Tom annesinin çantasından para çaldı.Tom stole money from his mother's purse.
Tom'un tıpkı annesininki gibi mavi gözleri var.Tom has blue eyes just like his mother.
Tom, annesinin bulaşıkları yıkamasına yardım etti.Tom helped his mother wash the dishes.
Mary tam olarak annesine benziyor.Mary sounds exactly like her mother.
Mary anne olamayacak kadar genç.Mary is too young to be a mother.
Mary anne olmak için çok genç.Mary is too young to be a mother.
Mary tıpkı annesine benziyor.Mary looks just like her mother.
Tom'un annesi hâlâ hayatta.Tom's mother is still alive.
Tom annesini suçladı.Tom blamed his parents.
Tom'un annesi ölüyor.Tom's mother is dying.
Sami'nin anne-babası Müslümanlardan korkuyordu.Sami's parents were afraid of Muslims.
Sami'nin anne babası ona bütün Müslümanların terörist olduğunu söyledi.Sami's parents told him that all Muslims were terrorists.
Sami'nin annesi Müslüman'dı.Sami's mother was Muslim.
Annen gençken güzel olmalı.Your mother must've been beautiful when she was young.
Annen gençken çok güzel olmalı.Your mother must've been very beautiful when she was young.
Tom kazada hem annesini hem babasını kaybetti.Tom lost both his parents in the accident.
Mary teyze annemin kızkardeşi ve Alice teyze babamın kız kardeşi.Aunt Mary is my mother's sister and Aunt Alice is my father's sister.
Tom, annesinin mezarını ziyaret etmek için mezarlığa gitti.Tom went to the cemetery to visit his mother's grave.
Tom dayı ve John dayı annemin erkek kardeşleri.Uncle Tom and Uncle John are my mother's brothers.
Tom annesini rahatlatmaya çalıştı.Tom tried to comfort his mother.
Hâlâ anneme ana diyorum.I still call my mother Mama.
Tom'un annesini tanıyor musun?Do you know Tom's mother?
Tom'un annesi kimdir?Who's Tom's mother?
Bu, benim annemin.That's my mother's.
Annesi ona kilitlemesini söylediğinde o kapıyı arkasından kilitledi.He locked the door behind him as his mother had told him to do.
Annesi işten eve zaten dönmüştü ve hazırlanmış akşam yemeğini yedi.His mother was already home from work and had supper prepared.
Annemin şarkı söylediğini hiç duymamıştım.I've never heard my mother sing.
Tom annesini dinlemiş olmalıydı.Tom should've listened to his mother.
Annen baban Noel için ne istiyor?What do your parents want for Christmas?
Tom'un babası annesinin vefatından sonra yeniden evlendi.Tom's father remarried after his mother passed away.
Tom'un anne-babası onunla hiç zaman geçirmemiş.Tom's parents never spent time with him.
Annesi Tom'a sarıldı.Tom's mother hugged him.
İngiltere'ye dönüşümüzden kısa bir süre sonra annem öldü.Shortly after our return to England my mother died.
Tom'un annesi Kanadalı.Tom's mother is Canadian.
Bebek, annesine benziyordu.The baby looked just like his mother.
Anne ve babam çok müsamahakardır.Mary's parents are very permissive.
Evde kalmak ve annemle ilgilenmek zorundayım.I have to stay home and take care of my mother.
Annesi mimar olan bir arkadaşım var.I have a friend whose mother is an architect.
Annesi Tom'a köpeği beslemesini söyledi.Tom's mother told him to feed the dog.
Tom anneme benzemediğimi söyledi.Tom said I didn't look like my mother.
Annesi Tom'a inanmadı.Tom's mother didn't believe him.
Annene benzemiyorsun.You don't look like your mother.
Sen annen gibi görünmüyorsun.You don't look like your mother.
Tom'un anne ve babası onun için endişeleniyor.Tom's parents are worried about him.
Tom'un anne ve babası onun hakkında kaygılanıyor.Tom's parents are worried about him.
Annesi hastanedeyken Tom'a göz kulak olan kişi benim.I'm the one who took care of Tom when his mother was in the hospital.
Ben, annesi hastanedeyken Tom'la ilgilenen kişiyim.I'm the one who took care of Tom when his mother was in the hospital.
Tom'un anne ve babasıyla anlaşamıyorum.I don't get along with Tom's parents.
Tom anne ve babasına çok bağımlıdır.Tom is very dependent on his parents.
Tom'un anne ve babası, Tom on üç yaşındayken öldüler.Tom's parents died when Tom was thirteen.
Tom'un annesi ona bulaşıkları yıkamasını söyledi.Tom's mother told him to wash the dishes.
Tom'un annesi ona ödevini yapmasını söyledi.Tom's mother told him to do his homework.
Tom, Mary'nin, annesine pek benzemediğini söyledi.Tom said Mary didn't look very much like her mother.
Üvey annemden hoşlanmıyorum.I don't like my stepmother.
Tom, Mary'yi anne ve babasına mektup yazması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to write a letter to her parents.
Tom, Mary'yi anne ve babasına mektup yazması için yüreklendirdi.Tom encouraged Mary to write a letter to her parents.
Tom, annesinin yemek hazırlamasına yardımcı oldu.Tom helped his mother cook dinner.
Tom hala anne ve babasının evinde yaşıyordu.Tom was still living in his parents' house.
Annem ve babamın kavga etmesinden nefret ediyorum.I hate it when my parents fight.
Annem ve babam yine kavga ediyorlar.My parents are fighting again.