Ana içeriğe geç
Sözlük

annemi ile cümle

annemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ולא היה לנו -- אמא שלי שלטה על החצר האחורית
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.ولم يكن لدينا -- أمي مثلا مترأسة الفناء الخلفي
O zamanlar annemin arka bahçede yaptıklarımı üst kattan ütü yaparak, gözetlediği gibi şahit olmadık.それで 母はいつも アイロンとかをしながら
Peki, ben annemi arayacağım.Ei, mã duc sã o vãd pe mama.
Peki, ben annemi arayacağım.Ich muss jetzt zu meiner Mutter fahren.
Peki, ben annemi arayacağım.Ich muss jetzt zu meiner Mutter fahren.
Peki, ben annemi arayacağım.Jag ska avlägga ett besök hos min mor.
Peki, ben annemi arayacağım.Minä käyn nyt äitini luona.
Peki, ben annemi arayacağım.Volveré pronto. - ¿Puedo venir también?
Peki, ben annemi arayacağım. Yakında dönerim.Je vais voir ma mère et serai bientôt de retour.
Piç kurusu annemi dul yapmak istiyor.Ten blázen chce z mojí mámy udělat vdovu.
Piç kurusu annemi dul yapmak istiyor.Ο μπάσταρδος θέλει να κάνει την μάνα μου χήρα.
Piç kurusu annemi dul yapmak istiyor.Копелето иска да направи майка ми вдовица.
Sana da. - Annemin çok selamý var.От години се готвя да този изпит.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Äitini on taiteilija, ja lapsena näin, kuinka hän sai asiat eloon siveltimenvedolla.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Ibu saya seorang seniman, dan saya sering melihat ibu membuat hal-hal menjadi hidup dengan ayunan kuasnya.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.저희 어머니는 화가이시고, 제가 어렸을 때 붓질로 물건들에 삶을 불어넣어 주는 모습을 가끔 보았습니다
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mamá es artista y yo de niña a menudo solía verla darle vida a las cosas con unas pinceladas.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mama mea e un artist, şi în copilărie o vedeam des dând viaţă lucrurilor cu o trăsătură de penel.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Meine Mutter ist Künstlerin, als Kind sah ich oft, wie sie Dinge mit einem Pinselstrich zum Leben erweckte.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mia mamma è un'artista, e da bambina la vedevo spesso animare le cose con una pennellata.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mijn moeder is een kunstenares. Ik zag haar als kind dingen met een penseelstreek tot leven brengen.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Moja mama jest artystką i jako dziecko przyglądałam się, jak ożywiała różne rzeczy za dotknięciem pędzla.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Moje máma je malířka a jako dítě jsem ji často pozorovala, jak tahem štětce vdechuje věcem život.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Η μητέρα μου είναι καλλιτέχνης, και ως παιδί την έβλεπα να φέρνει στη ζωή πράγματα με την κίνηση του πινέλου.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Майка ми е художник и като дете, често я наблюдавах как съживява обекти със замаха на четката си.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Моя мама — художник, и ребёнком я часто видела, как она одним росчерком кисти вызывает образы к жизни.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.אימי היא אמנית, וכילדה ראיתי איך היא מביאה דברים לחיים במשיכת המכחול.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.أمي فنانة، وكطفلة كنت دوما أشاهدها تأتي بالأشياء إلى الحياة بضربة من فرشاتها.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.私の母はアーティストでした 子どもの頃 母が絵筆を走らせて 絵に命を吹き込むのをよく見ていました 最初は真っ白なキャンバスが どんな絵にもなる可能性がありました
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.A já si myslím, že dám raději na radu svojí babičky.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Cred că voi urma sfatul bunicii mele.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Creo que voy a seguir el consejo de mi abuela.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Eu acho que vou seguir os conselhos de minha avó.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Ich werde wohl den Rat meiner Großmutter befolgen.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Ik denk dat ik het advies van mijn oma ga opvolgen.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Jeg tror at jeg vil følge min bedstemors råd.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Je pense que je vais suivre le conseil de ma grand-mère.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.할머니의 말씀을 따르기로 생각했었습니다.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Mislim, da bom sledil babičin nasvet.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Pójdę za radą mojej babci.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Úgy gondolom, a nagymamám tanácsát fogom követni.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Vậy nên tôi nghĩ rằng mình sẽ nghe theo lời khuyên của bà.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Νομίζω πως θα ακολουθήσω τη συμβουλή της γιαγιάς μου.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Думаю, я последую совету моей бабушки.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.Мисля, че ще следвам съвета на баба ми.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.אני חושב שאני אלך בעקבות העצה של סבתא שלי.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.لكن أظنّ أنّني سأعمل بنصيحة جدّتي.
Sanırım büyük annemin tavsiyesini dinleyeceğim.ありがとうございました
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Dzięki tobie, Edwardzie, mogłam przenieść mamę do lepszego szpitala.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Graças a ti, Edward, consegui levar a minha mãe para um hospital melhor.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Gracias a ti, Edward, pude llevar a mi madre a un hospital mejor.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Grazie al tuo aiuto, Edward, sono riuscita a trasferire mia madre in un ospedale migliore.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Sinun ansiostasi, Edward, äiti pääsi parempaan sairaalaan.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Tack vare dig, Edward- -ligger min mor på ett bättre sjukhus.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Takket være dig, Edward, - - ligger min mor på et bedre hospital.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Σε ευχαριστώ, Έντουαρντ. Πήγα τη μητέρα μου σε καλύτερο νοσοκομείο.
Senin sayende Edward, annemi daha iyi bir hastaneye yerle,stirdim.Благодаря тебе, Эдвард, я смогла перевести маму в больницу получше.
Sivil savaş patlak verdiği zaman, Annemin nasıl yardım ettiğini ve nasıl yardıma ihtiyacı olduğunu gördüm.Cuando estalló la guerra, la guerra civil, vi cómo mi madre estaba ayudando y la falta que le hacía la ayuda,
Sizi özledim. Annemin yemeklerini yemek istiyorum.Vous me manquez, vous me manquez, je veux manger le riz que tu cuisines, Maman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod