Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)És nagyon támogattam, amíg meg nem jelent ez a kép a Facebook oldalamon. (Nevetés)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Ik steunde haar volledig tot deze foto op mijn Facebook-pagina verscheen.
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Je l'ai encouragée jusqu'à ce que cette photo se retrouve sur ma page Facebook. (Rires)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)그리고 저는 제 페이스북 페이지에 이 사진이 보여지기 전까지는 어머니가 페이스북을 하시는 걸 매우 지지했었죠.
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Știți unde duce asta. Am susținut-o până când poza asta a apărut pe pagina mea FB. (Râsete)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Và tôi vẫn luôn ủng hộ chuyện này cho đến khi tấm hình này xuất hiện trên Facebook của tôi. (Cười)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Wspierałem ją, dopóki to zdjęcie pojawiło się na moim Facebooku. (Śmiech)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Yo la apoyé mucho hasta que apareció esta foto en mi página de Facebook. (Risas)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Την υποστήριζα πολύ μέχρι που εμφανίστηκε αυτή η φωτογραφία στη σελίδα του Facebook μου. (Γέλια)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Много я подкрепях, докато тази снимка не се появи в страницата ми във Фейсбук. (Смях)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Я её очень поддерживал до тех пор, пока не появилась вот эта фотография на моей странице Фэйсбук. (Смех)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)Я її дуже підтримував, доки ця фотографія не з'явилася на моїй сторінці Фейсбук. (Сміх)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)והייתי מאוד תומך עד שהתמונה הזו הופיעה בדף הפייסבוק שלי.
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)لقد كنت مشجعا لها للغاية حتى ظهرت هذه الصورة على صفحة الفيسبوك الخاصة بي (ضحك)
Ben bu durumu annemin resmi benim Facebook sayfamda çıkıncaya kadar gerçekten çok desteklemiştim (Gülüşmeler)私のページに この写真が 載った時には 参りました (笑) あわてて自分のタグを外すと
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.여기 보시다시피 위험한 10대 시절의 복장이었습니다.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Én édesanyám rémületére ez itt egy kis veszélyes tinédzser divat.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Ke zděšení mé mámy je toto nebezpečná móda pro teenagery.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Ku zdeseniu mojej mamy, je toto pre teenagerov nebezpečná móda.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Mẹ tôi cũng vậy, bà cứ nghĩ đó là trào lưu nguy hiểm của tụi thanh niên.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Para el espanto de mi madre, está este artículo de moda adolescente peligrosa.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Spre exasperarea mamei mele, aici aveam o modă adolescentină periculoasă.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.Till min mammas förtret, det här är farligt tonårsmode som ni ser.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.І на подив моєї матері, ви бачите небезпечну підліткову моду.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.К удивлению моей матери, вы видите опасную тинейджерскую моду.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.זאת אופנת נוער מסוכנת.
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.هي أزياء الشباب الخطيرة هذه
Benim annemi korkutansa burada görülen, tehlikeli gençlik modasıydı.(笑)
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm."Hoe gaat mijn moeders gezicht eruit zien op de dag van mijn begrafenis?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Jag tänkte, "Hur kommer min mamma se ut den dag då jag begravs?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm."Jak będzie wyglądała twarz mojej matki w dniu mojego pogrzebu?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm."Jak se bude matka tvářit na mém pohřbu?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Je pensais, "A quoi va ressembler le visage de ma mère le jour de mes funérailles?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.저는 생각했지요, "내 장례식 날, 내 어머니의 얼굴은 어떻게 보일까?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Mă gândeam, "Cum o să arate faţa mamei mele în ziua înmormântării mele?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Pensai, "Che faccia farà mia madre il giorno del mio funerale?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Pensei, "Qual vai ser a cara da minha mãe no dia do meu funeral?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Pensé: "¿Qué cara va a poner mi madre el día de mi funeral?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Saya berpikir, "Bagaimana wajah ibu saya pada hari saya dimakamkan?'
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm."Wie wird das Gesicht meiner Mutter an meiner Beerdigung aussehen?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.Σκέφθηκα,"Με τί θα έμοιαζε το πρόσωπο της μητέρας μου την ημέρα της κηδείας μου";
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm."Какое будет лицо у моей матери в день моих похорон?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm."Как ще изглежда лицето на моята майка в деня на погребението ми?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.חשבתי, "איך הפרצוף של אימי יראה ביום של הלוויה שלי?"
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.ففكرت " كيف سيبدو وجه أمي يوم جنازتي ؟ "
"Benim cenazemde annemin yüzü nasıl bir hal alacak?" diye düşündüm.と考えてしまいました。 娘ともちゃんと話しました。
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Also, "Die Familie meiner wunderschönen Mutter ist ebenfalls aus Russland geflohen, es gab zu viele Progrome.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Anche la famiglia della mia bellissima mamma scappò dalla Russia, troppi pogrom.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Así que, "La familia de mi bella madre también se escapó de Rusia, había demasiados motines.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Donc, " La merveilleuse famille de ma mère a aussi fuit la Russie, trop de pogroms.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Familia frumoasei mele mame a fugit și ea din Rusia, prea multe pogromuri.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Gia đình mẹ tôi cũng trốn tới Nga, quá nhiều cuộc sát hại người Do Thái.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Gyönyörű anyám családja is kimenekült Oroszországból, túl sok volt a pogrom.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Het gezin van mijn mooie moeder ontvluchtte Rusland eveneens. Te veel pogroms.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."제 아름다운 어머니의 가족들도 또한 러시아로부터 도망쳤습니다. 학살이 너무 많았습니다.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Więc: "Rodzina mojej pięknej matki też uciekła z Rosji, było zbyt wiele pogromów.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Семейството на моята красива майка също избягало от Русия, твърде много погроми.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Семья моей красивой матери тоже спасалась бегством из России, слишком много было погромов.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.אז, "המשפחה של אמי היפה נמלטה גם היא מרוסיה. יותר מדי פוגרומים.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.اذا، "فرت أسرة أمي الجميلة أيضاً من روسيا، الكثير من المذابح.