Musküler anomali divertikül görünümünden önce başlar ve özellikle sigmoit kolonda saptanır.Navzdolnji kolon poteka od splenične fleksure do začetka sigmoidnega kolona oziroma esastega črevesa.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.50년 전에는, 그런 비정상적인 사건들이 발생할 확률은
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.50 lat temu takie anomalie dotyczyły tylko 0,2 - 0,3% całej powierzchni lądu.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.50 năm trước, những sự bất bình thường như vậy chỉ chiếm khoảng 2 đến 3 phần mười trong 1% diện tích đất.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.50 vuotta sitten, tuollaisia anomalioita esiintyi vain 0,2 - 0,3 prosentilla maa-alueista.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.50 лет назад такие аномалии распространялись на 2-3 десятых процента поверхности суши.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Cinquant'anni fa anomalie come queste riguardavano solo due o tre decimi dell'1% delle terre emerse.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Cu 50 de ani în urmă astfel de anomalii se petreceau pe 2 sau 3 zecimi din o sutime din suprafața terestră.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Há 50 anos, essas anomalias abrangiam apenas 2 a 3 décimos de 1% da superfície terrestre.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Před padesáti lety se takové anomálie vyskytovaly pouze na 0,2 až 0,3 procenta plochy pevniny.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Vijftig jaar geleden besloegen zulke afwijkingen slechts 2/10 tot 3/10 van één procent van het landoppervlak.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Vor 50 Jahren waren solche Anomalien nur auf 0,2 bis 0,3 Prozent der Landoberfläche zu finden.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.Πενήντα χρόνια πριν, τέτοιες ανωμαλίες κάλυπταν μόνο δύο έως τρία δέκατα του 1% της έκτασης της ξηράς.
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.לפני 50 שנים, אנומליות כאלה כיסו רק שתים עד שלוש עשיריות
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.قبل خمسين سنة، مثل هذه الحالات الشاذة لا تغطي سوى اثنين إلى ثلاثة أعشار
50 yıl önce, bu tür anomaliler kara alanının yüzde birinin sadece onda 2 ilâ 3'ünü kapsıyordu.このような異常気象は 陸面積の0.2か0.3パーセントほどの 割合しか占めていませんでした
Bir anomaliydim.Aku adalah sebuah keanehan.
Bir anomaliydim.Anomália voltam!
Bir anomaliydim.Eram o anomalie.
Bir anomaliydim.Era uma anomalia.
Bir anomaliydim.Ero un'anomalia.
Bir anomaliydim.Ich war anomal.
Bir anomaliydim.Ik was een afwijking.
Bir anomaliydim.Jag var en anomali.
Bir anomaliydim.J'étais une anomalie.
Bir anomaliydim.저는 변칙이었습니다.
Bir anomaliydim.Odstawałam od normy.
Bir anomaliydim.Tôi là một người không bình thường.
Bir anomaliydim. Ve benliğim, tanım bulmak için deli gibi aranıyordu ve dahil olmaya çalışıyordu.Byla jsem anomálií a mé já pátralo v okolí po definici a snažilo se zapadnout.
Bir anomaliydim.Yo era una rareza.
Bir anomaliydim.Ήμουν μια ανωμαλία.
Bir anomaliydim.Бях аномалия.
Bir anomaliydim.Я була аномалією.
Bir anomaliydim.Я была аномалией.
Bir anomaliydim.הייתי חריגות.
Bir anomaliydim.كنت اللامعتاد.
Bir anomaliydim.わたしの自己は その状況を把握しようとし
Bir anomaliydim.我就係一個異常。
Bu anomaliler, yumurtaya doğru kafa sallayarak giden spermleri verimsizleştirir.מה שעושה את הזרע לפחות יעיל כאשר הזרע עושה את דרכו לתוך הביצית.
Bu anomaliler, yumurtaya doğru kafa sallayarak giden spermleri verimsizleştirir."راس " الحيوان المنوي أقل فعالية أثناء مسيرته تجاه البويضة
Bu anomaliler, yumurtaya doğru kafa sallayarak giden spermleri verimsizleştirir.つまり侵入が難しくなります 英国の性科学者ロイ・レヴィンは
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Dat is een tegenstrijdigheid, hier komt het systeem niet overeen met wat we zijn als mens.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Đây là một điều bất thường, đây là nơi mà bộ máy đang xung đột với chúng ta là những con người đó.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Det är en avvikelse, där systemet faktiskt är på kant med vilka vi är som människor.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Este o anomalie, este un loc unde sistemul nu e de acord cu cine suntem noi ca oameni.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Es una anomalía, un punto en el que el sistema está reñido de hecho con lo que somos como personas.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.É uma anomalia, é onde o sistema está de facto em conflito com quem somos como pessoas.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.E' un'anomalia, è un punto in cui il sistema si scontra con quel che siamo in quanto persone.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Je to anomália je to bod v ktorom je systém v protiklade s tým čo je pre nás prirodzené.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.이건 비정상인 거죠. 시스템이 실제로 우리 인간과 상충하는 지점인 겁니다.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.To anomalia, to miejsce, gdzie system tak naprawdę kłóci się z tym kim jesteśmy jako ludzie.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Είναι μια ανωμαλία, είναι ένα μέρος όπου το σύστημα είναι σε αντίθεση με το ποιοι είμαστε σαν άνθρωποι.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Това е аномалия, това е мястото, където системата всъщност е в противоречие, с това кои сме ние като хора.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.Это противоестественно, И это место, где система вступает в противоречие с тем что мы есть как люди.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.זוהי סטיה, זוהי נקודה בה השיטה נמצאת בקונפליקט עם מה שהיננו בתור בני-אדם.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.هذا شيئ غريب شاذ، إنها منطقة بالنظام حيث يكون من الغرابة أو التناقض معنا نحن كبشر.
Bu bir anomalidir, bu sistemin aslında biz insanlarla çatıştığı, anlaşmazlığa düştüğü yerdir.システムと人である我々が 対立する状況です もう一つ 全く別の異常事態の話です
Filistin bir kartografik anomali ürünüdür. çünkü kendisi iki parça Filistinli bir parça Israil.이곳은 지도상으로 봐도 좀 특이합니다. 둘은 팔레스타인, 하나는 이스라엘 영토이기 때문입니다.
Filistin bir kartografik anomali ürünüdür. çünkü kendisi iki parça Filistinli bir parça Israil.Palästina ist etwas von einer kartographischen Anomalie weil es zwei Teile Palästina und ein Teil Israel ist.
Filistin bir kartografik anomali ürünüdür. çünkü kendisi iki parça Filistinli bir parça Israil.Palestina e o anomalie cartografică pentru că e două părți Palestina și o parte Israel.