apaçık ile cümle
apaçık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Proste, zdroworozsądkowe, ale niepodparte dowodami.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Semplice, diretto, di senso comune, ed in gran parte ancora da testare.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simpel, recht door zee, gezond verstand, en nauwelijks getest.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simple, directo, con sentido común, y sin mucho sustento.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simples, directo, senso comum, e também largamente não testado.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Simplu, necomplicat, de bun simț, și de asemenea nu prea testat.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Théorie simple, sans détour, pleine de bon sens, mais aussi très peu testée.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Απλό, ευθύ, κοινή λογική, επίσης σε μεγάλο βαθμό αδοκίμαστο.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Просто, неоспоримо, логично и почти никой не го е тествал досега.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Просто, прямо, практично и мало кем проверено.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.Просто, прямо, практично, і мало ким перевірено.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.תאוריה פשוטה, ישירה ומתקבלת על הדעת, אבל גם כזו שכמעט ולא נבחנה.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.بسيطة، مباشرة، ومنطقية، وأيضًا غير مختبرة على نحو كبير.
Basit, apaçık, mantıklı, aynı zamanda test edilmemiş birşey.わざわざ確認も されていません それで彼らはイスラエルのハイファにある
Bilirsin, başında bahsettim mi bilmiyorum. ama bu iyi çünkü apaçık değil.Jak już mówiłem, warto to robić, bo taki ułamek nie jest oczywisty.
Bilirsin, başında bahsettim mi bilmiyorum. ama bu iyi çünkü apaçık değil.그리고 이것은 좋은 것입니다
Bilirsin, başında bahsettim mi bilmiyorum. ama bu iyi çünkü apaçık değil.Nevím, jestli jsem to zmínil na začátku, ale je to dobré, neboť to není hned jasné.
Bilirsin, başında bahsettim mi bilmiyorum. ama bu iyi çünkü apaçık değil.И вие знаете, не знам дали го казах в началото, това е добре, защото не е очевидно.
Bilirsin, başında bahsettim mi bilmiyorum. ama bu iyi çünkü apaçık değil.وكما تعلمون، من الافضل ان انوه لهذا منذ البداية لأنه لم يكن واضحاً
Bir tanesi apaçıktı.Así que uno de ellos era bastante sencillo.
Bir tanesi apaçıktı.Eén ervan lag nogal voor de hand.
Bir tanesi apaçıktı.Egyikük elég egyértelmű volt.
Bir tanesi apaçıktı.Einer von ihnen war wirklich gerade heraus.
Bir tanesi apaçıktı.Eno od njih je bilo precej konkretno.
Bir tanesi apaçıktı.Iar unul dintre ele a fost destul de simplu.
Bir tanesi apaçıktı.Jeden był dość prosty.
Bir tanesi apaçıktı.Jeden z nich byl jednoduchý.
Bir tanesi apaçıktı.이 중엔 꽤나 직설적인 것도 있었죠.
Bir tanesi apaçıktı.L'un d'entre eux est assez simple.
Bir tanesi apaçıktı.Så en af dem var rimelig ligetil.
Bir tanesi apaçıktı.Salah satunya cukup sederhana.
Bir tanesi apaçıktı.Um deles era muito simples.
Bir tanesi apaçıktı.Uno è stato abbastanza semplice.
Bir tanesi apaçıktı.Μια απο αυτές ήταν αρκετά άμεση.
Bir tanesi apaçıktı.Един от тях беше що-годе лесен.
Bir tanesi apaçıktı.Один з них був досить простеньким.
Bir tanesi apaçıktı.Один из них был довольно простым.
Bir tanesi apaçıktı.אז אחד מהם היה די פשוט.
Bir tanesi apaçıktı.كان أحدهم مستقيما وواضحا
Bir tanesi apaçıktı.ある人から 夜になると怖がる娘のために
Boşver, apaçık belli. Kim mikroskobu icat etti?Không bao giờ tâm trí, làm cho nó rõ ràng. các nhà phát minh của thiết bị là ai được gọi là kính hiển vi?
Boşver, apaçık belli. Kim mikroskobu icat etti?Olvídenlo, que sea evidente. ?Quién es el inventor del microscopio?
Boşver, apaçık belli.Maakt niet uit, maak het hem nu duidelijk.
Boşver, apaçık belli.Nevadí, dìlej to nápadnì.
Boşver, apaçık belli.Nu mai contează, să fie evident.
Boşver, apaçık belli.Pozabi, naj bo očitno.
Boşver, apaçık belli.Δεν πειράζει, κάντο να φανεί.
Böylelikle insanlara apaçık görünmeyen şeyler öğretilebilir,sunulabilir ve anlaşılabilirdi.Dnes jsou studenti často ponořeni v prostředí, kde se učí předměty, které v sobě mají pravdu a krásu.
Böylelikle insanlara apaçık görünmeyen şeyler öğretilebilir,sunulabilir ve anlaşılabilirdi.그럼으로써 그 사람들에게 명백해보이지 않는 사실들도 함께 논의할 수 있고, 가르칠 수 있고, 이해할 수 있기를 기대합니다.
Böylelikle insanlara apaçık görünmeyen şeyler öğretilebilir,sunulabilir ve anlaşılabilirdi.כדי שהדברים שאינם בהכרח גלויים לעין יוכלו להיראות, וניתן יהיה ללמדם ולהבינם.
Böylelikle insanlara apaçık görünmeyen şeyler öğretilebilir,sunulabilir ve anlaşılabilirdi.اذاً تلك هي الأشياء التي ليست بالضرورة واضحة للناس يمكن أن تخرج، ويمكن تدريسها، ويمكن فهمها.
Böylelikle insanlara apaçık görünmeyen şeyler öğretilebilir,sunulabilir ve anlaşılabilirdi.明らかにし 教えられ 理解されうるものにするかということです 今日の学生は
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Ces outils sont évidents et les gens les veulent .
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Deze middelen liggen voor de hand liggen en mensen willen ze hebben.
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Diese Instrumente sind selbstverständlich, und die Leute wollen sie.
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Estas ferramentas são claras e as pessoas querem-nas.
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Ezek az eszközök kézenfekvőek és az emberek akarják őket.
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Instrumentele astea sunt evidente și oamenii le vor.
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.이런 도구는 분명하기도 하고 사람들이 원할 만한 것이죠.
Bu araçlar apaçık belli ve insanlar da bu araçları istiyor.Những công cụ này thiết thực và mọi người cần chúng.