apaçık ile cümle

apaçık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Clairement, celui-ci n'est pas intéressant du tout au niveau narratif.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.De verhaallijn is duidelijk niet interessant.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Evident că nu e interesant de loc în sensul narativ.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Hiển nhiên bộ phim này không hay chút nào do hình thức kể chuyện.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.이야기라고 본다면 지루하기 짝이 없죠.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Natürlich ist er im Sinne von der Erzählung her überhaupt nicht interessant.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Obviamente que isto não é de forma alguma interessante no sentido da narrativa.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Ve smyslu nějakého příběho toto očividně není vůbec zajímavé.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.W istocie, jeśli chodzi o narrację, ten interesujący nie jest.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Власне, він зовсім нецікавий у плані сюжету.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Очевидно, това изобщо не е интересно в смисъла на разказ.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.Очевидно, этот совсем неинтересен с точки зрения сюжета.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.בטוח שהוא לא מעניין מבחינת הסיפור.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.ومن الطبيعي أن هذا ليس ممتعاً بالمرة في سياق السرد.
Hikaye yönünden bunun da ilginç olmadığı apaçık ortada.だがそれにもかかわらず その潜在力が何であるかというと-
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Było oczywiste, że jest ambitny.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Ele era obviamente ambicioso.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Era ovviamente ambizioso.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Er war offensichtlich ambitioniert.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.그는 딱 봐도 야심찼습니다
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Obviamente era ambicioso.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Он был очевидно амбициозен.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.Той определено е бил амбициозен.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.فقد كان واضحاً أنه طموح.
Hırslı olduğu apaçık ortadaydı.彼はどう見ても有能だった。
İpin en uzun parçası Yani, ipin en uzun parçası apaçık 3. parçadır.Độ dài của phần dây dài nhất là bao nhiêu? phần dài nhất đương nhiên là phần thứ 3
İpin en uzun parçası Yani, ipin en uzun parçası apaçık 3. parçadır.Nou, is het langste stuk touw duidelijk stuk 3.
İpin en uzun parçası Yani, ipin en uzun parçası apaçık 3. parçadır.Pisin pätkä, no, pisin pätkä on selvästi kolmas pätkä.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Et je ne comprenais pas que Louis ne puisse pas voir ce qui me semblait si évident.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Ich konnte nicht verstehen, wie Louis etwas so Augenscheinliches nicht sehen konnte.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Kanske förr i tiden, men inte nu." Och jag förstod inte hur Louis inte kunde se det självklara.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.전 어떻게 루이스가 이 명백한 사실을 못 보는지 이해가 가지 않았습니다.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Nu puteam înțelege cum de Louis nu vedea ce era evident.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Y no entiendo cómo Louis no podía ver lo que parecía tan obvio.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Я не могла понять, как Льюис не видит очевидного.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.ولم أكن أفهم كيف لا يرى لويس ما يبدو بديهياً
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.ある夜ラゴスで ルイと私は 友人達と出かけました
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Był wyraźnie zakłopotany.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Era stânjenit.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Er war offensichtlich verlegen.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Estava claramente embaraçado.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Evidentne sa hanbil.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Giống như bị xấu hổ.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Hij was duidelijk in verlegenheid gebracht.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Il était clairement gêné.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.당황스러운 게 분명했습니다.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Nagyon szégyellte magát.
Mahcubiyeti apaçık belliydi. Önümde ayakta duruyordu, başı öne eğik.Estaba realmente avergonzado, parado frente a mí con su cabeza gacha.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Zjevně byl v rozpacích.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Φαινόταν καθαρά ότι ντρεπόταν.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Был явно смущен.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.Сякаш беше смутен.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.הוא הזיע. אין ספק שהוא היה מובך.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.كان باديا عليه الحرج.
Mahcubiyeti apaçık belliydi.私の前に 頭をうなだれて
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.동물들이 상대방에게 호감을 느끼는 시간은 순간에 불과하지만 이는 분명한 이끌림이며
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.Privlačnost lahko traja le sekundo, a je nedvomna.
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.שבחנו את המשיכה הזו, שעשויה להימשך שניה אחת, אולם זוהי משיכה ברורה,
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.و التي بحثت في هذا الانجذاب، والتي قد تدوم لثانية واحدة فقط، لكنها جاذبية أكيدة،
Makalelerde incelenen bu çekim, belki sadece bir saniye sürer, ama apaçık bir çekimdir.引力は数秒で消えますが 確実に 恋の引力です 恐らく 報酬系脳領域に関係するか-

İlgili Sayfalar