Ne zaman antika bir şey görsek hemen onu almak isteriz.عندما ننظر الى التحفه القديمه التي نريدها
Ne zaman antika bir şey görsek hemen onu almak isteriz.店主に その品の裏にある ストーリーを聞くんです
Prens olduğu yalanını söyleyip antikaları fahiş fiyata satmış.Ψευδόταν για την τιμή και πουλούσε τις αντίκες για μεγάλα χρηματικά ποσά.
Prens olduğu yalanını söyleyip antikaları fahiş fiyata satmış.كذب حول السعر وباعها بأثمان طائلة
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.De ez az eset a hamis levélről lehet, hogy felbukkan a sajtóban is. Ezért
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.Mais l'histoire des fausses marques pourrait paraître dans les journaux. Donc,
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.Τέλος πάντων, σχετικά με τις πωλήσεις των ψεύτικων αντικών, μπορούμε να διαμαρτυρηθούμε στην εφημερίδα.
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.بالنسبة للتحف المزورة يمكننا ان نشكو للصحيفة
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Dla niego wartością antyku był jego wiek.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Ele via, uma e outra vez, que o valor da antiguidade se prendia com o facto de ser velha.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.E si era accorto che, sempre, il valore dell'antichità dipendeva da quanto fosse datata.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Et il s'est aperçu, à force, que la valeur de l'antiquité était entièrement liée à son ancienneté.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Hij zag keer op keer dat de waarde van antiek enkel berustte op de leeftijd.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.그가 본 사실은 골동품의 가치가 모두 얼마나 오래된 것인가에 달렸다는거죠.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Ő pedig az antik értékét, újra és újra csak annyiban látta, hogy öreg volt.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Şi-a dat seama, din nou, că valoarea obiectelor din magazinele de antichități, se referea strict la vechime.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Und er sah, immer wieder und wieder, dass der Wert einer Antiquität daran festgemacht wurde, dass sie alt war.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Y vio una y otra vez, que el valor de la antigüedad se basaba en que era vieja.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.И той установявал отново и отново, че стойността на антиката е свързана с това, колко е стара.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.І він щоразу переконувався, що цінність полягала у старовинності предмета.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.Снова и снова он убеждался в том, что ценность вещи заключается в её возрасте.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.והוא ראה שוב ושוב , כל עניין הערך של הפריט העתיק היה בכך שהוא היה עתיק.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.وهو رأى ذلك ، مرارا و مرارا ، قيمه التحفه الاثريه . كان كل شيء عن كونها قديمة.
Sonrasında antikanın değerinin tamamen eski olmasıyla ilgili olduğunu anladı.アンティークでは 古さに価値が 置かれていると分かりました 自分はニューメディア・ アートの創作に
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Acelea sunt acele obiecte de fontă pe care le vedeţi în magazinele cu antichităţi.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.A tu są te żeliwne rzeczy jakie się widzi w sklepach z antykami.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Das sind diese gusseisernen Dinge, die man in Antiquitäten-Läden sieht.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Dit zijn van die gietijzeren dingen die je in antiekwinkels ziet.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Emezek meg ilyen öntöttvas darabok, amiket az antik boltokban lehet látni.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.E quelli sono quei pezzi di ferro che si vedono nei negozi di antiquariato.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.É uma daquelas coisas de ferro fundido que há em lojas de antiguidades.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.골동품상에서 보시는 무쇠 조형물 들입니다.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Tyhle věci seženete ve starožitnictví.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Un de ces machins en fonte que tu vois chez les antiquaires.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Và bạn có thể tìm mua những thứ này ở các cửa hàng bán đồ cũ.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.Y esas, piezas de hierro fundido de las que hay en los anticuarios.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.А това са от онези неща от ковано желязо, които се намират в антиквариатите.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.И несколько чугунных предметов, которые бывают антикварных магазинах.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.І кілька чавунних предметів, які бувають в антикварних магазинах.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.ואלה הם הדברים המחושלים האלה שאתה רואה בחנויות עתיקות.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.وهذه الأشياء من الحديد الزهر هناك يمكن أن تراها فقط فى محلات التحف القديمة.
Ve şuradakiler bir antikacıda göreceğiniz türden dökme demirler.うちにあったので