İstediğim bu, sadece iki antrenman.Esto es todo lo que quería - solo atender dos entrenamientos.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Ez minden amit akartam - csak két edzés.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.그게 제가 원하는 전부였어요 - 두개의 훈련이었죠
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Nič iné som nechcela - iba dva tréningy.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Více jsem nechtěla, jen dva tréninky.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Αυτό είναι το μόνο που θέλω -- μόνο δύο προπονήσεις.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Само това исках - две тренировки.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.Это все, что я хотела - две тренировки.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.זה כל מה שרציתי -- שני אימונים.
İstediğim bu, sadece iki antrenman.كل ما اريده هو حضور تمرينين فحسب
İstediğim bu, sadece iki antrenman.それで、「見学しても良いですか?」と聞いたのよ
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?C'è una via. é l'ora dell'allenamento, ma perché le urla sono così piccole? <br />
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Dimana ada kemauan... Pasti ada jalan! Ini waktunya latihan, tapi kenapa teriakannya sangat kecil.
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Tam jest i droga! To czas treningu, ale dlaczego oni tak mało krzyczą?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Unde exista vointa. . . Exista si o cale! E ora antrenamentului, dar de ce aud asa de slab strigatele?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Wo ein Wille ist... ist auch ein Weg! Es ist Trainigszeit, aber warum sind die Schreie so leise?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Υπάρχει και τρόπος! Είναι ώρα εκπαίδευσης, αλλά γιατί είναι όλες οι φωνές τόσο αδύναμες;
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?Если хочешь, я могу... Все в порядке! Сейчас время тренировки, почему так тихо?
İstedikten sonra... ...bir yolu vardır. <i>Şimdi antrenman zamanı ma neden bu kadar sessiz?هنــالك وسيلة!** إنه وقت التدريبات، لـن لم أصوات الصرخات (صغيرة) خافتة؟
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım. Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.A pak jsem prodal 50 kusů naráz z těch nejhorších, které se daly dobře použít třeba na trénink.
Kötü durumda olanlardan da bir seferde 50 tane satardım. Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Aztán a nagyon kopottakból 50-et adtam egy csomagban, ezekkel lehetett gyakorolni.
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?De ce nu mai vii sa exersezi in zilele astea?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Dlaczego już więcej nie przychodzisz na treningi tenisa?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Kenapa kamu tidak pernah datang latihan tenis?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?너 요즘 테니스 연습하러 왜 안 나와 흠?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Perchè non viene più a giocare a tennis questi giorni?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Pourquoi ne viens-tu plus faire du tennis ?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Sao gần đây em không đến tập tennis nữa?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Varför kommer du inte å tränar tennis längre?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Waarom kom je tegenwoordig niet meer trainen?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Warum kommst du nicht mehr zum Tennistraining?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Γιατί δεν έρχεσαι στην προπόνηση του τέννις αυτές τις μέρες;
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?Почему тренировки не посещаешь?
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?لمذا لا تقومين بالحضور إلى تدريب التنس هذه الأيام؟
Neden artık tenis antrenmanlarına gelmiyorsun?ん?結婚したら用済みか?
Nerede oynuyorlar? Hadi acele edelim ve maçı izleyelim. Antrenman şimdiye kadar bitmiştir.Unde joaca?Sa ne grabim si sa mergem sa vedem. cred ca antrenamentul e gata acum.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Chúng rất có ích để luyện tập.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Diese konnte man als Übungsbälle nutzen.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.E potevano usarle come palline per esercitarsi.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Et ils pouvaient les utiliser comme balles d'entrainement.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.사람들은 그것들을 사서 연습공으로 사용하면 되었지요.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Mogli używać ich do ćwiczeń.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Podían usar esas como pelotas de práctica.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Şi le puteau utiliza ca mingi de antrenament.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Ze konden die gebruiken om te oefenen.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Αυτές τις χρησιμοποιούσαν για εξάσκηση.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Вони могли використовувати їх для тренувальних ударів.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Которые можно было использовать для тренировки.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.Можеха да ги използват като топки за упражнение.
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.והם השתמשו בהם ככדורי אימון
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.لكي يستخدمها اللاعبون للتدريب
Onları antrenman topu olarak kullanabilirlerdi.中学のときには 学校中の人に
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.A já si z něj v konferenčním sále neustále dělala srandu protože když přišel, měl poraněná chodidla.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.A ja som si z neho v telocvični neustále uťahovala, pretože stále prišiel so zraneniami nôh.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.E eu divertia-me sem fim a gozá-lo na sala de treino porque ele entrava com feridas nos pés.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.E io mi sono divertita un sacco scherzando con lui in palestra perché aveva delle ferite ad un piede...
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.En ik had continu lol met hem voor gek zetten in de trainingsruimte omdat hij altijd met voetblessures kwam.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.És állandóan viccelődtem rajta az edzőteremben mert lábsérüléssel jött be.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Jag hade mycket skoj med att reta honom i träningssalen för han kom in med fotskador.
Onunla antrenman salonunda aralıksız eğleniyordum Çünkü ayak sakatlıklarıyla geliyordu.Şi fac mereu mişto de el în sala de antrenament pentru că a venit cu ceva răni la picioare.