Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.A tak išiel a vzal a doniesol svojej matke, a jeho matka pripravila chutný pokrm, aký mal rád jeho otec.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Elméne azért, és elhozá, és vivé az õ anyjának; és az õ anyja ételt készíte, a mint szereti vala az õ atyja.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Então ele foi, tomou-os e os trouxe a sua mãe, que fez um guisado saboroso como seu pai gostava.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Entonces él fue, tomó los cabritos y se los trajo a su madre. Y ella hizo un potaje como le gustaba a su padre
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Iacov s'a dus de i -a luat, şi i -a adus mamei sale, care a făcut o mîncare, cum îi plăcea tatălui său.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Jacob alla les prendre, et les apporta à sa mère, qui fit un mets comme son père aimait.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.그가 가서 취하여 어미에게로 가져왔더니 그 어미가 그 아비의 즐기는 별미를 만들었더라
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Niin hän meni noutamaan ne ja toi ne äidilleen; ja hänen äitinsä laittoi herkkuruuan, hänen isänsä mieliruuan.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Odide torej, vzame in prinese materi svoji; in mati njegova pripravi okusno jed, kakor je imel rad oče njegov.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Tedy odšed, vzal, a přinesl matce své. I připravila matka jeho krmě chutné, jakž otec jeho rád jídal.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Vậy , Gia-cốp đi bắt hai dê con , đem lại cho mẹ , làm món ngon , tùy theo cha sở_thích .
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Vậy, Gia-cốp đi bắt hai dê con, đem lại cho mẹ, làm món ngon, tùy theo cha sở thích.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.И тъй, той отиде, взе ги и ги донесе на майка си; и майка му сготви вкусно ястие, каквото баща му обичаше.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Он пошел, и взял, и принес матери своей; и мать его сделала кушанье, какое любил отец его.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.וילך ויקח ויבא לאמו ותעש אמו מטעמים כאשר אהב אביו׃
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.فذهب واخذ واحضر لامه. فصنعت امه اطعمة كما كان ابوه يحب.
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.他 便 去 拿 來 、 交 給 他 母 親 、 他 母 親 就 照 他 父 親 所 愛 的 、 作 成 美 味
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı.他 便 去拿來 、 交給 他 母親 、 他 母親 就 照 他 父親所愛 的 、 作成 美味
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Az utolsó szavak, amiket az anyjának mondott, akit szintén halálra kínoztak:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Dernières paroles à sa mère qui a également été torturée à mort :
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Die letzten Worte an seine Mutter, die ebenfalls zu Tode gefoltert wurde:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Kata-kata terakhir untuk ibunya yang juga disiksa sampai mati:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:마찬가지로 고문으로 목숨을 잃은 엄마에게 마지막으로 한말:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Laatste woorden aan zijn moeder, die ook doodgemarteld werd:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Las últimas palabras que le dijo a su madre que también fue torturada hasta morir:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Những lời cuối cùng David nói với mẹ mình, người cũng bị tra tấn đến chết, là
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:"Ostatnie słowa do matki, która podzieliła jego los:"
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Últimas palavras ditas à sua mãe que foi também torturada até à morte:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Ultimele sale cuvinte către mama sa care a fost și ea torturată până a murit:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Ultime parole dette alla madre, anche lei torturata a morte:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Οι τελευταίες λέξεις που είπε στη μητέρα του που βασανίστηκε επίσης μέχρι θανάτου:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Его последние слова, обращенные к матери, которую также пытали до смерти:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:Последните думи, изречени към неговата майка, също измъчвана до смърт:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:מילותיו האחרונות לאמו, שגם עונתה למוות:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:آخر كلمة قالها لأمه التي هي أيضاً عُذبت حتى الموت:
Yine işkence edilerek öldürülen annesine son sözleri:「心配しないで 国連がもうすぐ来るよ」
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.100 операций спустя он смотрит на свою маму и говорит:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.După 100 de operaţii, îşi privea mama şi-i spunea:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Dus honderd operaties later, kijkt hij zijn moeder aan en zegt:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Então, cem cirurgias mais tarde, ele olha para a mãe e diz:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Så hundra operationer senare, tittar han på sin mamma och säger "Mamma, snälla be för mig.
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Setelah ratusan operasi, dia menatap ayah dan ibunya, dan berkata, "Ibu, doakan saya.
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.So, hundert Operationen später, schaut er zu seiner Mutter und sagt:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Tak o stovku operácií neskôr sa pozrie na svoju mamu a povie:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Vagy száz műtét után ránézett az édesanyjára, és azt mondta:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.И след стотина операции, той се обръща към майка си и казва:
Yüz tane ameliyattan sonra Nick annesine dönüp "Anne lütfen benim için dua et.Через сотню операцій він дивиться на маму і каже: