ansız ile cümle
ansız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Amcam ansızın Kobe'den geldi.My uncle blew in from Kobe.
Beni görünce ansızın konuşmayı kestiler.Seeing me, they suddenly stopped talking.
Ansızın düşman bombaları üzerimize yağmur gibi geldi.All of a sudden, the enemy bombs came down on us like rain.
Beni ansızın yakaladılar.They caught me by surprise.
kedi ipin üzerinde kasılarak yürüyordu, ansızın evin içine koştu.The cat was strutting around the yard, when it suddenly ran into the house.
Neden ansızın dün öğleden sonra gittin?Why did you suddenly leave yesterday afternoon?
Köprü ansızın yıkıldı.The bridge suddenly gave way.
Tom ansızın zor durumda bırakıldı.Tom was suddenly put on the spot.
Ansızın kapı Tom'un arkasından çarptı.All of a sudden, the door slammed behind Tom.
Ansızın fikrini ne değiştirdi?What made you change your mind all of a sudden?
Kaza ansızın oldu.The accident happened suddenly.
Tom ansızın yere yığıldı.Tom slumped to the floor.
O ansızın sana aptal dedi.He unexpectedly called you stupid.
Tom ansızın bir kahramandı.Tom was suddenly a hero.
Son ansızın geldi.The end came suddenly.
Sami, Leyla'nın nasıl olduğunu görmek için ansızın girdi.Sami popped in to see how Layla was doing.
Ansızın Tom aradı.Tom called me out of the blue.
Robert ansızın uyandı.Robert was suddenly woken up.
İnkâr edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye kadar hep şüphe içindedirler.The unbelievers at the time were impelled to rebel by various evil motives.
Ansızın sahne dışından bir silah sesi duyulur, Dorn bakmaya gider.There is a sudden gunshot from off-stage, and Dorn goes to investigate.
Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür.When Lynch was just thirteen years old his mother died suddenly.
Birlikte geçirdikleri aşk ve tutku dolu birkaç günün ardından Ali ansızın kaybolur.While chatting with some family and friends the next day, he suddenly collapsed.
Sonra ansızın bana kısa mesaj atıverdi:Then suddenly he texted me:
Abaküs ! ne yapacağız kızı ? bir gece ansızın saldırsak mı?Abacus ! what will we do ? shall we attack suddenly ?
Ve ansızın kadın kumların arasında parlayan bir şey görüyor.And then somehow the wife sees something shiny in the sand.
Çok kalabalık olmamamız gereğinden fazla dikkat çeker ! O nedenle onu ansızın kıstıracağız !To be crowded attract too much attention ! we must blast him suddenly !
Sanki neredeyse boğuluyormuşun gibi ve sonra ansızın ciğerlerin açılır ve biraz alan açılırAlmost like you are suffocating and then sudddenly the lungs open and some space will come
O sene burda olan şey rüzgarın ansızın hiç beklenmediği bir şekilde esmeye başlamasıydı.But what happened that year was the wind suddenly and unexpectedly picked up.
Ansızın, bir BigMac için 25 dolar oldukça iyi bir alışveriş haline gelebilir.Suddenly, 25 dollars for a Big Mac might be a good deal.
Ve ansızın, bu plastik torba, son derece güzeldi benim için.And all of a sudden, this plastic bag was extremely beautiful to me.
Gilgaldan çıkıp bütün gece yol alan Yeşu, Amorlulara ansızın saldırdı.Joshua therefore came on them suddenly. He went up from Gilgal all night.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.If the scourge kills suddenly, he will mock at the trial of the innocent.
Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili, Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,Therefore snares are around you. Sudden fear troubles you,
Bütün düşmanlarım utanacak, Hepsini dehşet saracak, Ansızın geri dönecekler utanç içinde.May all my enemies be ashamed and dismayed. They shall turn back, they shall be disgraced suddenly.
Pusularından masum insanın üzerine atmak için. Ansızın vururlar, hiç çekinmeden.to shoot innocent men from ambushes. They shoot at him suddenly and fearlessly.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.But God will shoot at them. They will be suddenly struck down with an arrow.
Bu yüzden ansızın yıkıma uğrayacak, Birdenbire çaresizce yok olacak.Therefore his calamity will come suddenly. He will be broken suddenly, and that without remedy.
Çünkü onlar ansızın felakete uğrar, İnsanın başına ne belalar getireceklerini kim bilir?for their calamity will rise suddenly; the destruction from them both--who knows?
Alnı ak yaşayan kurtulur, Yolsuzluk yapan ansızın yıkıma uğrar.Whoever walks blamelessly is kept safe; but one with perverse ways will fall suddenly.
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.He who is often rebuked and stiffens his neck will be destroyed suddenly, with no remedy.
Kaleyi ansızın yıkar, Surlu kenti yerle bir eder.who brings sudden destruction on the strong, so that destruction comes on the fortress.
Ansızın gelip sizi uykuda bulmasın!lest coming suddenly he might find you sleeping.
Biz de onları, hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakaladık.So We caught them unawares.
O size ansızın gelecektir."When it comes, it will come unawares."
Azab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Fakat hiç farkına varmadıkları bir sırada o, kendilerine ansızın gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Onların işi sadece korkunç bir sese bakar. Çekişip dururlarken ansızın o, kendilerini yakalar.They are only waiting for a single blast that will seize them, but they will go on contending.
(İnanmayanlar) İlle (helak edilecekleri) sa'atin ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar?Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly?
Bu yüzden onları haberleri olmadan, ansızın yakalayıverdik.So We caught them unawares.
Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar.Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly?
Ansızın gelip çatar onlara ve onlar anlamazlar bile.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Ansızın kopacak kıyamet kopunca.WHEN WHAT IS to happen comes to pass --
İşte o gün ansızın kopacak kıyamet kopar.On that Day will come what is to come.
Nihayet biz onları farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik.So We caught them unawares.
O, size ansızın gelecektir, başka değil."When it comes, it will come unawares."
O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Fakat o, hiç farkında olmadıkları bir sırada kendilerine ansızın geliverecektir. Bunda kuşku yok.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Kıyametin ansızın tepelerine inmesinden başka neyi bekliyorlar?Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly?
İlgili Sayfalar