Ana içeriğe geç
Sözlük

anten ile cümle

anten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
I swear this girl has antennas!"מה ללבוש, אסתי?" "מה כדאי לי לקנות אותה, אסתי?"
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var.Dia memiliki sayap dan mata,
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var.Es hat Flügel, Augen,
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var.Ha le ali, gli occhi,
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var.Parece uma mosca.
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var. Yaşam öyküsü karmaşık.Den har vingar, den har ögon, den har antenner, ben, en komplicerad livshistoria,
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var. Yaşam öyküsü karmaşık.Het heeft vleugels, ogen, antennes, poten en een ingewikkelde biologie.
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var. Yaşam öyküsü karmaşık.Il a des ailes, il a des yeux, il a des antennes, des pattes une histoire de vie compliquée.
Kanatları var, gözleri var, antenleri var, bacakları var. Yaşam öyküsü karmaşık.Ma skrzydła, oczy, czułki, nogi, skomplikowany życiorys, to pasożyt.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Chiunque abbia mai osservato delle formiche le avrà viste toccarsi le antenne.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Deci oricine care s-a uitat vreodată la furnici le-a văzut atingându-şi antenele.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Entonces cualquiera que haya observado a las hormigas, ha visto cuando se tocan con las antenas.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Iedereen die al naar mieren heeft gekeken, weet dat ze elkaars voelsprieten aanraken.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Jeder, der schon Ameisen beobachtet hat, hat schon gesehen, wie sie ihre Antennen gegenseitig berühren.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Każdy obserwator widzi, że mrówki dotykają się czułkami.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.개미를 보시면 개미들이 서로 더듬이를 접촉하고 있는 것을 보신 적이 있을 겁니다.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.N'importe qui qui a déjà regardé des fourmis, les a vues se toucher les antennes.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Så enhver der kigger på myrer, har set dem røre hinanden med antennerne.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Всеки, който някога е гледал мравки, ги е виждал да си допират антените.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.Все, кто когда-нибудь наблюдал за муравьями, видели, как они касаются своих усиков.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.כל מי שאי פעם הסתכל על נמלים ראה אותן מחככות מחושים.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.أي منا قد شاهد النمل يتعاملون بواسطة لمس اللوامس.
Karıncalara bakan herhangi biri onların anten dokunuşunu görmüştür.アリは触角で匂いをかぎ分けます
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Au antene care detectează mirosul şi stabilesc direcția vântului.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Chúng có những ăng ten cảm ứng mùi và dò hướng gío
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.De har antenner som känner lukt och hur vinden blåser.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Elles ont des antennes qui sentent les odeurs et qui détectent le vent.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Hanno antenne che percepiscono gli odori e rilevano il vento.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.냄새와 바람을 감지할 수 있는 더듬이가 있지요.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Mají tykadla, která cítí pachy a určují směr větru.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Posiadają czułki, które wyczuwają zapachy i wykrywają wiatr.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Sie haben Antennen, die Düfte und Windströme wahrnehmen.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Têm antenas que detetam odores e detetam a direção do vento.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Tienen antenas que perciben olores y detectan la dirección del viento.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Van csápjuk a szagok és a szélirány érzékelésére.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.Ze hebben antennes die geuren en wind detecteren.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.У них есть щупальца, которые улавливают запахи и определяют направление ветра.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.יש להם אנטנה שחשה ריחות, ומבחינה באיתור הרוח.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.لديهم قرون استشعار والتي تستشعر الروائح وتكشف التيارات الهوائية.
Kokuları ve rüzgarı algılayan antenleri var.彼らは高度な眼を持っている
- Kontrol. - Anteni çıkarın.Verificarea... ... înãlþaþi antena...
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Als je goed kijkt, zie je dat die springende haai een antenne heeft.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Et ce requin qui saute là, si vous regardez attentivement, a une antenne.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.저기 뛰어오르는 상어를 자세히 보시면 안테나를 볼 수 있습니다
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Se notate, questo squalo porta sul dorso una piccola antenna.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Şi acel rechin sărind acolo, dacă priviţi atent, are o antenă.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Tamten skaczący rekin ma, jeśli popatrzycie uważnie - antenkę.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Und wenn Sie genau hinsehen, hat der springende Hai dort eine Antenne.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Y ese tiburón que salta allí, si se fijan bien, tiene una antena.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.А у этой плывущей акулы, если вы присмотритесь, есть антенна.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.Вижте тази акула, която прескача там. Тя има антена.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.והכריש שמזנק שם, אם תסתכלו טוב, מחוברת אליו אנטנה.
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.وهذا القرش الذي يقفز هناك ، لو نظرت بإمعان ، لديه هوائي إرسال
Köpek balığı burada sıçrıyor eğer dikkatle bakarsanız bir anteni var.衛星タグ付きの野生のサメが
Radyo antenleriyle de yapsan, matbaayla da yapsan aynı.20세기에 우리가 지녔던
Radyo antenleriyle de yapsan, matbaayla da yapsan aynı.20世紀のメディアの状況は
Radyo antenleriyle de yapsan, matbaayla da yapsan aynı.Ať už to uděláte prostřednictvím rozhlasové věže nebo knihtisku.
Radyo antenleriyle de yapsan, matbaayla da yapsan aynı.Egal ob man das mit einem Sendemasten macht oder mit einer Druckerpresse.
Radyo antenleriyle de yapsan, matbaayla da yapsan aynı.Entah anda melakukannya melalui media penyiaran atau dengan media cetak.
Radyo antenleriyle de yapsan, matbaayla da yapsan aynı.Indiferent cum o faci, dintr-un turn de transmisiuni sau prin presa tiparita.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod