Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn en ik verstopten ons achter mijn moeder.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn et moi nous nous sommes cachées derrière ma mère.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn och jag gömde oss bakom mamma.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn și cu mine ne-am ascuns după mama.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Evelyn und ich versteckten uns hinter meiner Mutter.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.이블린: 그는 우리에게 앉으라고 했고 그래서 우리는 앉았어요.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Schowałyśmy się z Evelyn za mamą.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Η Έβελιν κι εγώ κρυφτήκαμε πίσω απ' τη μητέρα μου.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.Эвелин и я спрятались за мамой.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık."אוולין ואני התחבאנו מאחורי אמי."
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.أيفيلين: لقد أمرنا أن نجلس، لذا فقد جلسنا.
Evelyn ve ben annemin arkasına saklandık.イブリン:兵士は私たちに座れと言った
Evet, annemin evi.Da, este casa mamei mele.
Evet, annemin hatırası.Oui, un souvenir de ma mère.
Evet, annemin hatırası.Ya, kenang-kenangan dari ibuku.
Evet, telefonu unuttum. ve numaranı ezbere bilmiyorum. ben de annemi aradım. ve güzel bir gün geçirdik.Ừ, em để quên điện thoại. và thật lòng em không biết số anh, Nên em gọi mẹ em,
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Ale... to on zabił mamę i tatę.
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Ma... č stato lui a uccidere mamma e papā.
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Mas... foi ele quem matou a mãe e o pai...
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Men... Han dödade mamma och pappa...
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Men ... han slog min mor og far ihjel.
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Mutta hän tappoi äidin ja isän.
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Pero... él es quien mató a mis padres...
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Μα... αυτός σκότωσε τη μαμά και τον μπαμπά...
Fakat... annemi ve babamı o öldürmüştü...Но... это ведь он убил маму с папой...
Gerçekten kötü bir şey, sanırım. Annemi niye ağlattın? Gittikçe yaşlanıyor, duygusallaşıyor.Nie mogę stać z boku, gdy mówisz źle o mojej matce.
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.(Aplavz)
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.(Applaudissements)
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.(Applaus) We kwamen terug om met onze moeder te gaan werken tijdens de burgeroorlog.
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.Dan untuk kembali dan bekerja bersama ibu saya seperti yang baru kita lihat di tengah perang sipil --
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.그리고 내전에서 우리가 본 것 때문에, 역시 돌아가서 어머니와 함께 일을 했습니다.
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.La ragione del nostro ritorno per lavorare con nostra madre fu quello che vedemmo durante la guerra civile.
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.Und sie kam zurück, um mit unserer Mutter zu arbeiten aufgrund dessen, was wir im Bürgerkrieg miterlebten -
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.Wróciłyśmy i zaczęłyśmy pracować z naszą matką, bo pamiętałyśmy to, co zobaczyłyśmy podczas wojny.
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.ולחזור ולעבוד עם אמנו זה בדיוק מה שראינו במלחמת האזרחים --
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.ودافع العودة وأعمل مع والدتنا هو ما شهدناه خلال الحرب الأهلية--
Geri dönmek ve annemizle birlikte çalışmak bizim Sivil Savaş'ta ne gördüğümüzdür.内戦の中で私たち姉妹が見い出したことです。 私が16歳、妹が11歳のときに
"Hala büyük annemi görüyorum. 20 yıl önce ölmüştü. Ama tamam işte."Hän kuoli 20 vuotta sitten, mutta se on okei.'
"Hala büyük annemi görüyorum."Acum îmi văd bunica.
"Hala büyük annemi görüyorum.Она умерла 20 лет назад.
Hayatımdaki her şeyi seviyorum. Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Azért sem okollak, hogy anya elment.
Hayatımdaki her şeyi seviyorum. Ve annemin bizi terketmesinden seni sorumlu tutmuyorum.Nisi kriv ti, da je mama šla.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.1975年10月24日でした
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.저는 7살이었고, 1975년 10월 24일, 저희 어머니의
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Aveam şapte ani -- era ziua mamei mele -- 24 octombrie, 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Avevo sette anni, ed era il compleanno di mia madre, il 24 Ottobre 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Eu tinha sete anos — por acaso era o aniversário da minha mãe — 24 de Outubro de 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Ich war sieben, es war zufällig der Geburtstag meiner Mutter, der 24. Oktober 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Ik was zeven -- toevallig op de verjaardag van mijn moeder -- 24 oktober 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Lúc đó tôi mới 7 tuổi -- vào ngày sinh nhật của mẹ tôi -- 24 tháng 10, 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Miałam siedem lat -- to były urodziny mojej mamy -- 24 października 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Saya berusia tujuh tahun -- peristiwa ini terjadi pada saat ulang tahun ibu saya -- 24 Oktober 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Yo tenía 7 años, justo era el cumpleaños de mi madre, 24 de octubre de 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Ήμουν επτά -- έτυχε να είναι τα γενέθλια της μητέρας μου -- 24 Οκτωβρίου 1975.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Бях на седем години -- това се случи по време на рождения ден на майка ми -- 24-ти октомври 1975 години.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü. Ekim 24, 1975.Мне было 7 лет - так случилось, что у моей матери был день рождения - 24 Октября, 1975 года.
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.הייתי בת 7 -- זה היה יום הולדת של אימי --
Henüz yedi yaşındaydım, ve o gün şans eseri annemin yaş günüydü.منذ كنت في السابعة من عمري .. لقد كان يومها عيد ميلاد والدتي
Her birimizin 23 çift kromozomu var. Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Ognuno di noi ha 23 coppie di cromosomi: uno dalla mamma e uno dal papà.
Her birimizin 23 çift kromozomu var. Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Todos tenemos 23 pares de cromosomas: uno de mamá y uno de papá.