Ana içeriğe geç
Sözlük

annesinden ile cümle

annesinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Saçları her zaman dağınık ve annesinden kendisine miras kalan bronz bir gölgeye sahiptir.Jeho vlasy, ktoré sú vždy neupravené, majú nezvyčajný bronzový odtieň, ktorý zdedil po jeho biologickej matke.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.Matka mu vštepila silný zmysel pre humor, ktorý mu zostal počas celého života.
İlk piyano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı.Prvé klavírne lekcie mu poskytovala jeho staršia sestra Ludwika.
Ravenclaw'ın kızı Helena, diademi ondan daha zeki olmak amacıyla annesinden çalmıştır.Schovala ho Helena Bystrohlavová, ktorá ho ukradla svojej matke aby bola bystrejšia.
Okuma yazmayı annesinden öğrendi.Skaityti ir rašyti ją išmokė motina.
Horowitz erken yaşlarda ilk piyano eğitimini piyanist olan annesinden almıştır.Bridžesas, paskatintas mamos, mokėsi groti pianinu ankstyvame amžiuje.
Çocuğa annesinden geçen antikorlar onu bir süre hastalıklardan korur.Motinos antikūnai pereina per placentą naujagimiui ir apsaugo jį nuo ligos maždaug vienerius metus.
Annesinden aldığı bilgiyle onu oturduğu yeni evde bulur.Aknast nägi ta seda kohta, kuhu kadus ta ema.
İlk müzik derslerini annesinden aldı.Varasemat muusikaõpetust sai ta oma ema käest.
Ruggero annesinden bir mektup alır.Gustav saab kirja Tallinnast ema käest.
- Annesinden mektup.-O scrisoare de la mama lui.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Forbannet være den som ligger hos sin søster, sin fars eller sin mors datter! Og alt folket skal si: Amen.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.그 자매 곧 그 아비의 딸이나 어미의 딸과 구합하는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maldito aquele que se deitar com sua irmã, filha de seu pai, ou filha de sua mãe. E todo o povo dirá: Amém.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož by obýval s sestrou svou, dcerou otce svého, aneb dcerou matky své; i řekne všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който лежи със сестра си, дъщеря на баща си, или дъщеря на майка си. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור שכב עם אחתו בת אביו או בת אמו ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يضطجع مع اخته بنت ابيه او بنت امه. ويقول جميع الشعب آمين.
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與 異 母 同 父 、 或 異 父 同 母 的 姐 妹 行 淫 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Annesinden ya da babasından olan kızkardeşiyle yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與異 母 同父 、 或 異父 同母 的 姐妹 行 淫 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Een jong meisje postte het laatste bericht dat ze van haar oma had gehoord.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Egy fiatal lány elküldte az utolsó üzenetet, amit valaha kapott a nagymamájától.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Ein junges Mädchen postete die letzte Nachricht, die sie von ihrer Großmutter erhalten hatte.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.En ung pige postede den sidste besked hun hørte fra sin bedstemor.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Jedna mladá dívka poslala poslední zprávu, kterou slyšela od své babičky.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Jedno mladé dievča poslalo poslednú správu, ktorú kedy počulo od svojej babičky.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.한 소녀는 그녀의 할머니가 마지막으로 남긴 음성 메세지를 올리기도 했죠.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.la upp det sista meddelandet hon någonsin fick från sin farmor.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Một cô gái trẻ gửi lời nhắn cuối cùng mà cô ấy nhận được từ bà ngoại của mình.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.O fetiţă a postat ultimul mesaj pe care l-a primit de la bunica ei.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Pewna dziewczynka wysłała ostatnią wiadomość, jaką dostała od babci.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Seorang gadis kecil mengirim pesan yang paling akhir dari neneknya.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Uma jovem rapariga publicou a última mensagem da sua avó que ela ouviu.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Una joven publicó el último mensaje que recibió de su abuela.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Una ragazzina pubblicò l'ultimo messaggio che le aveva lasciato la nonna.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Une petite fille a envoyé le dernier message que sa grand-mère lui avait adressé.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Μια νεαρή κοπέλα ανάρτησε το τελευταίο μήνυμα που άκουσε ποτέ απ' την γιαγιά της.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Едно младо момиче публикува последното съобщение, което е получила от баба си.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Одна девушка разместилапоследнее сообщение своей бабушки.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Одна дівчина прислала останнє повідомлення, яке вона отримала від своєї бабусі.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.נערה צעירה אחת פרסמה את ההודעה האחרונה שהיא שמעה מסבתה.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.إحدى الفتيات نشرت آخر رسالة قد تلقتها من جدتها.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.お祖母さんからの最後のメッセージを 投稿してくれました 秘密は様々な形を取り得ます
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.有一個後生女發佈咗 佢嫲嫲留畀佢最後一條語音留言
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Den sogenannten "Clawhammer" Stil hatte er von seiner Mutter und Großmutter gelernt.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Este estilo se llama claw-hammer (garra-martillo), y él lo había aprendido de su madre y su abuela.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Het heet de klauwhamerstijl. Had hij geleerd van zijn moeder en grootmoeder.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Kalapácsos stílusnak is nevezik, és anyjától meg nagyanyjától tanulta.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.그는 어머니와 할머니한테서 그 연주기법(장도리 기법)을 배웠죠.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Nauczył się tej techniki, zwanej claw-hammer, od swojej mamy i babci.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Nó được gọi là phong cách claw-hammer, ông học được từ bà và mẹ.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Si chiama claw-hammer style (stile artiglio-martello), che lui aveva imparato da sua madre e sua nonna.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Stilul se cheamă "claw-hammer", şi el l-a învăţat de la mama şi bunica lui.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Казва се "стил закривен чук", който научил от майка си и баба си.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.Этот стиль называется ногтеударный, он научился ему у своей мамы и бабушки.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.הסגנון נקרא פטיש-מפוצל, והוא למד אותו מאמו וסבתו.
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.ويدعي " مخلب المطرقة " وقد كان تعلمها من والدته .. وجدته
Buna çatal-çekiç stili denir, Stanley bunu annesinden ve anneannesinden öğrenmiş.僕は恋に落ちた
Bunu annesinden almış olmalı.Chắc là giống mẹ đây mà.
Bunu annesinden almış olmalı.Das muss er von seiner Mutter haben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod