail oğullarına sor.We gave Moses nine clear signs; so ask the children of Israel.
"Doğrusu, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içine düşmüşsünüz," deyince,He said: "You and your fathers were in clear error."
Böylece, biz onu apaçık ayetler olarak indirdik. ALLAH dilediğini ve dileyeni doğruya ulaştırır.That is why We have sent down these clear revelations, for God gives guidance whomsoever He please.
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, inkarcıların yüzünde inkarcılığı okursun.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Sonra biz, Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.Then We sent Moses and his brother Aaron with Our miracles and clear proofs
Apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz.We have surely sent down clear signs.
Dedi ki, "Size apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"(Moses) said: "Even though I have brought to you something convincing?"
Değneğini atınca apaçık bir yılan oluverdi.So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.
S. Bu (harfler) Kuran'ın, apaçık bir kitabın mucizeleridir.THESE are the verses of the Qur'an, and collection of explicit laws,
Onlara açıkça görünen mucizelerimiz geldiğinde, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.And when Our signs came as distinct proofs, they said: "This is only magic."
Bu apaçık bir lütuftur."This is a clear favour indeed."
Sen apaçık gerçeği izlemektesin.Certainly you stand on positive truth.
Bu (harf) ler bu apaçık Kitabın mucizeleridir.These are the verses of the illuminating Book.
"Bu şeytanın bir işidir; o bir düşmandır, apaçık bir saptırıcıdır," dedi."This is of Satan's doing," he said. "He is certainly an enemy and a corrupter."
Aklını kullanan bir toplum için apaçık bir ders olarak oradan bazı kalıntılar bıraktık.Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
Gerçekte o, kendilerine bilgi verilmiş olanların göğsünde apaçık ayetlerdir.In fact, in the minds of those who have intelligence these are clear signs.
Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik.Verily We sent many apostles before you to their people, who brought clear signs with them.
Zalimler, gerçekten apaçık bir sapıklık içindedirler.Surely the evil-doers are in clear error.
Biz herşeyi apaçık bir kitapta saymışızdır.We keep an account of all things in a lucid register.
Bu, ancak bir mesaj ve apaçık bir Kuran'dır.This is nothing but a reminder and illuminating discourse,
İnsan, kendisini bir damlacıktan yarattığımızı görmez mi ki bize karşı apaçık bir düşman kesilir?Does not man see We created him from a drop of semen? Even then he becomes an open contender,
Derler, "Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir."And say: "This is only magic.
Gerçekten bu apaçık bir sınavdı.That was indeed a trying test.
Ve o ikisine apaçık anlaşılan kitabı verdik.We gave them the explicit Book,
Yoksa apaçık bir delile mi sahipsiniz?Or have you received some clear authority?
"Apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyediliyor."Only this has been revealed to me that I am a distinct warner.
Apaçık kayıp budurRemember, this will be an all-too-evident loss.
Çünkü, elçiler onlara apaçık delillerle gittiklerinde inkar ediyorlardı.This was so because their apostles came with clear proofs to them, but they refused to believe.
Musa'yı ayetlerimiz ve apaçık bir yetki ile gönderdik.We sent Moses with Our signs and clear authority
Onlar da derler ki, "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?"They will say: "Did not your apostles come to you with clear proofs?"
İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.Man is surely most ungrateful.
Sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık bir sapıklıkta olanı yola getireceksin?Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?
Apaçık olan bu kitaba andolsun.The perspicuous Book is witness
Göğün apaçık bir dumanı getireceği günü gözetle.So watch for the day when the sky begins to emit clear smoke,
Halbuki kendilerine apaçık bir elçi gelmişti.The Apostle who explained all things clearly had come to them,
"ALLAH'a karşı ululanmayın. Ben size apaçık bir delille gelmiş bulunuyorum."Do not think yourselves to be above God: I have come to you with clear authority.
Onlara apaçık emirler verdik.And gave them a clear exposition of Our laws.
Apaçık zafer işte budur.This will be a clear triumph.
Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."My duty is only to warn you clearly."
Biz sana apaçık bir zafer verdik.WE HAVE GIVEN you a splendent victory
Musa'da da (bir ders vardır). Onu Firavun'a apaçık bir delil ile göndermiştik.As (there was) in Moses when We sent him to the Pharaoh with clear authority.
Biz, apaçık ayetler indirmiş bulunuyoruz.We have sent down very clear signs.
Sonra kendilerine apaçık delilleri gösterdiğinde, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.Yet when he has come to them with clear proofs, they say: "This is only magic."
Dedi ki, "Ey halkım, ben size apaçık bir uyarıcıyım."He said: "O my people, I warn you clearly
Onu apaçık bir ufukta görmüştür.He had surely seen Him on the clear horizon.
Apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter.And this is a sufficient manifest sin.
Elif lam ra. Şunlar Kitabın ve apaçık Kur'an'ın ayetleridir.Alif-Lam-Ra; these are verses of the Book and the bright Qur’an.
De ki: "Ayetler (mu'cizeler) Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."Say, “Signs are only with Allah; and I am purely a Herald of plain warning.”
De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."Proclaim, “Surely Allah has its knowledge; and I am only a Herald of plain warning.”
Ve demiştiniz ki: "Ey Musa, biz Allah'ı apaçık görünceye kadar sana inanmayız."And when you said “O Moosa!
Bu, apaçık bir günah olarak yeter.And this is a sufficient manifest sin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod