Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelin và tôi nấp sau lưng mẹ.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn: Ci ha ordinato di sederci, e noi ci siamo sedute.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn en ik verstopten ons achter mijn moeder.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn et moi nous nous sommes cachées derrière ma mère.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn och jag gömde oss bakom mamma.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn și cu mine ne-am ascuns după mama.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn und ich versteckten uns hinter meiner Mutter.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.이블린: 그는 우리에게 앉으라고 했고 그래서 우리는 앉았어요.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Schowałyśmy się z Evelyn za mamą.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Η Έβελιν κι εγώ κρυφτήκαμε πίσω απ' τη μητέρα μου.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Эвелин и я спрятались за мамой.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık."אוולין ואני התחבאנו מאחורי אמי."
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.أيفيلين: لقد أمرنا أن نجلس، لذا فقد جلسنا.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.イブリン:兵士は私たちに座れと言った
Evet, annemin evi.Da, este casa mamei mele.
Evet, annemin hatırası.Oui, un souvenir de ma mère.
Evet, annemin hatırası.Ya, kenang-kenangan dari ibuku.
Hayatımdaki her şeyi seviyorum. Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Azért sem okollak, hogy anya elment.
Hayatımdaki her şeyi seviyorum. Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Nisi kriv ti, da je mama šla.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.1975年10月24日でした
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.저는 7살이었고, 1975년 10월 24일, 저희 어머니의
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Aveam şapte ani -- era ziua mamei mele -- 24 octombrie, 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Avevo sette anni, ed era il compleanno di mia madre, il 24 Ottobre 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Eu tinha sete anos — por acaso era o aniversário da minha mãe — 24 de Outubro de 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Ich war sieben, es war zufällig der Geburtstag meiner Mutter, der 24. Oktober 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Ik was zeven -- toevallig op de verjaardag van mijn moeder -- 24 oktober 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Lúc đó tôi mới 7 tuổi -- vào ngày sinh nhật của mẹ tôi -- 24 tháng 10, 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Miałam siedem lat -- to były urodziny mojej mamy -- 24 października 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Saya berusia tujuh tahun -- peristiwa ini terjadi pada saat ulang tahun ibu saya -- 24 Oktober 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Yo tenía 7 años, justo era el cumpleaños de mi madre, 24 de octubre de 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Ήμουν επτά -- έτυχε να είναι τα γενέθλια της μητέρας μου -- 24 Οκτωβρίου 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Бях на седем години -- това се случи по време на рождения ден на майка ми -- 24-ти октомври 1975 години.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Мне было 7 лет - так случилось, что у моей матери был день рождения - 24 Октября, 1975 года.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.הייתי בת 7 -- זה היה יום הולדת של אימי --
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.منذ كنت في السابعة من عمري .. لقد كان يومها عيد ميلاد والدتي
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Codzienny widok umierających ludzi, widok mojej płaczącej matki, to tak jak bym został wychowany w przemocy.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Elke dag mensen zien sterven, mijn moeder zien huilen.. het was alsof ik in geweld werd opgevoed.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.J'ai vu des gens mourir tous les jours, ma mère pleurer. C'est comme si j'avais été élevé dans la violence.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.매일 사람이 죽는 것을 봤고, 어머니는 매일 울었습니다. 저는 폭력 속에서 자라났습니다.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Nhìn thấy người chết mỗi ngày, tiếng mẹ khóc, nó giống như thể tôi lớn lên trong bạo lực.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Să văd oameni murind în fiecare zi, pe mama plângând, este ca şi cum aş fi fost crescut în violenţă.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Sehen wie jeden Tag Menschen sterben, wie meine Mutter weint, es ist als ob ich in Gewalt aufgewachsen bin.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Vedere gente morire ogni giorno, mia madre piangere, è come essere cresciuto nella violenza.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Ver pessoas morrer todos os dias, a minha mãe a chorar, eu fui criado no meio da violência.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Viendo cada día a personas muriendo, a mi madre llorando, es como si hubiera sido criado en la violencia.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Видя, как каждый день умирают люди, как плачет моя мать, я рос в жестокости.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Виждах хора да умират всеки ден, майка ми да плаче, като че ли бях отгледан сред насилие.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.לראות בני אדם מתים מידי יום, את אמי בוכה, זה כאילו שגדלתי בתוך אלימות.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.رأيت الناس يموتون يومياً، والدتي تبكي، مثل أنني نشأت في دوامة العنف.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.母は泣いていた 僕は「暴力」に育てられたんだ だから「戦争の落とし子」ってわけさ
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.(138:13) Ибо Ты устроил внутренности мои и соткал меня во чреве материмоей.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.Bizony te alkottad veséimet, te takargattál engem anyám méhében.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.C`est toi qui as formé mes reins, Qui m`as tissé dans le sein de ma mère.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.Denn du hast meine Nieren bereitet und hast mich gebildet im Mutterleib.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.Engkau menciptakan setiap bagian badanku, dan membentuk aku dalam rahim ibuku
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.For du har skapt mine nyrer, du virket mig i min mors liv.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.주께서 내 장부를 지으시며 나의 모태에서 나를 조직하셨나이다
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.Lebo tvojím vlastníctvom sú moje ľadviny; usnoval si ma v živote mojej matky.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.Pois tu formaste os meus rins; entreteceste-me no ventre de minha mãe.
İç varlığımı sen yarattın, Annemin rahminde beni sen ördün.Porque tú formaste mis entrañas; me entretejiste en el vientre de mi madre