anne-baba ile cümle

anne-baba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Anne baban, senin hamile olduğunu biliyorlar mı?Do your parents know that you're pregnant?
Gençler genellikle anne babaları ile topluluk önünde görülmekten utanırlar.Teenagers are often embarrassed to be seen in public with their parents.
Sorun, tüm anne babalar çocuklarının Harvard'a gitmesini istiyorlar.The problem is all parents wants their children to go to Harvard.
Onun anne babası bizimkinden daha yaşlı.Her parents are older than ours.
Onun anne babası benimkinden daha yaşlı.His parents are older than mine.
Anne babama ne olduğunu öğrenene kadar gidemem.I can't leave until I know what has happened to my parents.
Mary'nin anne babası onun Tom'a aşık olduğunu biliyorlardı.Mary's parents knew that she was in love with Tom.
Tom anne babasını hiç bilmiyordu.Tom never knew his parents.
Anne babanızla yaşıyorsunuz, değil mi?You live with your parents, right?
Anne baban evde olacak mı?Are your parents going to be home?
Tom'un anne babası ondan üç mil uzakta yaşıyor.Tom's parents live three miles from him.
Ben doğduğumda anne babam Boston'da yaşıyordu.My parents were living in Boston when I was born.
Anne babam ben bebekken öldü.My parents died when I was a baby.
Anne babam yaklaşık 2.30'da evde olacaklar.My parents will be home about 2:30.
Anne babam kavga ediyorlar.My parents are quarrelling.
Anne babam nerede olduğumu bilmiyorlar.My parents don't know where I am.
Tom'un mükemmel ahlakı, Meryem'in anne babasında büyük bir intiba bıraktı.Tom's impeccable manners made a big impression on Mary's parents.
Anne babam hiçbir şeyden şüphelenmediler.My parents didn't suspect anything.
Anne babalar çocuklarının iyi bir eğitim almalarını isterler.Parents want their children to get a good education.
Bütün çocuklar anne babalarıyla kucaklaştı.All the children hugged their parents.
Tom ile Meryem, anne-babalarının rızası olmadan evlendiler.Tom and Mary got married without their parents' consent.
Tom ve Mary kötü bir anne babadır.Tom and Mary are bad parents.
Tom ve Mary iyi bir anne babadır.Tom and Mary are good parents.
Fadıl ve Leyla'nın ikisi de çok fedakar anne babalardı.Fadil and Layla were both very devoted parents.
Anne babalık totaliterlik içerir.Parenthood involves totalitarianism.
Tom koruyucu anne baba tarafından yetiştirildi.Tom was raised by foster parents.
Anne babanla kolay sohbet edilir mi?Are your parents easy to talk to?
Anne babanla birlikte evde olman gerekiyor, değil mi?You're supposed to be home with your parents, aren't you?
Tom her hafta sonu anne babasını ziyaret eder.Tom visits his parents every weekend.
Sami anne-babasına Müslüman olduğundan hiç bahsetmedi.Sami never told his parents that he had converted to Islam.
Sami'nin anne-babası Müslüman.Sami's parents are Muslim.
Sami anne-babasına Müslüman oluğuna dair bir mesaj attı.Sami sent a text to his parents saying that he had converted to Islam.
Tom ve Mary'nin anne babaları arkadaştır.Tom and Mary's parents are friends.
Anne babamı görmek istiyorum.I want to see my parents.
Tom, Mary'nin anne babasına karşı kabaydı.Tom was rude to Mary's parents.
Anne-babam ahşap evde yaşıyor.My parents live in log house.
Anne babam onunla bir daha görüşmemi yasakladı.My parents forbade me to see him again.
Çocuklar anne-babalarından çok yaşıtlarını taklit eder.Children imitate their peers rather than their parents.
Anne-babanızın hakkını asla ödeyemezsiniz.You cannot be too good to your parents.
Tom anne-babasına muhtaç.Tom is dependent on his parents.
Tom anne-babasına bağımlı.Tom is dependent on his parents.
Anne-babanın kuzenlerinin çocuklarından kaçı kız?How many of your second cousins are girls?
Anne-babamızı onurlandırmalıyız.We should honor our parents.
Anne-babanla o şekilde konuşma.Don't talk to your parents like that.
Anne-babası kaç yaşında?How old are her parents?
Anne-babam bana gereksiz para harcamamayı öğretti.My parents taught me not to waste money.
Anne-babamın yakamdan düşmesini sabırsızlıkla bekliyorum.I can't wait for my parents to get off my back.
Pek evlenmemiş Japonlar gibi, OL'ler genellikle anne-babalarıyla erken yetişkinlik durumunda yaşar.Like many unmarried Japanese, OLs often live with their parents well into early adulthood.
Ben bütün anne babalara çocuklarının evde kalmasını sağlamaları için sesleniyorum. " dedi.I call on all parents to ask their children to stay home."
Thomas Claire'i her şeyin iyi olacağına ve iyi birer anne-baba olacaklarına ikna ediyor.Thomas reassures her that everything will be fine and that they will be good parents.
Ailesi Anne baba ve ablasından ibarettir.His parents and siblings are average-size.
Yine anne baba arasında şiddetli tartışmalar yaşanır.This is a significant concern among parents.
Yumurtaları anne-baba birlikte korur.Eggs are guarded by both parents.
Bu birlikler anne babaları Türk ve Yunan olan kişilerden oluşmuştur.Its population was made up of Bulgarians, Turks and Greeks.
"Anne baba ve onun hakkında konuşmaya hiç duymadım?""Never heard your father and mother talk about him?"
Üvey anne-baba, taţýdýđýn o haç, belki çok ađýr evetFoster care, that cross you bear, few may be as heavy as yours
Hepsinden önemlisi olabileceğiniz en iyi anne-baba olabiliyor musunuz?And more than anything, are you being the best parent you can?
Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız.We all knew we were risking our lives -- the teacher, the students and our parents.
Sanırım, yakınlarda anne-baba olmuş herkes bu anneye katılacaktır.I think anyone who's recently been a parent can sympathize with this mother.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..The power of attention is probably going to come as no surprise to the parents in the room.

İlgili Sayfalar