Ana içeriğe geç
Sözlük

anneanne ile cümle

anneanne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sonbaharda tekrar anneannemle oynamaya başladık.And I sat down with here to play that fall.
Güzel bir anneannem vardı.I had a beautiful grandmother.
Hee-cheol'ın anneannesi Ku Hye-ryung ...Hee-cheol's grandma Ku Hye-ryung ...
Anneannesi Marta Mitsumori Arjantin'de doğmuştur ve Japon asıllıdır.Her maternal grandmother, Marta Mitsumori, was born in Argentina, and is of Japanese descent.
Jang Chun olarak Lee Joo-sil-Tamam Mun'un anneannesi.Lee Joo-sil as Jang Chun-ok Mun's maternal grandmother.
Danaë'nin annesiydi ve bu nedenle Perseus'un anneannesiydi.She was the mother of Danaë and therefore maternal grandmother to Perseus.
Anneannesi İngiliz ve Gal kökenlidir.His maternal grandmother is of English and Welsh descent.
Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.Der Tod meiner Großmutter war ein großer Schock.
Anneannem gibi konuşuyorsun.Du redest wie meine Oma.
Anneannem uçabiliyor.Meine Großmutter kann fliegen.
Anneannem uçabilir.Meine Großmutter kann fliegen.
Hakkında yazdığı diğer konuların arasında intihar ve, kendi anneannesinden esinlenmiş olarak, kötümserlik.Andere Themenbereiche über die er schreibt sind Suizid und – durch seine Großmutter inspiriert – Pessimismus.
Meroko yaşarken, ado Moe Rikyo idi, Mitsuki’nin anneannesinin en iyi arkadaşıydı.Meroko, die in ihrem früheren Leben Moe hieß, war die beste Freundin von Fuzuki, Mitsukis Oma.
Modern feminizm'in kurucularından birisi olan Flora Tristan, ressam Paul Gauguin'in de anneannesidir.Flora Tristan war die Großmutter des Malers Paul Gauguin.
Anneannesi de Çinli-Jamaikalıdır.Ihre Großmutter mütterlicherseits ist wiederum Jamaika-Chinesin.
Erken yaşta öksüz kaldı ve anneannesi tarafından büyütüldü.Er war früh Waise und wurde von seiner Großmutter erzogen.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Hofzinser arbeitete mehr als 25 Jahre lang in der Hofkammer.
Anneannesi tarafından büyütülmüştür.Er wurde von seiner Großmutter erzogen.
6 yaşına kadar Cezayir'de anneannesi tarafından büyütülmüştür.Ab dem Alter von zwölf Jahren wurde sie von ihrer Mutter in Athen großgezogen.
Yolanda ismi (Violante'nin değişmiş hali) anneannesinden gelir.Yolande (variation de Violante) a hérité du prénom de sa grand-mère.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Elle a travaillé dans la fonction publique dans l'Illinois pendant vingt-cinq années.
Erken yaşta öksüz kaldı ve anneannesi tarafından büyütüldü.Orpheline à un âge précoce, elle est élevée par ses grands-parents.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Il a grandi dans la famille de sa demi-sœur.
Marie'nin velayetini anneannesi ve dedesi aldı.C'est sa grand-mère qui obtient la tutelle d'Ana et de son frère.
Çocuklar uzun süredir görmedikleri dedelerini ve anneannelerini gördükleri için mutluydular.Los niños estaban contentos de ver al abuelo y a la abuela que no veían hace tiempo.
Anneannemin benim için yaptığı paellaları özlüyorum.Echo de menos las paellas que me hacía mi abuela.
Anneannem uçabiliyor.Mi abuela sabe volar.
( Yumuşaklık ve iyilik kişiye anneannesinden mirastır. )Tú eres la Madre de Aquel que es el ser más misericordioso y más bueno.
Elrond'un torunu ve anneannesi Celebrían dolayısıyla Galadriel'in torununun çocuğudur.Él es nieto de Elrond y a través de su abuela Celebrían un bisnieto de Galadriel.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.En su viaje, se encuentran con su padre y su compañero, quienes también los abandonan.
Bir dönem Sheldon'ın anneannesinin erkek arkadaşı olmuştur, ancak daha sonra terk edilmiştir.Se hace Novio de Lionel pero posteriormente terminan.
Anneannesi sinema oyuncusu Judy Campbell, amcası da senaryo yazarı Andrew Birkin’dir.È nipote dell'attrice Judy Campbell (sua nonna materna) e dello scrittore Andrew Birkin (suo zio).
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Lavora all'Unicef come volontario per oltre vent'anni.
Anneannesi de Çinli-Jamaikalıdır.I suoi nonni materni erano giamaicani.
Modern feminizm'in kurucularından birisi olan Flora Tristan, ressam Paul Gauguin'in de anneannesidir.Flora Tristán fu anche la nonna del pittore francese Paul Gauguin.
Sedef'in anneannesini sevmektedir.Adora la nonna materna.
Bir dönem Sheldon'ın anneannesinin erkek arkadaşı olmuştur, ancak daha sonra terk edilmiştir.Ha avuto una relazione per sei mesi con la figlia di Walt, poi interrotta.
Anneannesi, Gurage halkının mirasını taşır.Alla morte della zia è destinato a ereditarne la fortuna.
Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.Смерть моей бабушки была большим потрясением.
( Yumuşaklık ve iyilik kişiye anneannesinden mirastır. )Она стесняется матери и её безвкусной одежды, хотя и благодарна за заботу.
Erken yaşta öksüz kaldı ve anneannesi tarafından büyütüldü.Рано осталась сиротой, воспитывалась у бабушки.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Проработала в совхозе более 25 лет.
Anne ve babaları iş için ABD'ye giden Havuç'la Duygu anneannesiyle dedesinin evine yerleşir.«Деда с бабушкой перевезли на чью -то, не помню, квартиру.
Eysenck anneannesi tarafından yetiştirildi.В юности воспитывался сестрой Зейнеп.
Fındıkzade’de anneannesinin evinde büyümüştür.Она выросла в доме своей бабушки.
Eudoxia'nın anneannesinin ismi kaydedilmemiştir.Имя жены Теодоана не известно.
Babasını çocukluk çağında kaybetti ve anneannesinin evinde diğer dört kardeşiyle birlikte büyüdü.В десятилетнем возрасте потеряла мать, вместе с сестрой воспитывалась в новой семье отца.
Babasını çocukluk çağında kaybetti ve anneannesinin evinde diğer dört kardeşiyle birlikte büyüdü.تُوفي والدها وهي في طفولتها فتربت في بيت جدتها لوالدتها هي وأربعة أخوةٍ لها.
Marie'nin velayetini anneannesi ve dedesi aldı.تكبر عند جدته مريم - أم أبيه.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.عملت في الحقل التربويّ لأكثر من خمس وعشرين سنة.
Modern feminizm'in kurucularından birisi olan Flora Tristan, ressam Paul Gauguin'in de anneannesidir.Flora Tristán foi a avó do pintor francês Paul Gauguin.
Anane (Güler Ökten) — Sedef'in birlikte yaşadığı anneannesi.Fritzi Ritz (Tia Glorinha) - tia de Nancy com quem ela vive.
Eudoxia'nın anneannesinin ismi kaydedilmemiştir.A identidade da avó materna de Eudóxia não é conhecida.
Anne tarafından dedesi Savoya Kontu V. Amadeus ve anneannesi onun ikinci karısı olan Brabantlı Maria'dır.Os seus avós maternos eram o conde Amadeu V de Saboia e a sua segunda mulher Maria de Brabante.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Ela tem trabalhado no setor de varejo por quinze anos.
Anneannem yavaşça konuşuyor.Minha vó fala devagar.
Dedem ve anneannemin anlattığı masal ve öyküler hâlâ kulaklarımda.Over hoe Pap en Mam elkaar leerden kennen bestaan meerdere verhalen.
Masalları ile büyüdüğü anneannesinin üzerinde büyük etkisi vardır.Zijn grootmoeder van moederszijde stilde zijn jeugdige fantasie met haar sprookjes.
Anneannesi 25 yıldır UNICEF için çalışmaktadır.Tjeerdsma werkte eenentwintig jaar bij het CNV.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zij zullen zich afwenden naar de wens van de vader van hun dwaling, de demiurg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod