Annemin pastayı sakladığını gördüm.I saw my mother hide the cake.
Her ay annemden haber alıyorum.I hear from my mother every month.
Annemin bir şarkı söylediğini asla duymadım.I've never heard my mother sing a song.
Annemin bulaşıkları yıkamasına yardım ettim.I helped my mother wash the dishes.
Annemin mutfağı temizlemesine yardım ettim.I helped my mother clean the kitchen.
Anneme gerçekten bağlıyım.I'm really attached to my mother.
Akşam yemeğinden sonra annemin bulaşıkları yıkamasına yardım edeceğim.I'll help my mother wash the dishes after supper.
Annemle Disneyland'a gittim.I went to Disneyland with my mother.
Bütün elbiselerimi anneme yıkattım.I had all my clothes washed by my mother.
Ben annemin yanına koştum.I ran to my mother.
Ben anneme benzerim.I resemble my mother.
Anneme kahvaltının hazır olup olmadığını sordum.I asked my mother if breakfast was ready.
Annemi görmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to see my mother.
Anneme yardım etmem gerekiyor.I have to help Mother.
Annem kadar erken kalkmam.I don't get up as early as my mother.
Annem kadar iyi yemek pişiremem.I cannot cook as well as my mother does.
Onu annemi memnun etmek için söyledim.I said that to please my mother.
Ben annemin örneğini izledim.I followed my mother's example.
Ben, annemin izinden gittim.I followed my mother's example.
Annemi bekliyorum.I'm waiting for my mother.
Annemi çok severim.I love my mother very much.
Meşguldüm, ama anneme yardım ettim.I was busy, but I helped Mother.
Ben her ay maaş gününde anneme elli bin yen veririm.I give my mother fifty thousand yen on payday every month.
Anne babam eve gelene kadar yemek yemekten kaçındım.I refused to eat until my parents came home.
Anne babama "İyi geceler" dileyip yatmaya gittim.I said "good night" to my parents and went to bed.
Annem sınavın sonucu hakkında benden daha endişeli.Mother is more anxious about the result of the examination than I am.
Anne-babamıza bakılmalıdır.Our parents should be taken care of.
Annesinin onu sigara içerken yakaladığı günü hâlâ unutamaz.He still remembers the day his mother found out he was smoking.
Annesinin onu sigara içerken yakaladığı günü hâlâ hatırlar.He still remembers the day his mother found out he was smoking.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben annem tarafından azarlandım.To tell the truth, I was scolded by my mother.
O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.Young as she was, she devotedly attended on her sick grandmother.
O yeterince anne sütü içmiyor.She doesn't drink enough breast milk.
Ödevimi bitirdikten sonra, annemle sohbet ettim.Having done my homework, I had a chat with Mom.
Ayda en az bir kez anne babanı aramalısın.You should call on your parents at least once a month.
En azından ayda bir defa anne babana yazmayı unutmamalısın.You must not forget to write to your parents at least once a month.
Anneleri kızları izliyor muydu?Was their mother watching the girls?
Çocuk eve geldiğinde her şeyden önce annesine ondan bahsetti.The boy told his mother about it first of all when he got home.
Çocuk annesinin çantasından para çaldı.The boy stole money from his mother's handbag.
Anne ve babası ölen çocuklar "yetim" olarak adlandırılırlar.Children whose parents are dead are referred to as "orphans".
Doğa iyi bir annedir.Nature is a good mother.
Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.Parents punish their children for misbehavior.
Anne ve babalar, çocukları için koruma sağlarlar.Parents provide protection for their children.
Bir insan kendi annesini sevmelidir.One should love one's own mother.
İnsanlar bunu anneme sık sık söyledi.People often said this to my mother.
Bebek annesinin kucağında uykuya dalmıştı.The baby was sound asleep in her mother's arms.
Bebek annesinin kollarına sokuldu.The baby nestled in his mother's arms.
Bebek annesini istiyor.The baby wants its mother.
Bebek annesinin sütüne can atar.A baby craves its mother's milk.
Geçen gün onun annesi hastanede vefat etti.The other day her mother passed away in the hospital.
Anneannem yavaşça konuşuyor.My grandmother speaks slowly.
"Bill, erkenden eve dön." "Tamam, anne.""Come home early, Bill." "Yes, Mother."
Taro, annesinin sağ tarafında.Taro is on the right side of his mother.
Tembel olduğum için annem tarafından azarlandım.I was scolded by my mother for being lazy.
Tembel olduğum için annemden azar yedim.I was scolded by my mother for being lazy.
Mutfakta anneme yardım ettim.I helped my mother in the kitchen.
Anneme mutfakta yardımcı oldum.I helped Mommy in the kitchen.
Annene kim yardım eder?Who helps your mother?
Birinin anneme haberi söylediğini duydum.I heard someone tell my mother the news.
Annesinin yerini kim alacak?Who will take the place of his mother?
Benim dersane öğretmenim annemle aynı yaşta.My homeroom teacher is the same age as my mother.