anlattı ile cümle

anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.祭司 長和 法利 賽人 、 聽見 他 的 比喻 、 就 看出 他 是 指著 他 們說的
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Da fortalte den øverste munnskjenk Josef sin drøm og sa til ham: Jeg så i drømme et vintre som stod foran mig;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Elbeszélé azért a fõpohárnok az õ álmát Józsefnek, és monda néki: Álmomban ímé egy szõlõtõ vala elõttem;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Então contou o copeiro-mor o seu sonho a José, dizendo-lhe: Eis que em meu sonho havia uma vide diante de mim,
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Entonces el jefe de los coperos contó su sueño a José, diciendo: --En mi sueño veía delante de mí una vid
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.술 맡은 관원장이 그 꿈을 요셉에게 말하여 가로되 내가 꿈에 보니 내 앞에 포도나무가 있는데
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Pengurus minuman itu berkata, "Dalam mimpi itu saya melihat ada pohon anggur di depan saya
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Pove torej veliki točaj sanje svoje Jožefu in mu reče: V sanjah mojih, glej, je bila vinska trta pred menoj,
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Så fortalte Overmundskænken Josef sin Drøm og sagde: "Jeg så i Drømme en Vinstok for mig;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.И рассказал главный виночерпий Иосифу сон свой и сказал ему: мне снилось, вот виноградная лоза предо мною;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.Тогава началникът на виночерпците разказа своя сън на Иосифа, като му рече: В съня ми, ето лоза пред мене;
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.ויספר שר המשקים את חלמו ליוסף ויאמר לו בחלומי והנה גפן לפני׃
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.فقصّ رئيس السقاة حلمه على يوسف وقال له كنت في حلمي واذا كرمة امامي.
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.酒 政 便 將 他 的 夢 告 訴 約 瑟 說 、 我 夢 見 在 我 面 前 有 一 棵 葡 萄 樹
Baş saki düşünü Yusufa anlattı: ‹‹Düşümde önümde bir asma gördüm.酒政 便 將 他 的 夢告 訴約 瑟說 、 我 夢見 在 我 面 前 有 一 棵 葡萄樹
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.또한 촬영이 끝날 때쯤, 저는 때때로 세상을 놀라게 만들 다큐멘터리보다 더 좋은 이야기를 해줄 수 있는 사진을 찍어야겠다 느꼈습니다.
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.La sfârșitul unei filmări, simțeam că fotografiile relatau o poveste mai bună decât un documentar de senzație.
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.ובסוף הצילום, לעתים חשתי שהיו לי צילומים שסיפרו את הסיפור טוב יותר מאשר סרט תיעודי, טוב ככל שיהיה.
Bazen çekimlerin sonunda bazı fotoğrafların tüm hikayeyi belgeselden daha iyi anlattığı hissine kapılıyorum.真実を物語っていると 撮影の最後に 時々感じることがありました 政治や議題を問わず
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.Beall spiega a Global Voices Online come è stata sconvolta da questi fatti:
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.Beall vertelt aan Global Voices Online hoe het haar heeft geraakt.
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.Hablando con Global Voices Online, Beall explicó cómo le afectó.
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.Lors d'un entretien avec Global Voices, KerryBeall a expliqué ce qui l'a frappé :
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.Μιλώντας στο Global Voices Online, η Beall εξήγησε πώς το εμπνεύστηκε.
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.Общаясь с корреспондентом Global Voices Online, Бэлл рассказала о том, как на нее это повлияло.
Beall, Global Voices Online'a proje fikrinin nasıl başladığını anlattı.إذ كشفت بيال كيف أثّر فيها ذلك خلال حديث لها مع الأصوات العالمية على الانترنت.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.A Beck mi povedal ten príbeh veľmi potichu, no bol som ním úplne ohromený.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck kể câu chuyện rất nhẹ nhàng, nhưng đã làm tôi hoàn toàn choáng váng.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck me contó esta historia muy calmadamente, pero yo estaba totalmente asombrado.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck mi raccontò gli eventi in maniera molto tranquilla, ma io rimasi assolutamente sbalordito.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck nagyon nyugodtan mesélte el nekem ezt a történetet de ez engem teljesen megdöbbentett.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck opowiedział mi tę historię bardzo spokojnie, ale ja byłem nią kompletnie zadziwiony.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck vertelde mij dit verhaal zeer kalm maar ik was erdoor verbluft.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Et Beck m'a raconté cette histoire très calmement, et elle m'a complètement stupéfait.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Iar Beck mi-a spus povestea asta foarte încet, dar eu eram absolut uimit de ea.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.벡은 아주 차분하게 이 이야기를 들려주었습니다. 저는 그의 이야기에 대단히 놀랐습니다.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Und Beck erzählte mir diese Geschichte sehr ruhig, aber ich war absolut perplex davon.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Бек ми разказа тази история много тихо, но бях напълно зашеметен от нея.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Бек рассказал мне эту историю очень тихо, но я был совершенно потрясен ею.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Бек розповів мені цю історію дуже спокійно, але я був цілковито вражений нею.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.ובאק סיפר לי את הסיפור ממש בשקט, אבל אני הייתי ממש המום ממנו.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.وقد أخبرني " بيك " هذه القصة بهدوء وقد صُعقت بها تماماً
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.私は全く圧倒されていました そんなに長時間雪の中に倒れていた人が
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.일주일 중 4일 정도는 이야기를 읽어주고 3일 정도는 아이들이 당신에게 이야기를 얘기하게 하세요.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.A hétből csak négy este legyen estimese, a másik három este pedig meséltess velük történeteket.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Có thể 4 ngày/tuần bạn kể chuyện cho chúng và 3 ngày còn lại hãy bảo chúng kể truyện.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Może 4 wieczory czytaj bajki, a przez 3 niech one coś opowiedzą.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Možná tak čtyři noci jim čtěte vy a další tři noci je nechte vyprávět.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Talvez quatro noites por semana, mas três noites por semana façam-nas contar histórias.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Vielleicht 4-mal die Woche Gute-Nacht-Geschichten und 3-mal die Woche lassen Sie sie Geschichten erzählen.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Διαβάστε τους παραμύθια τέσσερις φορές την εβδομάδα και τρία βράδυ βάλτε τα να σας πουν αυτά ιστορίες.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Може би четири вечери в седмицата им четете приказки, а три вечери в седмицата нека те разказват истории.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Может быть, 4 вечера на неделе читайте им сказки на ночь. И три вечера рассказывайте им истории.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.Може чотири ночі на тиждень читайте їм казки а три ночі на тиждень - нехай вони оповідають історії.
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.אולי 4 לילות בשבוע תקראו להם סיפורים לפני השינה ושלושה לילות בשבוע תנו להם לספר סיפורים
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.ربما اقرا لهم 4 ايام في الاسبوع ولكن في الايام الثلاث الباقية ادفعهم لكي يخبروك هم قصة
Belki de haftanın dört gecesi masal okuyun ve üç gece de onlara hikaye anlattırın.あとの3日は 子供たちに お話をさせることです いっしょに座って 何か4つのもの
Ben bir tarihçiyim. Steve bize ufak teknolojinin geleceğini anlattı.Ich bin ein Historiker.
Ben bir tarihçiyim. Steve bize ufak teknolojinin geleceğini anlattı.Ik ben historicus.
Ben bir tarihçiyim. Steve bize ufak teknolojinin geleceğini anlattı.Sono uno storico.

İlgili Sayfalar