ansız ile cümle

ansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırQuase como se você estivesse sufocando e de repente os pulmões se abrissem e algum espaço surgisse.
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırЭто как... если бы ты задыхался... как вдруг легкие раскрылись и в них поступил воздух.
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Ale nagle napisał do mnie:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Apoi, îmi scrie brusc:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Aztán küldött egy SMS-t:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Dann hat er mir auf einmal geschrieben:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Entonces, de pronto, me envía un mensaje:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:그러더니 갑자기 나한테 문자를 보내
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Pak mi najednou ale napsal:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Poi all'improvviso mi ha mandato un sms:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi: "Sanırım güvenlikçiler iş başında. Uçak arızalanmış."Sau đó đột nhiên cậu ấy nhắn tin cho tôi : " Tớ nghĩ là do Cục An Ninh, Máy bay đã bị hỏng."
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi: "Sanırım güvenlikçiler iş başında. Uçak arızalanmış."Soudainement, il m'a écrit : " je pense que c'est le service de sécurité, l'avion a un problème "
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Så sendte han pludselig en SMS:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Sau đó đột nhiên anh ấy nhắn tin cho tôi:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Sen skickade han ett sms:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Sen skickade han ett sms:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Sitten yhtäkkiä hän tekstaa minulle:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Toen stuurde hij mij opeens een SMS:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Μετά, ξαφνικά, μου έστειλε μήνυμα:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:И вдруг он написал мне:
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi::ואז פתאום הוא מסמס לי
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi::ثم فجأة أرسل لي رسالة نصية
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:"保安局がいる 計画中止だ"
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Ðoạn , người nằm ngủ dưới cây giếng giêng . Có một thiên_sứ đụng đến người và nói rằng : Hãy chổi dậy và ăn .
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Ðoạn, người nằm ngủ dưới cây giếng giêng. Có một thiên sứ đụng đến người và nói rằng: Hãy chổi dậy và ăn.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.E deitando-se debaixo do zimbro, dormiu; e eis que um anjo o tocou, e lhe disse: Levanta-te e come.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.És lefeküvék és elaluvék a fenyõfa alatt. És ímé angyal illeté õt, és monda néki: Kelj fel, egyél.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.I lehl a usnul pod tím jalovcem. A aj, v touž chvíli anděl dotekl se ho a řekl jemu: Vstaň, pojez.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Il se coucha et s`endormit sous un genêt. Et voici, un ange le toucha, et lui dit: Lève-toi, mange.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.In leže in zaspi pod brinovim grmom. A glej, angel se ga dotakne in mu veli: Vstani in jej!
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.I położył się, a zasnął pod onym jałowcem, a oto w tenże czas tknął go Anioł i rzekł mu: Wstań, a jedz.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.로뎀나무 아래 누워 자더니 천사가 어루만지며 이르되 일어나서 먹으라 하는지라
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Potom si ľahol a usnul pod nejakým jalovcom. A hľa, toď, anjel sa ho dotkol a riekol mu: Vstaň, jedz!
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.S'a culcat şi a adormit subt un ienuper. Şi iată, l -a atins un înger şi i -a zis: ,,Scoală-te şi mănîncă.``
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Så lagde han sig til at sove under en Gyvelbusk. Og se, en Engel rørte ved ham og sagde: "Stå op og spis!"
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Så la han sig ned og sov inn under en gyvelbusk; da rørte en engel ved ham og sa til ham: Stå op og et!
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Se recostó debajo del arbusto y se quedó dormido. Y he aquí que un ángel le tocó y le dijo: --Levántate, come
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Si coricò e si addormentò sotto il ginepro. Allora, ecco un angelo lo toccò e gli disse: «Alzati e mangia!»
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.И лег и заснул под можжевеловым кустом. И вот, Ангел коснулся его и сказал ему: встань, ешь.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.Тогава легна и заспа под смриката; после, ето, ангел се допря до него и му рече: Стани, яж.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.וישכב ויישן תחת רתם אחד והנה זה מלאך נגע בו ויאמר לו קום אכול׃
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.واضطجع ونام تحت الرتمة واذا بملاك قد مسّه وقال قم وكل.
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.他 就 躺 在 羅 騰 樹 下 、 睡 著 了 . 有 一 個 天 使 拍 他 、 說 、 起 來 喫 罷
Sonra retem çalısının altına yatıp uykuya daldı. Ansızın bir melek ona dokunarak, ‹‹Kalk yemek ye›› dedi.他 就 躺在 羅騰樹 下 、 睡著 了 . 有 一 個 天使 拍他 、 說 、 起來喫罷
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Dar i-a spus lui Ted că în ultima zi în care a ieşit în larg, un delfin a apărut dintr-o dată lângă barcă.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Hän kertoi Tedille, että viimeisenä päivänä merellä pullonokkadelfiini ilmestyi äkkiä veneen viereen.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Maar hij vertelde Ted dat er op de laatste dag dat hij buitenkwam plots een tuimelaar verscheen naast de boot.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Opowiedział Tedowi historię z ostatniego dnia łowienia ryb: Delfin butlonosy pojawił się koło jego łódki.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Pero le contó a Ted que el último día que salió, un delfín apareció repentinamente cerca del barco.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Sprievodca povedal Tedovi, že posledný deň, kedy vyplával na more, vedľa lode sa náhle objavil delfín skákavý.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.하지만 그는 Ted에게 말했습니다. 그가 낚시를 나간 마지막 날, 청백 돌고래 한 마리가
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.Ten průvodce řekl Tedovi, že poslední den kdy vyplul na vodu se vedle lodi náhle objevil delfín skákavý.
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.אבל הוא סיפר לטד שבהפלגה האחרונה שלו, דולפינן מצוי
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.ومن ثم اخبر " تيد " انه في اليوم الاخير الذي خرج فيه الى المحيط جاء اليه دولفين من نوع " بوتلنوسيد "
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.但係佢同泰德講 係佢出海最後嗰日 有隻酒糟鼻海豚
Ted'e demiş ki, son gezintisine çıktığı zaman ansızın teknesinin yanında şişeburunlu bir yunus belirmiş.海に出た最後の日に バンドウイルカが 突然ボートの横に現れ 噴気孔から 油をまき散らしていました
Uzun zaman oldu. Ansızın geldiğim için bağışlayın, ama hesap vermeniz gereken bir şey var, değil mi?Przepraszam że tak nagle, ale chyba musi pani coś wyjaśnić.
Ve ansızın, bu plastik torba, son derece güzeldi benim için.A náhle mi tento plastový sáček přišel mimořádně krásný.
Ve ansızın, bu plastik torba, son derece güzeldi benim için.Dan dalam sekejap, kantong plastik ini menjadi sangat indah bagi saya.
Ve ansızın, bu plastik torba, son derece güzeldi benim için.Então, de repente, este saco de plástico tornou-se extremamente bonito para mim.
İlgili Sayfalar