Ben anlayışsız değilim.I'm not unsympathetic.
Bugün bu şiddetin ve anlayışsızlığın, Birleşmiş Milletler'de yeri olmadığını beyan etmeliyiz.Today, we must declare that this violence and intolerance has no place among our United Nations.
‹‹Onlar anlayışsız bir ulustur, Onlarda sezgi yoktur.For they are a nation void of counsel. There is no understanding in them.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.A man who has riches without understanding, is like the animals that perish.
Allah onların kalblerini (imandan) çevirmiştir. Bu yüzden onlar anlayışsız bir kavimdirler.Indeed God has turned their hearts away (from the truth), for they cannot discern the law of heaven.
Kalplerine, ALLAH'tan daha çok siz korku salıyorsunuz. Zira onlar anlayışsız bir topluluktur.Surely they have greater fear of you in their hearts than of God, because they do not understand.
Zira onlar anlayışsız bir topluluktur.That is because they are a people who understand not.
Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur.Urge the believers to fight.
Kalblerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar.Their hearts are sealed up (from all kinds of goodness and right guidance), so they understand not.
Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar.So they do not understand.
Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.Your two hundred men would defeat their two thousand; the unbelievers have no understanding.
Kör, anlayışsız dünya istenci onun için en büyük çıkış noktasıydı.Twórca, dziś zapomniany i niewydawany, był za życia uznawany za najwybitniejszego prozaika swojej epoki.
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunBeszélj a pletykák Venus Egy szép szó, egy becenevet neki elvakult fia és örököse,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunBicaralah kepada saya kata gosip Venus yang adil, Satu panggilan untuk anak dungu dan ahli waris,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunFalar com o meu fofocas Venus uma palavra justa, um apelido para o seu filho e herdeiro obtuso,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunGovori moj gossip Venus eno banano beseda, en vzdevek za svojega sina in dediča purblind,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunHablar con mi compadre Venus una palabra justa, un apodo para su hijo y heredero de miope,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunHovoriť so svojím klebety Venuša jeden spravodlivý slovo, jeden za jej prezývka slabozrakých syn a dedič,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşun내 소문 금성 한 공정 단어, 그녀 반소 경의 아들과 후계자에 대한 하나의 별명, 통화
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunMluvit se svým drby Venuše jeden spravedlivý slovo, jeden za její přezdívka slabozrakých syn a dědic,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunMów do plotek jeden Venus uczciwe słowo, jeden pseudonim dla jej przyślepy syna i następcy,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunParla al mio pettegolezzi Venere una parola giusta, un soprannome per il figlio ed erede molto miope,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunParle à mon bavardage Venus un mot juste, un surnom pour son fils et héritier myope,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunPuhu minun Gossip Venus yksi reilun sana, saman lempinimen hänen purblind poika ja perillinen,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunSprechen Sie mit meinem Geschwätz Venus eine Messe Wort, ein Spitzname für ihren blöden Sohn und Erbe,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunSpreek tot mijn roddel Venus een eerlijk woord, een bijnaam voor haar kortzichtig zoon en erfgenaam,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunTala med min skvaller Venus ett rättvist ord, en smeknamn för henne skumögd son och arvinge,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunTal til min sladder Venus en retfærdig ord, Et kælenavn for hendes purblind søn og arving,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunVorbeşte-mi un singur cuvânt barfa Venus echitabil, Un pseudonim pentru fiul ei îngust şi moştenitor,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunΜιλήστε με το κουτσομπολιό μου Αφροδίτη μία δίκαιη λέξη, ένα ψευδώνυμο για κουτός γιος και κληρονόμος του,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunГовори ми клюки Венера една справедлив дума, един псевдоним за тъп си син и наследник,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunדברי רכילות המילה היחידה שלי ונוס הוגן, אחת כינוי בנו ויורשו לה קשה תפיסה,
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşunالتحدث إلى كلمتي القيل والقال one فينوس العادلة ، واحد كنية لابنها متبلد الذهن وريث ،
Benim dedikodu Venüs biri adil bir kelime, onu anlayışsız oğlu ve mirasçısı Bir takma, konuşun! - これキングコフェチュア王が乞食 - メイドをlov'dするとトリミングを撮影した若い赤褐色キューピッド、彼
Bugün bu şiddetin ve anlayışsızlığın, Birleşmiş Milletler'de yeri olmadığını beyan etmeliyiz.2年ほど前 チュニジアで露天商が 耐えがたい汚職に抗議して焼身自殺を図り
Bugün bu şiddetin ve anlayışsızlığın, Birleşmiş Milletler'de yeri olmadığını beyan etmeliyiz.Heute müssen wir erklären, dass diese Gewalt und Intoleranz hat keinen Platz unter unseren Vereinten Nationen.
Bugün bu şiddetin ve anlayışsızlığın, Birleşmiş Milletler'de yeri olmadığını beyan etmeliyiz.Hoy, debemos declarar que esta violencia y esta intolerancia no tienen lugar en nuestras Naciones Unidas.
Bugün bu şiddetin ve anlayışsızlığın, Birleşmiş Milletler'de yeri olmadığını beyan etmeliyiz.오늘, 이러한 폭력과 편혐함은 유엔에서 존재할 곳이 없음을 선언해야 합니다.
Bugün bu şiddetin ve anlayışsızlığın, Birleşmiş Milletler'de yeri olmadığını beyan etmeliyiz.اليوم، يجب علينا أن نعلن أن هذا العنف والتعصب لا مكان له بين أممنا المتحدة
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.(48:21) Человек, который в чести и неразумен, подобен животным, которые погибают.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.(49:21) L`homme qui est en honneur, et qui n`a pas d`intelligence, Est semblable aux bêtes que l`on égorge.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Ale keď prijdeš až k pokoleniu jeho otcov, uzrieš, že neuvidia svetla až na večnosť.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Andrà con la generazione dei suoi padri che non vedranno mai più la luce
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Človek, ki je v veličju, a ni razumen, je podoben živini, ki pogine.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Den, som lever i Herlighed, men uden Forstand, han er som Dyrene, der forgår.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.égis] az õ atyáinak nemzetségéhez jut, a kik soha sem látnak világosságot.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.El hombre que vive con honores, pero sin entendimiento, es semejante a los animales que perecen
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.En människa som, mitt i sin härlighet, är utan förstånd, hon är lik fänaden, som förgöres.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.존귀에 처하나 깨닫지 못하는 사람은 멸망하는 짐승 같도다
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Kurz, wenn ein Mensch in Ansehen ist und hat keinen Verstand, so fährt er davon wie ein Vieh.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Manusia tak dapat terus hidup dalam kemewahan, seperti binatang, ia pun akan binasa
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Mas o homem, embora esteja em honra, não permanece; antes é como os animais que perecem.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Người nào hưởng sự sang trọng mà không hiểu biết gì, Giống như thú vật phải hư mất.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Người nào hưởng sự sang_trọng mà không hiểu_biết gì , Giống như thú_vật phải hư mất .
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Omul pus în cinste, şi fără pricepere, este ca dobitoacele pe cari le tai.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Przecież musi iść za rodziną ojców swych, a na wieki nie ogląda światłości.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.så skal du dog komme til dine fedres slekt; de ser ikke lyset evindelig.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.toch is het einde die plaats waar God niet is.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Ο ανθρωπος ο εν τιμη και μη εννοων ωμοιωθη με τα κτηνη τα φθειρομενα.
Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.Човек, който е на почит, а не разбира, Прилича на животните, които загиват.