anlayış ile cümle
anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Rabbimiz büyük ve çok güçlüdür, Sınırsızdır anlayışı.我 們 的 主 為大 、 最有 能力 . 他 的 智慧 、 無法 測度
Rengin kaybolmadığı ama kimse için bir engel de oluşturmadığı toplum anlayışını.색상 사람에 대 한 장애가 되지 않을 것 이라고 그것은 사라질 것 이다, 하지만 장애가 되지 않을 것 이다.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Apenas compreensão verdadeira pode trazer perdão.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Chỉ khi mình mở rộng tầm nhận thức, thì mình mới có thể thật sử tha thứ.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Doar adevarata intelegere poate sa aduca iertarea
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Endast sann förståelse kan leda till förlåtelse.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Enkel waarlijk begrijpen kan vergiffenis voortbrengen.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.오직 참된 이해만이 용서를 할 수 있습니다
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Nur wahrhaftiges Verständnis kann zu Vergebung führen.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Seule la véritable compréhension peut permettre le pardon
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Soltanto la vera compassione porta al perdono.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Tylko prawdziwe zrozumienie może przynieść przebaczenie.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.Только истинное понимание может привести к прощению.
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.فقط الفهم الصادق، يستطيع أن يجلب التسامح .
Sadece gerçek anlayış bağışlayıcılığı ortaya çıkarabilir.そのような理解は相手の苦しみを見抜くことによって可能です。
Sadist mi olurdun, anlayışlı mi?¿Sádico o de apoyo?
Sadist mi olurdun, anlayışlı mi?Sadique ou qui soutient ?
Sadist mi olurdun, anlayışlı mi?Sadis atau mendukung?
Sadist mi olurdun, anlayışlı mi?Sadist oder ein Helfer?
Sadist mi olurdun, anlayışlı mi? Uyumlu bir makum mu olurdun yoksa kahramanca direniş mi gösterirdin?Дали ще бъдете послушен затворник, или герой от съпротивата?
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.E credo che ciò fosse legato al fatto che non delegavano mai la comprensione.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Et je crois qu'une des raisons à cela est qu'ils n'ont jamais délégué la compréhension.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Ich denke das kommt davon, dass sie das Begreifen niemals delegiert haben.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Ik denk dat dat deels komt doordat zij inzicht nooit hebben gedelegeerd.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.그리고 사물에 대한 이해를 절대 포기하지 않는 것이 모델링의 일부라고 생각합니다.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Sądzę, że częścią tego jest to, że nigdy nie narzucali konkretnego rozumowania.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Și, cred eu, o parte din asta constă în faptul că nu au delegat niciodată înțelegerea.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Và tôi nghĩ một phần của điều đó là họ không bao giờ đại diện cho sự hiểu biết.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Y pienso que parte de eso es que nunca delegaron el entendimiento.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.И мне кажется, что причиной тому может быть тот факт, что они никогда не делегировали понимание.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.Мисля, че част от това е, че никога не делегираха разбиране.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.ואני חושב שחלק מזה נובע מהעובדה שהם אף פעם לא האצילו את ההבנה.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.وأعتقد أن جزءا من ذلك هو أنها لم تفوض التفاهم.
Sanırım bunun bir parçası olarak hiçbir zaman anlayıştan ödün vermediler.私たちの家族はとてもラッキーでした
Sanırım espri anlayışımı kaybetmeye başlıyorumJe pense que je commence à perdre mon sens de l'humour
Sanırım espri anlayışımı kaybetmeye başlıyorumMyslím, že začínam strácať zmysel pre humor
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Aku takkan bilang kau berbuat adil.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Erre a körülményre mem mondanám, hogy rendes bánásmód.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Ert sätt att dela är inte särskilt rättvist.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Ik vind jullie beleid van delen niet echt eerlijk.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Jeg vil ikke sige, I er gode til at deles retfærdigt.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.No voy a decir que sea equitativo.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.- Δεν θα το'λεγα ότι τα καταφέρνεις.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Аз няма да кажа, вие сте добре да, справедливо.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.Не бих нарекъл поведението ти подобаващо.
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.קשה לקרוא למדיניות .השיתוף שלך, הוגנת
Senin "adil" paylaşım anlayışından endişe ediyorum.لا أعتقد أن سياسة المشاركة عادلة
Sezgisel anlayış.Comprensión intuitiva.
Sezgisel anlayış.la compréhension intuitive.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.Dua pertiga dari masyarakat Inggris sedikit lebih paham... ...bagaimana perbankan bekerja.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.Gli altri 2/3 degli Inglesi hanno una comprensione un po' migliore di come funzionino davvero le banche.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.Het andere, 2/3e deel van de Engelsen begrijpt iets beter hoe banken echt werken.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.He uskovat, että pankit vastaanottavat rahaa säästäjiltä ja lainaavat sitä lainanottajille.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.Teraz pozostałe dwie trzecie społeczenstwa UK trochę lepiej rozumie to, jak naprawdę banki działają.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.Zbylé dvě třetiny anglické veřejnosti mají o něco lepší představu o tom, jak banky fungují.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var Bankalar gerçekten iş.כתלות באחוז הרזרבה, הבנק מכפיל כלפי מעלה את כמות הכסף על ידי הלוואות
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış varDe har en något bättre uppfattning om hur banker verkligen fungerar.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış var"Der Mittelsmann" ("Intermediär")
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış varles banques fonctionnent vraiment.
Şimdi diğer üçte UK kamuoyunun nasıl biraz daha iyi bir anlayış varLos otros dos tercios del público inglés entienden algo mejor cómo funcionan los bancos.