Ana içeriğe geç
Sözlük

annesinin ile cümle

annesinin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Mary annesinin haberi olmadan kek yaptı.Mary made a cake without her mother's knowledge.
Mike bugün annesinin arabasını yıkamak zorunda değil.Mike doesn't have to wash his mother's car today.
Küçük çocuk caddeyi geçerken annesinin elini sıkıca tuttu.The little boy held his mother's hand firmly when crossing the street.
O çocuk annesinin kollarında güvenli hissetti.That child felt secure in his mother's arms.
Genç çocuk annesinin ceketini giydi.The young boy pulled on his mother's coat.
O, annesinin arkasında durdu.He stood behind his mother.
Büyük annesinin anısına hürmeten çocuğa Sophia adı konuldu.The child was named Sophia after her grandmother.
Susan yaz tatilini büyük annesinin evinde geçirdi.Susan spent the summer vacation at her grandmother's.
Jane annesinin taktığı gibi aynı kurdeleyi taktı.Jane wore the same ribbon as her mother did.
Kate'e annesinin adı verildi.She was named Kate after her mother.
Ekim ayında bir gün Sadako uyandığında annesinin ağladığını fark etti.One day in October, when Sadako awoke, she found her mother crying.
Çocuk, annesinin kucağında uyudu.The child slept on its mother's lap.
Çocuk annesinin kucağında uyuyordu.The child was sleeping on its mothers lap.
Çocuk annesinin kolunu tuttu.The child hung on his mother's arm.
Bir çocuk annesinin sevgisine karşı çok hassastır.A child is very sensitive to its mother's love.
Çocuk annesinin elini tuttu.The child took her mother's hand.
Ben annesinin onu azarladığını gördüm.I saw his mother scold him.
Annesinin onu sigara içerken yakaladığı günü hâlâ unutamaz.He still remembers the day his mother found out he was smoking.
Annesinin onu sigara içerken yakaladığı günü hâlâ hatırlar.He still remembers the day his mother found out he was smoking.
Çocuk annesinin çantasından para çaldı.The boy stole money from his mother's handbag.
Bebek annesinin kucağında uykuya dalmıştı.The baby was sound asleep in her mother's arms.
Bebek annesinin kollarına sokuldu.The baby nestled in his mother's arms.
Bebek annesinin sütüne can atar.A baby craves its mother's milk.
Taro, annesinin sağ tarafında.Taro is on the right side of his mother.
Annesinin yerini kim alacak?Who will take the place of his mother?
Bize annesinin resmini gösterdi.He showed us his mother's picture.
Ona annesinin nerede olduğunu sordu.He asked her where her mother was.
Annesinin ölümünü duyduğunda ağlamaktan başka bir şey yapmadı.He did nothing but weep when he heard of his mother's death.
Annesinin tavsiyesini küçümsedi.He flouted his mother's advice.
O, annesinin öldüğünü söyleyen bir telgraf aldı.He received a telegram saying that his mother had died.
Annesinin sağlığı hakkında endişeli.He is anxious about his mother's health.
Çantası annesininkinin tasarımıyla aynı.Her bag is the same design as her mother's.
Annesinin evi temizlemesine yardımcı oldu.She helped her mother clean the house.
O annesinin olduğu kadar güzel.She is as beautiful as her mother is.
O bana annesinin bir kız öğrenci olarak resmini gösterdi.She showed me a picture of her mother as a schoolgirl.
Bana annesinin bir doktor olduğunu söyledi.She told me that his mother was a doctor.
Başını annesinin omuzunda dinlendirdi.She rested her head on her mother's shoulder.
Her zaman annesinin peşinden koşuyor.She is always running after her mother.
O her sabah annesinin mutfakta kahvaltı hazırlamasına yardım eder.Every morning she helps her mother to prepare breakfast in the kitchen.
Annesinin ona kızgın olmadığını gördüğünde onun gözleri sevinçle parlıyordu.Her eyes shone with joy when she saw that her mother was not mad at her.
O, annesinin mavi gözlerini miras olarak aldı.She inherited her mother's blue eyes.
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.He voluntarily helped his mum clean.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Genç kız annesinin ceketini giydi.The young girl pulled on her mother's coat.
Tom'un annesinin ve kız kardeşinin göğüs kanseri vardı.Tom's mother and sister had breast cancer.
Mary çocuğa büyük annesinin adını verdi.Mary named the baby after her grandmother.
Bebek annesinin kollarında uyuyakaldı.The baby was fast asleep in her mother's arms.
Bebek annesinin kollarında mışıl mışıl uyuyordu.The baby was sleeping soundly in his mother's arms.
Bebek annesinin kollarında rahat uyuyordu.The baby was sleeping soundly in his mother's arms.
Tom annesinin ona gönderdiği her mektubu saklar.Tom keeps every letter his mother sends him.
Tom annesinin şimdi yemek yemek istemediğine ikna oldu.Tom is convinced that his mother doesn't want to eat now.
Tom annesinin pişirdiğinden başka bir şey yemez.Tom eats nothing but his mother's cooking.
Tom annesinin ona verdiği her şeyi yer.Tom eats everything that his mother gives him.
Tom'un annesinin Japon olduğunu asla bilmiyordum.I never knew Tom's mother was Japanese.
Tom Mary'ye annesinin mektubunu okuyabilip okuyamayacağını sordu.Tom asked Mary if he could read her mother's letter.
Tom annesinin yulaf ezmeli kurabiye tarifini Mary ile paylaştı.Tom shared his mother's oatmeal cookie recipe with Mary.
Yüzü annesininkine benziyor.Her face resembles her mother's.
O, annesinin onu sevmediğini söyledi.He said her mother doesn't love him.
Bebek annesinin kollarında derin bir uykudaydı.The baby was in a deep sleep in his mother's arms.
Annesinin kaybı ona acı ve pişmanlık getirdi.The loss of her mother brought upon him pains and regrets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod