Ana içeriğe geç
Sözlük

annem ile cümle

annem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Doğal olarak anneme de dönmüş oldum.Weshalb ich meine Mutter trotzdem liebe.
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.Je n'ai eu le temps ni d'aller faire les courses ni de dire au revoir à ma mère.
Annem TV izlemeyi sevmiyor.Ma mère n'aime pas regarder la télévision.
Annem bana nasıl "osechi" yapılacağını öğretti.Ma mère m'a enseigné comment faire les "osechi".
Annemin ütülemekle meşgul olduğu birkaç gömlek buldum.J'ai trouvé ma mère occupée à repasser quelques chemises.
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.Maman me regarda avec des larmes dans les yeux.
Annemi bekliyorum.J'attends ma mère.
İnsanlar bunu anneme sık sık söyledi.Les gens l'ont souvent dit à ma mère.
Annem kadar mutfakta mükemmel değilim.Je ne suis pas meilleur que ma mère pour la cuisine.
Annemden beni saat dörtte uyandırmasını istedim.J'ai demandé à ma mère de me réveiller à quatre heures.
Annem sütü tattı.Ma mère a goûté le lait.
Annemi seviyorum.J'aime ma mère.
Annem her gün arı kadar meşguldür.Ma mère est occupée comme une abeille tous les jours.
Annem bir deli.Ma mère est une folle.
Annem teyzemle iyi anlaşıyor.Ma mère s'entend bien avec ma tante.
Annem ağır hasta.Ma mère est gravement malade.
Annem iyi yemek pişirir.Ma femme cuisine bien.
Annemi öldürdün.Tu as tué ma mère.
Annem pastayı kesti.Ma mère a coupé le gâteau.
Annem beni asla cezalandırmadı.Ma mère ne m'a jamais punie.
Ben anneme benzerim.Je suis comme ma mère.
Beni bir tek annem anlar.Seule ma mère me comprend.
Sen benim annem değilsin.Tu n'es pas ma mère.
Yemek yapmasını annemden öğrendim.J'ai appris à cuisiner par ma mère.
Aniden ölen annemi düşündüm.Je pensai à ma mère, qui était morte d'un coup.
Annem mutfakta.Ma mère se trouve dans la cuisine.
Annem çizim kursuna kayıt yaptırdı.Ma mère s'est inscrite au cours de dessin.
Annem her fare gördüğünde bayılır.Ma mère tombe dans les pommes à chaque fois qu'elle voit une souris !
Bu şarkıyı anneme adamak istiyorum.J'aimerais dédier cette chanson à ma mère.
Annem her zaman sıkı çalıştı.Ma mère a toujours travaillé dur.
Annem ve babam şu an evde değiller.Ma mère et mon père ne sont pas chez eux en ce moment.
Annemin kızacağından eminim.Ma mère se mettra en colère, j'en suis sûr.
Annem huzurevinde çalışıyordu.Ma mère travaillait dans une maison de retraite.
Babamla Fransızca, annemle de İngilizce konuşuyorum.Je parle en français à mon père et en anglais à ma mère.
Annem az önce alışveriş yapmaya gitti.Maman vient de partir faire des courses.
Eminim ki annem çok kızacak.Je suis certain que Maman sera en colère.
Kız kardeşim anneme ben bebekken bana bakması için yardım ederdi.Ma sœur aidait Maman à s'occuper de moi lorsque j'étais bébé.
Annem odamın dağınık olmasından hoşlanmıyor.Ma mère n'aime pas que ma chambre soit en désordre.
Sabah neden çok yorgun olduğumu ve kalkmak istemediğimi annem ve babam anlamamıştı."Mes parents ne comprenaient pas pourquoi j'étais si fatiguée le matin et je ne voulais pas me lever ».
Anneme derim ha!Avec Mamma Mia!
Annemin ismi Rose Rock'tu.Le nom de ma mère est Rose Rock.
Annemi geri döndürmek istiyorum."Je veux rester avec ma mère ».
Ben annemin en son, yani üçüncü çocuğuyum.Il est le dernier et troisième enfant de la famille.
50'lerin başında Roma'da annemle yalnızdım.Dans les années 1950, elle s'installe avec sa famille à Rome.
Annemin Öğrettiği Şarkılar.Comme lui avait enseignée sa maman.
Annemle giderdik sonra onunla beraber dönerdik."Nous souffrirons l'un l'autre et nous nous recréerons ! ».
Annem yüksek bir rahibe idi, babamı bilmiyorum.Sa mère est pasteur et il ne connaît pratiquement pas son père.
Sabah kalktım anneme: -Ben İstanbul'a gidiyorum.Ils partent en voyage vers Istanbul, croit Annie.
Doğal olarak anneme de dönmüş oldum.J'espère que maman aussi va très bien.
Annem de beni sete götürmüş.Ma mère l'Oie.
Dualarınız için teşekkürler, annem için!".Priez pour eux Pater noster ».
"Bu fotoğraftaki kadın benim annem".Sur le papier, sa mère ressemble à la mienne ».
Babamız bir, annemiz ayrıdır.Il ne leur manque plus qu'une maman.
Annem, Guido’nun bir daha asla dönmeyeceğini biliyordu.Ils partent pour la Guyane et n'en reviendront jamais.
Kendimi asmaya çalıştım ama annem ve komşular beni geri çevirdi.Cependant ma belle-mère me hait, mon épouse me repousse.
Annem gençken çok güzelmiş.Cuando mi madre era joven, era muy guapa.
Annem iki gündür hasta.Mi madre lleva dos días enferma.
Annem için bir hediye arıyorum.Estoy buscando un regalo para mi madre.
Haftada iki kez büyük babamı ve annemi ziyaret ederim.Visito a mis abuelos dos veces a la semana.
Annemin o zamanlar sadece iki çocuğu vardı.Mi madre sólo tenía dos hijos en esa época.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod