Ana içeriğe geç
Sözlük

anne ile cümle

anne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Anneme her şeyi söyledim.I told my mom everything.
Ne olduğu umurumda değil, ben hala senin anne ve babana anlatacağım.I don't care what happens, I'm still going to tell your parents.
Annem ve babam yolun her adımında arkamdaydılar.My parents were behind me every step of the way.
Annem torunlar istiyor.My mother wants grandchildren.
Anne babam, torun istiyorlar.My parents want grandchildren.
Annene karşı iyi davran.Be nice to your mom.
Annene karşı kibar ol.Be nice to your mother.
Neredeyse annen olabilecek yaştayım, o kadar yaşlıyım!I am so old, I could almost be your mother!
Uzun bir süre, diğer çocuklar gibi, bir anne istedim.For a long time I have wanted a mother, just like other boys.
Oh, anne, yardım et! ölüyorum!Oh, Mother, help! I'm dying!
Annesi seni arıyor.Her mother is calling you.
Annesi seni çağırıyor.Her mother is calling you.
Tom ben ona merhaba dediğim zaman annesinin arkasına saklandı.Tom hid behind his mom when I said "hi" to him.
O bana ikinci bir anne gibiydi.She was like a second mother to me.
Annem ve babam okulu asmış olduğumu öğrendiler.My parents found out that I had skipped school.
Annem okulu astığımı öğrendi.My mom found out that I skipped school.
Annem okuldan kaçtığımı öğrendi.My mom found out that I skipped school.
Şimdi seni annemle ve babamla tanıştıracağım.Now I will introduce you to my parents.
Şimdi sana anne ve babamı tanıtmak istiyorum.Now I want to introduce my parents to you.
Amca ya da Dayı, babanın ya da annenin kardeşidir.An uncle is a brother of your father or your mother.
Ben iyi bir anneyim.I'm a good mother.
Annem babamla 80'lerde evlendi.My mom married my dad in the 80s.
Annem babamla doksanlı yıllarda evlendi.My mom married my dad in the 90s.
Annem babamla seksenli yıllarda evlendi.My mom married my dad in the eighties.
Mayıs ayı annelerin ayıdır.The month of May is the month of mothers.
Annem bana anahtarlarını ödünç vermek zorunda kaldı.My mom had to lend me her keys.
Buzağının, annesinden ayrılması gerekir.The calf should be separated from its mother.
Annemin yemek pişirmesine yardım ettim.I helped mom cook.
Anne otobüste çocuğunu emzirdi.The mother breastfed her child on the bus.
Anne, açım.Mom, I'm hungry.
Kız arkadaşım hala anne babamı tanımıyor.My girlfriend still doesn't know my parents.
Oğullar, anne babaları tarafından sevilirler.The sons are loved by the parents.
Tom babasıyla Fransızca ve annesiyle İngilizce konuşur.Tom speaks to his father in French and his mother in English.
Kızın annesini görüyor musun?Do you see the girl's mum?
Onun annesi gençken öldü.Her mother died when she was a teenager.
Tom onun doğum gününde annesini aramayı asla unutmaz.Tom never forgets to call his mother on her birthday.
Annesi onu aradı.His mother called him.
Ben onların anne ve babalarına hakaret etmiyorum.I'm not insulting their parents.
Sorunu annemle tartıştım.I discussed the problem with my mom.
Bugün, annem bir kayısılı kek yaptı.Today, Mom has made an apricot cake.
Tom annesinin iyi bir portresini çizdi.Tom painted a good portrait of his mother.
Anne babamın ikisi de halen yaşıyor.Both my parents are still living.
O, annesiyle birlikte bebekleri için giysiler yaptı.She made clothes for her dolls with her mom.
Merak etme, anne. Ben iyi olacağım!Don't worry, mom. I'll be alright!
Hasta annen hakkında duyduklarım için üzgünüm.I'm sorry to hear about your sick mother.
Annem bana terbiyeli davranmak zorunda olduğumu söyledi.My mother told me I have to behave myself.
Anne, kıza bir yüzük verdi.The mother gave the girl a ring.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
O, kız arkadaşının annesinin şemsiyesini ödünç almasını istedi.He asked his girlfriend to borrow her mother's umbrella.
Sanırım annem biliyor.I think my mom knows.
Annem bana aynı şeyi söyledi.My mom told me the same thing.
Annem bana aynı şeyi anlattı.My mom told me the same thing.
Tom'un annesi geçen hafta öldü.Tom's mother passed away last week.
Annem pantolonumu yamamak zorunda kaldı.My mother had to patch my pants.
Annem öldüğünde üç yaşındaydım.I was three years old when my mother died.
Tom annesi ile birlikte yaşıyor.Tom lives with his mother.
Annem her zaman işlerime burnunu sokar.My mother always sticks her nose in my private business.
Ayda kaç kez annene yazarsın?How many times a month do you write your mother?
"Büyük anne ne yapıyor?" "O, kanepede uyuyor.""What's Grandma doing?" "She's sleeping on the couch."
Çocuk annesi ona açmamasını söylemesine rağmen pencereyi açıyor.The child is opening the window even though his mother told him not to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod