O çocuklar annelerini bekliyor.Those children are waiting for their mother.
Annelerinin ölümünden sonra çocuklara o baktı.She cared for the children after the death of their mother.
Annelerinin kaybolması onları çok üzdü.The loss of their mother grieved them very much.
Onlar annelerini çok seviyor.They love their mother a lot.
Annelerinin kaybı onları çok etkiledi.The loss of their mother affected them greatly.
Oğullar üzüntülü şekilde annelerini gömdü.The sons sorrowfully buried their mother.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.Greeks seized infants from their mother's breasts and dashed them against rocks.
İki kardeş futbolda annelerinin desteğini almıştır.Both sisters are supported by their mother in sports.
Diğer Yahudi aileler gibi, Şabat'ı annelerinin evinde geçirmektedirler.Like any other Jewish family they go to their mother's to spend the Sabbath together.
Pasha ve Krasimir, birbirlerinin annelerini kendi anneleri gibi görüyorlardı.Both Pasha and Krasimir were raised to call both mothers their own.
Malcolm ve kardeşleri annelerini tam 24 yıl sonra hastaneden taburcu edebildiler.Malcolm and his siblings secured her release 24 years later.
Birkaç saat içinde annelerini takip etmeye başlarlar.Cubs start following their mothers at six weeks.
Sırttan inen yavrular yaklaşık 6-7 ay kadar annelerinin arkasında dolaşırlar.The young birds stay on with the parents for six to seven months.
Valide camileri Osmanlı padişahlarının annelerinin yaptırdığı camilere verilen addır.Many were crafted by the wet nurses whom they employed.
Dodd'un babası annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü.Dodd's own mother had died 11 years earlier, and her father had raised their six children alone.
Sepetteki enikler annelerini emiyordu.The noise brings in their mothers.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Females do not reproduce until their second year.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.Around three months of age, the young begin to follow the mother on hunts.
Bu doğan iki kız çocuğuna annelerinin isimleri verildi.She is the eldest of the two girls that her parents gave birth to.
Ama o ve kardeşi, beraberce annelerini hastaneden çıkardıklarında, harika hissetmişti.But he felt so great when he and his brother came together to have their mother released.
Bazen ishal boyunca bebekler, kendi annelerinin sütünü veya formülünü bile kaldıramazlar.So logging the information for the doctor and keeping in constant contact will really help.
İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar.First of all, they learn the sound of their mothers' voices.
Yemek de ısmarlayacağım... size, babanıza ve annelerinize.I'll buy you lunch too... you, your father and your mother.
Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor.He formed you in the mother's womb, formation after formation in three (veils of) darkness.
O'dur ki annelerinizin rahimlerinde size dilediği şekli verir.He shapes you in the womb of the mother as He wills.
Önceden, onun süt annelerini kabul etmemesini sağladık.We made (Moses) refuse a wet nurse.
Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmaktadır.He formed you in the mother's womb, formation after formation in three (veils of) darkness.
Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır.And Allah has brought you out from the wombs of your mothers while you know nothing.
Allah sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman hiçbir şey bilmiyordunuz.And Allah has brought you out from the wombs of your mothers while you know nothing.
Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi anneleriniz kılmamıştır.Neither has He made your wives whom you declare to be like your mothers' backs, your real mothers.
ALLAH sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman bir şey bilmiyordunuz.And Allah has brought you out from the wombs of your mothers while you know nothing.
Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde, bir yaratıştan öbürüne geçirerek oluşturuyor.He created you in the wombs of your mothers, creation after creation, in a threefold gloom.
Roman annelerinin üçte birden fazlası -%35'i- çocuklarına tokat atıyor.More than a third -- 35% -- of Roma mothers spank their children.
Inzko, "Bu para vergi mükelleflerinin yanı sıra bizzat Srebrenica annelerinin de parası."The money is of the taxpayers, but also of the mothers of Srebrenica.
"Fotoğrafları neden çektiğini sorduğumda, annelerinin ondan istediklerini söyledi."When I asked why he took the photos, he said their moms asked him to.
En çok yardımcı oyuncu olarak aktif, ana karakterlerin annelerini canlandırıyor.She is most active as a supporting actress, playing role of main characters' mothers.
İkizler jaguarlar tarafından bir kuş annelerinin nasıl öldürüldüğünü söyleyene kadar büyütüldü.The twins were raised by the jaguars until a bird told them how their mother had been killed.
Her ikisi de annelerinin resme olan ilgisini ve yeteneğini aldı.Both share their mother's interest in, and talent for, painting.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Die Jungtiere bleiben rund zwei bis vier Jahre bei der Mutter.
Sepetteki enikler annelerini emiyordu.Das Spendenmotto hiess Mütter in Not.
Ona ve üç erkek kardeşine Felsted School'unda annelerinin aile evine yakın bir eğitim verildi.Er und seine jüngere Schwester Rebecca wurden beide zu Hause unterrichtet.
Annelerinin ise küçük bir bakkal dükkânı vardı.Ses parents ont une petite épicerie.
Yavrular birkaç hafta emzirilir ve uzun süre annelerinin yanında kalırlar.Ceux-ci sont ensuite allaités pendant deux mois et restent très longtemps auprès de leurs parents.
Bir yaşına varınca annelerini terk ederler.Ils se séparent de leur mère à l'âge d'un an.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Les petits vivent avec leur mère jusqu'à la prochaine période de reproduction.
Ona ve üç erkek kardeşine Felsted School'unda annelerinin aile evine yakın bir eğitim verildi.Lui et sa jeune sœur, Rebecca, ont tous deux été scolarisé à la maison.
Son yıllarda annelerinin "Elizabeth Lucy" veya "Elizabeth Wayte" öldüğü sanılmaktadır.Une heure plus tard, elle demande que l'on nomme son fils « Tom Elvis » et meurt.
Annelerini özlüyorlar mı?¿Ellos extrañan a su madre?
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.A los tres meses los pequeños leopardos comienzan a seguir a sus madres en la cacería.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Los cachorros se quedan con la madre dos años.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.Intorno ai tre mesi i piccoli cominciano a seguire la madre a caccia.
Biteviye çatışmaları çok sık annelerinin arabuluculuğuna ihtiyaç duyardı.I conflitti erano costanti e spesso richiedevano la mediazione della madre.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Tuttavia, i giovani non si separano dalla madre prima del compimento del secondo anno.
Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.I cerbiatti rimangono con le loro madri fino ai due anni.
Ölen annelerinin yerine geçmiştir.Она вспоминает свою умершую мать.
Bir yaşına varınca annelerini terk ederler.В возрасте года они покидают мать.
Yavru memeliler, genel olarak belirli bir gelişim evresini tamamlayıncaya kadar annelerinin karnında taşınır.Мать с дочерьми неподвижны: их вера в бога столь велика, что они вкладывают все силы в молитву.
Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu.Греки отрывали младенцев от материнской груди и сбрасывали со скал.
Dört yıl sonra babaları habersizce Stamps'a geldi ve onları annelerinin yanına St. Louis'e geri götürdü.Четыре года спустя отец привёз детей обратно к матери в Сент-Луис.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Через несколько недель они начинали понимать, что они в первую очередь матери для своих детей.