Eve neden senin adını koymam gerekiyor? Bu benim anne ve babamın evidir.Why should I put the house in your name? It's my parents' house.
Fadıl annesinin evinde saklandı.Fadil was holed up at his mother's house.
Fadıl annesinin evinden ayrıldı.Fadil left his mother's house.
Fadıl'ın anne ve babası o 3 yaşındayken boşandılar.Fadil's parents divorced when he was 3 years old.
Anne, evdeyim.Mom, I'm home.
Burada ne gördüğünü annene anlatma.Don't tell your mother about what you saw here.
Anneleriyle birlikte evdeler.They're at home with their mother.
Çocuklar, annelerinden sevgi ve korumayı hak ediyor.Children deserve love and protection from their mothers.
Leyla çok sevecen bir anne gibi görünüyordu.Layla seemed a very loving mother.
Anneler hayatı dünyaya getiriyor.Mothers bring life into the world.
Fadıl'ın annesi onu bütün kalbiyle seviyordu.Fadil's mother loved him with all her heart.
Fadıl anne ve babasına ve de rabbe itaat etti.Fadil obeyed his parents and the Lord.
Leyla asla bir anne olmak istemedi.Layla never wanted to be a mother.
Anne ve çocuk arasındaki değerli bağları yok edemezsiniz.You can't destroy the precious bond between mother and child.
Fadıl anne ve babasına İslam'a geçtiğini söyledi.Fadil told his parents he converted to Islam.
Fadıl'ın anne ve babası onun bir şeyi saklıyor olduğunu biliyordu.Fadil's parents knew that he was hiding something.
Sami Müslüman olduğunu anne-babasının öğrenmesini istemedi.Sami didn't want his parents to know that he had converted to Islam.
Fadıl'ın annesi onun gibi şeyleri sever.Fadil's mom loves things like that.
Fadıl annesine bakmaya karar verdi.Fadil decided to take care of his mother.
Fadıl anne ve babasından miras aldı.Fadil came into an inheritance from his parents.
Leyla annesi tarafından reddedildi.Layla was rejected by her mother.
Fadıl'ın çocuklarının bir anneye ihtiyacı vardı.Fadil's children needed a mother.
Babam, annemden daha iyi Fransızca konuşabilir.My father can speak French better than my mother.
Tom, Mary'nin annesinin operasyonu için para ödemesine yardım etmek için para gönderdi.Tom sent money to help Mary pay for her mother's operation.
Tom üç yaşındayken annesini ve babasını kaybetti.Tom lost his mother and father when he was three years old.
Tom, babamla evlenmeden önce annemle çıkıyordu.Tom dated my mother before she got married to my father.
Anne babalık totaliterlik içerir.Parenthood involves totalitarianism.
Tom üç yaşındayken anne ve babasını kaybetti.Tom lost his parents when he was three years old.
Mary benim annem değil. O benim teyzem.Mary isn't my mother. She's my aunt.
Tom annesine yaptığından daha fazla yardım etmeli.Tom should help his mother more than he does.
Tom'un annesi ödevinde ona yardımcı olur.Tom's mother helps him with his homework.
Tom'un annesi benden daha iyi bir aşçıdır.Tom's mother is a better cook than mine.
Tom annesi için bir ayak işi yapıyor.Tom is running an errand for his mother.
Annem Fransızca bilmiyor.My mother doesn't speak French.
Tom'un annesi yeniden evlendiTom's mother has gotten remarried.
Tom'un annesi benimkinden daha uzun boylu.Tom's mother is taller than mine.
Tom annesine göz kulak olmak zorunda.Tom has to look after his mother.
Tom'un annesi benden daha yaşlı.Tom's mother is older than mine.
Annesi onu rahatlattı.His mother comforted him.
Tom'un annesi onu rahatlattı.Tom's mother comforted him.
Annesi onu teselli etti.Her mother comforted her.
Annesi çok güzel bir kadın.I don't know what will happen next year.
Annen seninle gurur duyardı.Your mother would be proud of you.
Sami küfürbaz annesini terk etti.Sami left his abusive mother.
Sami annesini dinlemeyecek.Sami won't listen to his mother.
Sami annesini hiç dinlemez.Sami would never listen to his mother.
Anne ve baban zengin olmadıkça, yaşamak için çalışmak zorundasın.You have to work for a living, unless your parents are rich.
Annenizin soyadı nedir?What is your mother's surname?
Annemin bana yapmamı söylediklerini her zaman yapmam.I don't always do what my mother tells me to do.
Tom, annesiyle büyük bir kavga etti.Tom had a big fight with his mother.
Mary'nin annesi onu yeni bir elbise yaptı.Mary's mother made her a new dress.
Tom asla annesini dinlemez.Tom never listens to his mother.
Tom annesini dinlemeyecektir.Tom won't listen to his mother.
Tom'un annesinin adı Mary'dir.Tom's mother's name is Mary.
Tom şimdi anne ve babası ile birlikte.Tom is with his parents now.
Tom'un kendi annesine yardım etmesi gerekir.Tom should help his mother.
Tom annesinin bakımını üstleniyor.Tom looks after his mother.
Tom'un annesi bekar.Tom's mother is single.
Annem tırnak cilası kullanmama izin vermiyor.Mum doesn't let me wear nail varnish.
Anne, en onurlu tavrıyla "Sorunun ne olduğunu açıklar mısın?" diye sordu."Will you explain what the trouble is?" asked Anne, in her most dignified manner.