Ana içeriğe geç
Sözlük

ant ile cümle

ant kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu resimde antik Roma'yı görüyoruz. Brütüs Roma kralına karşı devrim yapmış.Brutus has led the revolution against the kings in Rome, this is an Anient Rome.
Resimdeki figürler, antik Roma ve antik Yunan heykellerini andırıyor.And the figures themselves resamble ancient Greek and Roman sculptures.
Kutsal dağ Antakillga'dan aşağıya doğru koşarsınız.You run down to the base of the sacred mountain, Antakillqa.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.So, 500 years after Columbus, these ancient rhythms of landscape are played out in ritual.
Bunlar tabii ki antik Tairona medeniyetinin soyundan gelenlerdir.These, of course, are the descendants of the ancient Tairona civilization.
Antrenman şimdiye kadar bitmiştir.I think the practice is over now.
Ama onun düşünce ne olursa olsun, Iping'e insanların, bütün, antipati kabul onu.But whatever they thought of him, people in Iping, on the whole, agreed in disliking him.
Bugün, sekiz milyon insanın antiretroviral ilaçlara erişimi var.Today, eight million people have access to antiretroviral drugs.
Antiretrovial ilaçlara erişimi var.He has access to antiretroviral drugs.
Aynı sebepten dolayı, antik Yunan döneminin bronz eserleri de günümüze ulaşamamış.Yes, lucky for us Roman sculptors really like Greek bronzes and copied them often in marble.
Plestisid ve antibiyotik, süt üretimini arttırmak için kullanılıyor.Pesticides and antibiotics are also used to increase their milk productivity.
Antigua'ya ulaştım.I arrived in Antigua.
Antik çağlardan beri mimaride kullanılıyorlar.They've been in use, in architecture, since ancient times.
Ne kadar antreman yaparsanız, o kadar güçlenir.The more you exercise it, the stronger it gets.
Sahte antika satışıyla ilgili olduğundan, gazetelere açıklayabiliriz.But this situation about the fake mark might show up in the newspapers.
Antik kültüre sahip değiller.It did not have ancient cultures.
Yani oldukça fazla antrenman yapmak zorundaydım.So I've had to do quite a lot of training.
Antioksidanların yaptığı şey vücudunuzda çok fazlaSo what antioxidants do, is they protect you from having too many free radicals in the body.
Bu tüm anti-virüs programları ve güvenlik duvarlarını çalıştırmaktan daha önemli.That's much more important than running anti-viruses or running firewalls.
Katolik inanışına göre, geleceği gördüğüne inanılan antik pagan kahinlerShe twists her body in an almost impossible way.
Burada, antik Yunan ve Roma heykel sanatının yeniden keşfedilmesine tanıklık ettiğimizi düşünüyorum.And Michelangelo is Rome.
O sana, yavru kedileri kurtarmanın antik sırlarını verecek.He will teach you the ancient art of retrieving pussycats.
Ünlü antropolog, Margaret Mead'in de dediği gibi,Margaret Mead, a famous anthropologist, once said,
Örneğin işte bu yüzden, antibiyotik direnci evrimleşti.Now that's why, for instance, antibiotic resistance has evolved.
İnsanlara artık antibiyotiklerini bitirmelerini öneriyorum.This is my suggestion for getting people to finish their course of antibiotics.
Anti-büyüme toplumu Ghandi'nin bakış açısıyla tanışır.Anti-Growth Society meets Ghandi's vision:
Antilles'e getirilen köleleri besledi.It fed the slaves brought to the Antilles, the song "Jamaica Farewell" --
Vites değiştirmek için plazma anten icat ettim.I invented a plasma antenna, to shift gears.
Antenin çalmasıyla ilgili bir sorunumuz var.We've got a problem with the antenna ringing.
Dedim ki, "Neden sadece sen istediğinde var olan bir anten yapmıyoruz?"I says, "Why don't we make an antenna that only exists when you want it?
Bundan dolayı günlük perhizime B vitaminlerini, sülfür ve antioksidanları ekledim.And so, I added B vitamins, sulfur and antixidants to my daily regimen.
Küresel antlaşmaları değiştirin.Change the global treaties.
Bu antta Fransa'nın meclisi oldukları dışındaTennis Court Oath.
Ţey, yalnýzca karţýdaki apartmanýn anteni.Well, just the aerial on the building opposite mine.
Antropoloji biliminin ilk kuralı şudur:Lest you think I exaggerate, here are the beginnings of the A-B-Cs of anthropology.
Göreceğiniz gibi Antartika üzerinde de bir bayrak var.You'll see also, there's a flag on Antarctica.
Antartik yarımadasında yaşayan 5,000 yıllık yosunları bulmak için oraya gitmeye çalışıyorum.I'm trying to travel there to find 5,000 year-old moss, which lives on the Antarctic Peninsula.
Antep'in Fransız işgali altında bulunduğu dönemi aktaran bir dizidir bu.Its story was about the period when Antep was under French occupation.
Önce Kadir Sadıkoğlu, sonra da Nizipli Halim karakteriyle Antep ağzını başarıyla aktarır.He successfully spoke in Antep accent, first, as Kadir Sadikoglu, and then as Nizipli Halim.
Gezegenimizin öbür ucundaki Antarktika dünyanın en büyük buz kütlesine sahiptir.At the other end of the planet, Antarctica the largest mass of ice on the planet.
Ve özellikle batı Antarktika'da erime daha hızlıdır.And west Antarctica cropped up on top some under-sea islands, is particularly rapid in its melting.
Antik Bali sanatlarını uyguluyorsunuz.You practice ancient Balinese arts.
Kiwi'ler ve Antartika'nın yakınında kapana kısılmış bu şahinler öyledir.Kiwis are, and so are these hawks trapped near Antarctica.
Şimdi Aldosteron ve Antidiüretik(ADH) hormonlarını yan yana karşılaştıracağız.We're going to compare Aldosterone and ADH or Antidiuretic Hormone side by side.
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""How can I train for the bobsled team without getting hurt over and over again like before?"
Şimdi neden size çok bayağı ve antik bir sebze olan karnıbaharı gösteriyorum?Now why do I show a cauliflower, a very ordinary and ancient vegetable?
Bildiğiniz gibi bu terim aslını orada, Antik Yunanistan'da, Antik Atina'da bulmuştur.You see, in Ancient Greece, in ancient Athens, that term originated there.
Eve döndüğümde onun klinisyeni Anthony Maden'e e-posta attım ve "Hikayesi ne?" dedim.And when I got home I emailed his clinician, Anthony Maden. I said, "What's the story?"
Bir başka örnek de antibiotikler ve bakteriler.Another example is if you think about antibiotics and bacteria.
Aslında orada bir tire olduğunu sanmıyorum: antibiyotikler.Actually I don't think there is a hyphen: Antibiotics.
Dünyanın diğer tarafında bulunan Antarktika tamamen okyanus tarafından çevrelenen bir kıtadır.On the other side of the world, the Antarctic is a continent entirely surrounded by ocean.
Peki ya Antarktika?Okay, what about Antarctica?
Antarktika dünyanın en güneyindeki kıtadır ve coğrafik Güney Kutbu oradadır.Antarctica is Earth's southernmost continent, and it contains the geographic South Pole.
Antarktika'nın neredeyse yüzde 98'i en az bir mil kalınlığında olan buzla kaplanmıştır.Almost 98% of Anarctica is covered by ice at least one mile in thickness.
Antraktika tüm dünyadaki en uç hava koşullarından birine sahiptir.Conditions in Antarctica are some of the most extreme in the entire world.
Antarktika'daki sıcaklık -89 santigrat dereceye erişmiştir.The temperature in Antarctica has reached -89 degrees Celsius.
Peki neden Antarktika kuzeydeki kuzeninden daha soğuk?But why is Antarctica colder than its northern cousin?
Üçüncüsü, Antarktika'da mevsimler aleyhine işler.Third, the seasons are conspiring against the Antarctic.
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.He looks out his window; he calls me upstairs; he said, "Hey Anthony."
Küçükken bana Anthony derlerdi.They called me Anthony growing up as a kid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod