anlayış ile cümle

anlayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Tôi tin rằng có một sự tiến hóa về đạo đức.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Uskon, että moraali on kehityksen tulos.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Věřím, že existuje vyvinutá morálka.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Verím, že je tu vyvinutá morálka.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Wierzę, że moralność wyewoluowała.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Πιστεύω ότι υπάρχει μία εξελιγμένη ηθική.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Според мен, имаме еволюирала моралност.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Существует развитая нравственность.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.Я вірю в еволюцію моралі.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.אני מאמין שישנה מוסריות שהתפתחה באבולוציה.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.أعتقد أن هناك نظاما أخلاقيا يتطور.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.今日 お話したことはその一端に過ぎませんが
Bankacılık biraz daha iyi bir anlayış. Adı verilen bir şeyler öğrettilerHeille opetetaan jotain, mitä kutsutaan
Bankacılık biraz daha iyi bir anlayış. Adı verilen bir şeyler öğrettilerOni są nauczeni czegoś, co nazywa się
Bankacılık biraz daha iyi bir anlayış. Adı verilen bir şeyler öğrettilerיש הבנה טובה קצת יותר לגבי בנקים. מלמדים אותם את מודל
Bazen öyle şeyler yapabilir. Lütfen anlayışlı ol.Ele é assim de vez em quando, por favor seja carinhosa.
Bazen öyle şeyler yapabilir. Lütfen anlayışlı ol.Έτσι είναι μερικές φορές.Δείξε κατανόηση.
Bazen öyle şeyler yapabilir. Lütfen anlayışlı ol.إنه يصبح هكذا في بعض الأحيان أرجوك كوني متفهمة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.A naplnil ho duchem Božím, moudrostí, rozumností i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.a naplnil ho duchom Božím, múdrosťou a rozumnosťou a umením a to v každej práci,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.e o encheu do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.És betöltötte õt Istennek lelkével, bölcseséggel, értelemmel és tudománynyal minden mesterségben:
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.han har fylt ham med Guds Ånd, med visdom, med forstand og med kunnskap og med dyktighet til alle slags arbeid
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.Il l`a rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.I napełnił go Duchem Bożym, mądrością, i umiejętnością wszelkiego rzemiosła;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.in ga je napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti, razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.하나님의 신을 그에게 충만케 하여 지혜와 총명과 지식으로 여러가지 일을 하게 하시되
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.L -a umplut cu Duhul lui Dumnezeu, duh de înţelepciune, pricepere, şi ştiinţă, pentru tot felul de lucrări.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.und hat ihn erfüllt mit dem Geist Gottes, daß er weise, verständig, geschickt sei zu allerlei Werk,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.y lo ha llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.και ενεπλησεν αυτον πνευματος θειου, σοφιας συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и го изпълни с Божия дух в мъдрост разум, знание и всякакво изкусно работене,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.и исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.וימלא אתו רוח אלהים בחכמה בתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.وملأه من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 聰 明 、 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu kendi Ruhuyla doldurdu.又 以 神 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 聰明 、 知識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil jsem ho duchem Božím, moudrostí a rozumností, i uměním všelijakého řemesla,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.A naplnil som ho duchom Božím, múdrosťou, rozumnosťou a umením, a to vo všelijakom diele,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.e o enchi do espírito de Deus, no tocante � sabedoria, ao entendimento, � ciência e a todo ofício,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.És betöltöttem õt Istennek lelkével, bölcsességgel, értelemmel és tudománynyal minden mesterséghez.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.I napełniłem go Duchem Bożym, mądrością, i rozumem, i umiejętnością we wszelakiem rzemiośle.
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.in sem ga napolnil z duhom Božjim, ki se kaže v modrosti in razumnosti in znanosti in v vsakršni spretnosti,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.Je l`ai rempli de l`Esprit de Dieu, de sagesse, d`intelligence, et de savoir pour toutes sortes d`ouvrages,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.하나님의 신을 그에게 충만하게 하여 지혜와 총명과 지식과 여러가지 재주로
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.L'ho riempito dello spirito di Dio, perché abbia saggezza, intelligenza e scienza in ogni genere di lavoro
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.og fyldt ham med Guds Ånd, med Kunstsnilde, Kløgt og Indsigt i alskens Arbejde
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.y lo he llenado del Espíritu de Dios, con sabiduría, entendimiento, conocimiento y toda habilidad de artesano
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.και ενεπλησα αυτον πνευματος θειου, σοφιας και συνεσεως και επιστημης και πασης καλλιτεχνιας,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.и изпълних го с Божия дух в мъдрост, в разум, в знание, и във всякакво изкуство;
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.и Я исполнил его Духом Божиим, мудростью, разумением, ведением и всяким искусством,
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.ואמלא אתו רוח אלהים בחכמה ובתבונה ובדעת ובכל מלאכה׃
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.وملأته من روح الله بالحكمة والفهم والمعرفة وكل صنعة
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.我 也 以 我 的 靈 充 滿 了 他 、 使 他 有 智 慧 、 有 聰 明 、 有 知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Beceri, anlayış, bilgi ve her türlü ustalık vermek için onu ruhumla doldurdum.我 也 以 我 的 靈充滿 了 他 、 使 他 有 智慧 、 有 聰明 、 有知 識 、 能 作 各 樣 的 工
Benim anlayışıma göre, bir dolar sermaye yatırımı, en az 20 dolar yardıma eşittir.AG: Nee. Het is niet dat het niet werkte.
Benim anlayışıma göre, bir dolar sermaye yatırımı, en az 20 dolar yardıma eşittir.AG: Nem. Nem is az, hogy nem működött.
Benim anlayışıma göre, bir dolar sermaye yatırımı, en az 20 dolar yardıma eşittir.AG: Nu. Nu e vorba că nu a funcţionat.
Benim anlayışıma göre, bir dolar sermaye yatırımı, en az 20 dolar yardıma eşittir.C'est que, dans mon opinion, un dollar d'investissement privé, équivaut au moins à 20 dollars d'aide.

İlgili Sayfalar