Ana içeriğe geç
Sözlük

antik ile cümle

antik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Antik Çin ve burada bu geriye arasında sunuyor Hükümet sınavıSichuan internaţionalist de configurare muncitori elită salva de la arderea oraşe
Antik Çin ve burada bu geriye arasında sunuyor Hükümet sınavıמסין העתיקה והנה בין אחורה אלה מציג הממשלה הבחינה
Antik Çin ve burada bu geriye arasında sunuyor Hükümet sınavıمن الصين القديمة وهنا بين هذه الى الوراء ويعرض الحكومة الامتحان
Antik Çin ve burada bu geriye arasında sunuyor Hükümet sınavıここにこれらの下位の間で提示 政府試験 すべての日本の平和提案を拡散 中国人は自分自身のためにブレース
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Anda dapat belajar banyak mengenai pola makan dan penyakit pencernaan purba namun keduanya sangat langka.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Dozvíme se z nich mnoho o pravěké stravě a vnitřních chorobách, ale jsou velmi vzácné.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Je kunt veel leren over de voeding en de inwendige ziekten uit het verleden maar ze zijn uiterst zeldzaam.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.고대의 식습관과 내장과 관련된 병에 대해서 알수 있습니다. 하지만 아주 희귀하죠.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Man kan lära sig massor om forntida diet och tarmsjukdomar, men de är väldigt sällsynta.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Man kann viel über die frühzeitliche Ernährung und Darmerkrankungen lernen, aber sie sind sehr selten.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Można się dowiedzieć wiele o dawnej diecie, chorobach jelit. Ale są bardzo rzadkie.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Pode-se aprender muito sobre a dieta ancestral e doenças intestinais, mas elas são muito raras.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Poți afla multe despre dieta și bolile intestinale din vechime, dar se găsesc foarte rar.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Si può imparare molto delle antiche diete e delle malattie intestinali, ma sono molto rari.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Sokat tudunk tanulni belőlük az ókori táplálkozásról és bélbetegségekről, de nagyon ritkán fordulnak elő.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Vous pouvez en apprendre beaucoup sur le régime ancien et les maladies intestinales mais ils sont très rares.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Μπορείς να μάθεις πολλά για την αρχαία διατροφή και τις εντερικές ασθένειες, αλλά είναι πολύ σπάνιοι.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Можна багато дізнатись про давні дієти та шлункові хвороби, але вони рідко трапляються.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.Можно много чего узнать о питании и кишечных болезнях, но они крайне редки.
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.،يمكنك أن تعرف الكثير عن النظم الغذائية القديمة والأمراض المعوية .لكنها نادرة جداً
Antik diyet ve bağırsak hastalıkları hakkında çok şey öğrenebilirsiniz,... ...fakat çok nadir bulunurlar.でもめったに発掘されません (笑)
Antik dönemden günümüze ulaşabilmiş bronz eser sayısı çok çok az. .Za prvé, je bronzový - to se tak často nevidí. To ne, tato je ojedinělá. Jedna z mála, které se nám dochovaly.
Antik dönemden günümüze ulaşabilmiş bronz eser sayısı çok çok az. .Перша це те, що він бронзовий - не бачимо багато бронзи. Ні. Ця бронзова скульптура дивом до нас дійшла.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.E sappiamo che vi erano state decine di loro a Roma.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.Și știm că au fost zeci de asemenea statui în Roma.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.А, як відомо, в Римі їх було безліч.
Antik dönemde Roma'da bu heykellerden onlarcasının bulunduğunu biliyoruz.Мы знаем, что в Риме было множество подобных фигур.
Antik döneme ait bir Roma tapınağına bakıyoruz.Dr. Steven Zucker:
Antik döneme ait bir Roma tapınağına bakıyoruz.М: Мы с вами находимся в Риме, неподалеку от Тибра.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Er ist umgeben von den Ruinen der klassischen Antike.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Il est encerclé par les ruines d'antiquité classique.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Je obklopen antickými ruinami.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.Postać jest otoczona ruinami starożytnych budowli.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.وكان محاط من قبل الأطلال من العصور الكلاسيكية القديمة
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibiEt comme beaucoup d'idées de l'Antiquité,
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi고대의 많은 아이디어들과 마찬가지로
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Ca multe idei din antichitate, a fost revitalizată în timpul Renaşterii.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Come molte altre idee del mondo antico, è stata riproposta durante il Rinascimento.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.E, como muitas das ideias da Antiguidade, ganhou nova vida durante o Renascimento.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Mint az ókori világ számos eszméje, ez is a reneszánsz idején született újjá.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Podobnie jak wiele idei starożytności odżył w renesansie.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Và như nhiều ý tưởng cổ đại khác nó đã được hồi sinh trong thời Phục Hưng.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Wie viele Ideen der Antike kam diese in der Renaissance wieder auf.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Y como muchas ideas de la antigüedad, recobró vida durante el Renacimiento.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Zoals zoveel ideeën uit de oudheid kreeg het nieuw leven tijdens de renaissance.
Antik Mısır nehir vadisi uygarlıkları arasında belki de en bilineni.고대 이집트는 강 주변에서 탄생된 문명 중 가장 영향력 있는 문명일 것 입니다.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.Όπως και άλλες ιδέες του αρχαίου κόσμου, απόκτησε νέα πνοή στη διάρκεια της Αναγέννησης.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibi Rönesans döneminde yeniden hayat bulmuş.И както при много идеи от древността, и на тази е вдъхнат живот по време на Ренесанса.
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibiוכמו הרבה רעיונות של העולם העתיק,
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibiوعلى غرار العديد من الأفكار في العالم القديم،
Antik dünyanın diğer birçok fikirleri gibiルネサンス期に 新たに花開いた
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.A híres ókori szövegek nem az eredeti formájukban maradtak ránk.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.De grote teksten van de oude wereld bereiken ons niet in hun oorspronkelijke vorm.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Die großen Werke der Antike blieben uns nicht im Original erhalten.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.고대의 위대한 서적들은 그들의 원래 상태로 보존이 되지 않죠
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Les grands textes de l'antiquité ne survivent pas jusqu'à nous dans leur forme originale.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Oldtidens store skrifter er ikke tilgængelige i deres oprindelige form.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Os grandes textos do mundo antigo não chegam até nós na sua forma original.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Velké texty starověkého světa se k nám nedostávají v původní podobě.
Antik dünyanın önemli yapıtları bize orijinal hâllerinde ulaşmıyorlar.Vestitele texte din lumea antică nu ne parvin în forma originală.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
antik ile cümle - Sayfa 47 - antik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App