Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Cantando nuestra historia de dolor, ¿Por qué estoy aquí, en un lugar desconocido, lejos de mi madre?
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?pour chanter le récit de notre douleur, Pourquoi suis-je ici, dans un lieu étranger, loin de ma mère ?
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Warum bin ich hier, an einem fremden Ort, weit weg von meiner Mutter?
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Τραγουδώντας την ιστορία του πόνου μας, Γιατί είμαι εδώ, σε ένα ξένο μέρος, μακριά από τη μητέρα μου;
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Bestimmt habe ich irgendwo eine deutsche Mutter.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Biztosan van egy német anyám valahol.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Chiaramente ho una madre tedesca da qualche parte.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Claramente, tengo una madre alemana en algún lugar.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Cu siguranţă am o mamă nemţoaică pe undeva.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Jak widać mam gdzieś mamę Niemkę.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.저에게도 어디엔가 가 독일인 어머니가 있을 것만 같네요.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Naozaj teda niekde mám nemeckú matku.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Obviamente que eu tenho uma mãe alemã algures.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Rõ ràng là tôi có một bà mẹ người Đức ở đâu đó.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Visiblement, j'ai une mère allemande quelque part.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.We werkten eerst samen aan het opbouwen en ontwikkelen van Ushahidi.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Πρέπει να έχω μια Γερμανίδα μητέρα κάπου.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Очевидно, в мене десь є німецька мати.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Очевидно, что где-то в Германии у меня есть мама.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.Ясно е, че аз имам немска майка някъде.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.בבירור יש לי אמא גרמנייה איפשהו.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.من الواضح أن لدي أما ألمانية في مكان ما.
Açıkça, bir yerlerde Alman bir annem var.私たちは一緒に ウシャヒディを開発し
Adı Harry Kelvin'di. Annemin babasıydı. 1986'da yaşamını yitirdi.Nazywał się Harry Kelvin, zmarł w 1986 r., wspaniały człowiek.
Adı Harry Kelvin'di. Annemin babasıydı.Si chiamava Harry Kelvin, era il padre di mia madre, é morto nel 1986.
Adı Harry Kelvin'di. Annemin babasıydı.Χάρι Κέλβιν τον έλεγαν, πατέρας της μητέρας μου.
Ağla. Annemi ve arkadaşlarımı özledim de.Sírj és mondogasd, hogy hiányzik az anyukád és a barátaid, rendben?
Ağla. Annemi ve arkadaşlarımı özledim de.Κλάψε και πες μου λείπει η μαμά, μου λείπουν οι φίλοι μου
Ağla. Annemi ve arkadaşlarımı özledim de.ابكي وقولي, افتقد امي, افتقد اصدقائي
Ailem? Onlar burada mı? Babam, annem?Les membres de ma famille qui sont décédés avant moi ne sont pas ici?
Ailem? Onlar burada mı? Babam, annem?Sind meine Verwandten, die vor mir gestorben sind, nicht hier?
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Čím více o tom přemýšlím, moje máma byla hezká.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Daca stau sa ma gandesc, mama a fost chiar frumoasa.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Hãy nghĩ kỹ mà xem, có lẽ do di truyền từ mẹ tôi.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Maintenant que j'y pense, ma mère était vraiment jolie.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Most, hogy jobban belegondolok, anyám is szép volt.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Pensandoci meglio, mia madre era bella.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Pensando sobre ello, mi mamá era hermosa.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Semakin lama aku memikirkan itu, Ibuku cantik
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Если подумать, мама была красавицей.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Като се замисля, майка беше красива.
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi.Като се замисля, майка беше красива. Ама наистина!
Aklıma gelmişken, annem de güzeldi..حين أفكرُ أكثر بالأمر, أمي كانت جميلة
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.A keď som sa spýtal detskej doktorky, čo sa to deje, povedala, že ráno mohol mať pravdepodobne kŕč.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.De arra gondoltam, hogy az anyámnak igaza volt.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Kiedy zapytałem pediatrę, o co chodziło, powiedziała, że rano mógł mieć skurcz żołądka.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Quando ho chiesto alla pediatra cos'era successo ha risposto che forse quella mattina aveva avuto un crampo.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Και όταν ρώτησα την παιδίατρο τι είχε συμβεί, είπε ότι το πρωί είχε πιθανότατα πάθει μια κράμπα.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.А коли я спитав педіатора, що відбувалось, вона відповіла, що думала, що вранці її схопить судома.
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.Я спросил педиатра, в чём же было дело, на что она ответила, что тем утром у него, возможно, были колики.
Alýţveriţe çýkacađýz annemle. Kapalýçarţý'ya gideceđiz.Ще ходим до Капалъчаршъ.
Alzaymırı olan bir büyük annem var, ebeveynlerim var ve bugün buradaysam, bunu size borçluyum.저는 알츠하이머가 있는 할머니와 부모님이 있고, 전 그들 덕에 오늘 이자리에
Ama annem bir ağustos böceği kadar hayat dolu.Aber Mama ist munter wie ein Fisch , das kann ich Ihnen sagen!
Ama annem bir ağustos böceği kadar hayat dolu.Aber Mama ist munter wie ein Fisch , das kann ich Ihnen sagen!
Ama annem bir ağustos böceği kadar hayat dolu.Dar mama e vioaie ca un greier.
Ama annem bir ağustos böceği kadar hayat dolu.Pero mi madre está tan activa como un grillo.
Ama annem bir ağustos böceği kadar hayat dolu.Ska doktorn hälsa på sin mamma?
Ama annem bir ağustos böceği kadar hayat dolu.Ukolla alkaa olla aika hankalaa, mutta äiti on kuin ilotulitus.
Ama annem her geliţinde kötü oluyordu. Ađlýyordu oralarda. Bir yandan babam söylenip duruyordu.И тя всеки път се преструва, че не ме помни.
Ama annem her geliţinde kötü oluyordu. Ađlýyordu oralarda.Κάθε φορά προσποιείται ότι δεν με θυμάται, αυτό το καθυστερημένο.