Ana içeriğe geç
Sözlük

anlayacaklar ile cümle

anlayacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar anlayacaklar.They will understand.
Onlar bunu anlayacaklar.They'll understand that.
Onlar bunu yapanın Tom olduğunu anlayacaklar.They'll figure out it was Tom who did it.
Ben onların seni yine de anlayacaklarını umuyorum.I hope they'll understand you anyway.
Bizi anlayacaklar.They'll understand us.
Onların anlayacaklarını düşünüyorum.I think they'll understand.
Bizim Bostonlu olduğumuzu anlayacaklarını düşünüyor musun?Do you think they'll figure out we're from Boston?
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar.""Writing that is out of this world".
Eğer hepsine tek bir defada çalışmaya kalkarsan,ne öğrenmiş olduğunu nasıl anlayacaklar.If you try to study it all at once, then how could they test what you've learned?
Dae Han Grup'un varisi demeç verdi... ...bunun bir şeyi örtbas etmek için olduğunu anlayacaklardır.The Daehan Group's grandson created this blunder. They will think it is all a show, an act.
O kadar iyi anlayacaklar ki, film bittiğinde şu soruyu soracaklar;We want them to understand it so much so that they walk out and say,
Birkaç isim sarf etmek yeterli, insanlar anlayacaklardır.You can just say a few names and people will understand.
Çünkü eminim, bir kez tadına baksalar aslında ne kadar lezzetli olduğunu anlayacaklar.Because I think, once they taste it, they'll realize that they're delicious.
Elbette, bunu anlayacaklarından emin değilim."Of course, I'm not sure they'll be up to it."
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.They shall know that I am Yahweh: I have not said in vain that I would do this evil to them.
Böylece Moavı cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››and I will execute judgments on Moab; and they shall know that I am Yahweh.
Mısırı böyle cezalandırdığımda Benim RAB olduğumu anlayacaklar.› ››Thus will I execute judgments on Egypt; and they shall know that I am Yahweh.
Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.Yet the oppressors will now come to know through what reversals they will be overthrown!
Onlar, Allah'tan başka tanrılar da kabul etmişlerdir; yakında bilip anlayacaklar.Who place other gods besides God. They will come to know soon.
Hayır! Anlayacaklar!Indeed they will come to know soon;
Yine hayır! Onlar anlayacaklar!They will indeed come to know soon.
Hayır! (İhtilafa ne hacet,) yakında anlayacaklar!Indeed they will come to know soon;
Yarın kâfirler de bu dünyanın sonunun kimin olduğunu anlayacaklardır. [8,30; 27,50-55]The unbelievers shall assuredly know whose will be the Ultimate Abode.
Gerçeği pek güzel anlayacaklar o gün. Ama zalimler o gün tam bir şaşkınlık içindedirler.But the evildoers even today are in error manifest.
Onlar yakında (gerçeği) anlayacaklar!But they will come to know,
Onlar anlayacaklar!Soon they will know for once again!
(İhtilafa ne hacet,) yakında anlayacaklar!Soon they will know!
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Je dis juste qu’ils ne viendront pas par la mer »,.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Credo che capirete che non posso lasciare questa pratica".
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Но он знает, что никогда отсюда не вырвется».
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Але він знає, що ніколи звідси не вирветься».
Onlar anlayacaklar.Вони зрозуміють.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Eu spun numai că ei nu vor veni pe mare."
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Nem tudtam volna elmenni ebből az országból.”
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Εσείς είστε από αυτόν τον κόσμο· εγώ δεν είμαι από αυτόν τον κόσμο".
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."こんな田舎に来るような人たちではないと言われていましたね」という 。
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."“만약 폭발했으면 나는 이 세상에 없었을 것이다”고 말했다.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."אנחנו רוצים שהם ידעו שהם לא לבד".
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Aš asmeniškai manau, kad jie yra ne iš Žemės planetos“.
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››그들은 내가 그들의 하나님 여호와로서 그들 중에 거하려고 그들을 애굽 땅에서 인도하여 낸 줄을 알리라 나는 그들의 하나님 여호와니라
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››וידעו כי אני יהוה אלהיהם אשר הוצאתי אתם מארץ מצרים לשכני בתוכם אני יהוה אלהיהם׃
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››فيعلمون اني انا الرب الههم الذي اخرجهم من ارض مصر لاسكن في وسطهم. انا الرب الههم
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››他 們 必 知 道 我 是 耶 和 華 他 們 的 神 、 是 將 他 們 從 埃 及 地 領 出 來 的 、 為 要 住 在 他 們 中 間 . 我 是 耶 和 華 他 們 的 神
Anlayacaklar ki, aralarında yaşamak için onları Mısır'dan çıkaran Tanrıları RAB benim. Tanrıları RAB benim.››他 們必 知道 我 是 耶和華 他 們 的 神 、 是將 他 們從 埃及 地領 出來 的 、 為要 住在 他 們中間 . 我 是 耶和華 他 們的神
"B612 Foundation" adını verdiler. "Küçük Prens"i okumuş olanların bu göndermeyi anlayacaklarını umuyorum.Ceux d'entre vous qui ont lu "Le Petit Prince" comprennent la référence, j'espère.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Así sabrán que yo soy Jehovah. ¡No en vano he dicho que les haría este mal!'
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.A zvedia, že ja som Hospodin a že som nehovoril nadarmo, že im učiním toto zlé.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.A zvědí, že já jsem Hospodin, a že jsem ne nadarmo mluvil, že na ně uvedu zlé toto.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.E saberão que eu sou o Senhor; não disse debalde que lhes faria este mal.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.És megismerik, hogy én vagyok az Úr: nem hiába mondottam, hogy megcselekszem velök e gonoszt.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.I poznają, żem Ja Pan, a iżem nie darmo mówił, że na nich to złe przywiodę.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.그 때에야 그들이 나를 여호와인줄 알리라 내가 이런 재앙을 그들에게 내리겠다 한 말이 헛되지 아니하니라
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Og de skal kende, at jeg er HERREN; det var ikke tomme Ord, når jeg talede om at gøre den Ulykke på dem.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.og de skal kjenne at jeg er Herren. Det er ikke for ingen ting jeg har talt om å føre denne ulykke over dem.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Sapranno allora che io sono il Signore e che non invano ho minacciato di infliggere loro questi mali
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Şi vor şti că Eu sînt Domnul, şi că nu degeaba i-am ameninţat că le voi trimete toate aceste rele.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Tedaj bodo vedeli, da sem jaz GOSPOD. Nisem zaman govoril, da jim hočem storiti to zlo.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.und sie sollen erfahren, daß ich der HERR sei und nicht umsonst geredet habe, solches Unglück ihnen zu tun.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.Και θελουσι γνωρισει οτι εγω ο Κυριος δεν ελαλησα ματαιως, οτι ηθελον καμει εις αυτους τα κακα ταυτα.
Benim RAB olduğumu, başlarına bu felaketi getireceğimi boşuna söylemediğimi anlayacaklar.и узнают, что Я Господь; не напрасно говорил Я, что наведу на нихтакое бедствие.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod