anlattı ile cümle
anlattı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Luutnantti kertoi kaiken tällaiselle pojalle.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Me lo contó todo. A un niño como yo.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Opowiedziała mi wszystko, takiemu dzieciakowi.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Μου είπε τα πάντα, αν και είμαι παιδί ακόμη.
Bana her şeyi anlattı, benim gibi bir çocuğa.Она всё мне рассказала - мне, ребёнку.
Bana hikayesini anlattı, gecenin saat 4'ündeEu ouvi a história de um taxista a caminho do Aeroporto de Newark.
Bana hikayesini anlattı, gecenin saat 4'ünde그 말이 사실인지 아닌지는 확인할 수 없었지만
Bana hikayesini anlattı, gecenin saat 4'ündeהוא סיפר לי סיפור על כך שבאמצע הלילה, ב-4 לפנות בוקר,
Bana hikayesini anlattı, gecenin saat 4'ündeوأنه ربما يكون أو لا يكون صادقاً،
Bana hikayesini anlattı, gecenin saat 4'ündeクィーンズにある彼の自宅から中西部まで連行され
"bana hikayeyi anlattı" derken.또는 "내게 이야기를 해 주었다,"
"bana hikayeyi anlattı" derken.lub "She told me a story",
"bana hikayeyi anlattı" derken."Max spanyolt tanított a diákoknak" vagy "Max a diákokat spanyolra tanította".
"bana hikayeyi anlattı" derken."Max taught Spanish to the students(マックスはスペイン語を生徒に教えた)" または "taught the students Spanish"などが例です
"bana hikayeyi anlattı" derken.או "סיפרה לילד סיפור,"
"bana hikayeyi anlattı" derken.أو "حكتها لي،"
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Dziękuję, że mi opowiedziałaś o Isvalu.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Gracias por contarme lo de Isvar.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Grazie per avermi raccontato di Isval.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Kiitos, että kerroit Isvalista.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Obrigado por me ter contado tudo sobre Isval.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Tack för att du berättade om Isval.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Tak fordi du fortalte om Isval.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Σε ευχαριστώ που μου είπες για το Ίσβαλ.
Bana İsval'i anlattığınız için teşekkürler.Спасибо, что рассказала мне об Ишвале.
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:Hon sa att när hon växte upp på landet i Virgina-
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:그런데 스톤 여사가 말씀하시기로 그녀는 버지니아의 시골에서
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:Sie erzählte mir, dass sie als Sie im dörflichen Virginia aufwuchs draußen auf den Feldern arbeitete.
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:Ze vertelde me over haar jeugd op het platteland van Virginia.
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:והיא סיפרה לי שכאשר גדלה בווירג'יניה הכפרית,
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:وأخبرتني أنها عندما كانت ترعرع في ريف فيرجينيا،
Bana küçüklüğüyle ilgili bir öykü anlattı:畑仕事をしていた時に-
Basa Bali'nin kurucusu Alissa Stern, Planet World'e projeyi neden başlattıklarını anlattı:Alissa Stern, fundadora de Basa Bali, contó a Planet World por qué lanzaron el proyecto:
Basa Bali'nin kurucusu Alissa Stern, Planet World'e projeyi neden başlattıklarını anlattı:Alissa Stern, la fondatrice di Basa Bali, ha detto a Planet World perché ha lanciato il progetto:
Basa Bali'nin kurucusu Alissa Stern, Planet World'e projeyi neden başlattıklarını anlattı:Alissa Sternová, zakladatelka Basa Bali, řekla Planet World, proč zahájili tento projekt:
Basa Bali'nin kurucusu Alissa Stern, Planet World'e projeyi neden başlattıklarını anlattı:Η Alissa Stern, ιδρύτρια του Basa Bali, δήλωσε στο Planet World γιατί ξεκίνησαν το εγχείρημα:
Basa Bali'nin kurucusu Alissa Stern, Planet World'e projeyi neden başlattıklarını anlattı:Основатель Basa Bali Алиса Старн рассказала Planet World о причинах запуска этого проекта:
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.A keď počuli najvyšší kňazi a farizeovia tie jeho podobenstvá, poznali, že hovoril o nich,
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Al oír sus parábolas, los principales sacerdotes y los fariseos entendieron que él hablaba de ellos
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.A slyšavše přední kněží podobenství jeho, porozuměli, že by o nich mluvil.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.A usłyszawszy przedniejsi kapłani i Faryzeuszowie podobieństwa jego, domyślili się, iż o nich mówił;
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Các thầy tế lễ cả và người Pha-ri-si nghe những lời ví dụ đó, thì biết Ngài nói về mình.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Các thầy tế_lễ cả và người Pha-ri-si nghe những lời ví_dụ đó , thì biết Ngài nói về mình .
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Då nu översteprästerna och fariséerna hörde hans liknelser, förstodo de att det var om dem som han talade.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.De leidende priesters en Farizeeërs begrepen nu wel dat deze voorbeelden op hen sloegen.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.După ce au auzit pildele Lui, preoţii cei mai de seamă şi Fariseii au înţeles că Isus vorbeşte despre ei,
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.És a fõpapok és farizeusok hallván az õ példázatait, megértették, hogy róluk szól.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.대제사장들과 바리새인들이 예수의 비유를 듣고 자기들을 가리켜 말씀하심인줄 알고
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Kun ylipapit ja fariseukset kuulivat nämä hänen vertauksensa, ymmärsivät he, että hän puhui heistä.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Og da Ypperstepræsterne og Farisæerne hørte hans Lignelser, forstode de, at han talte om dem.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Og da yppersteprestene og fariseerne hørte hans lignelser, skjønte de at han talte om dem.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Os principais sacerdotes e os fariseus, ouvindo essas parábolas, entenderam que era deles que Jesus falava.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Und da die Hohenpriester und Pharisäer seine Gleichnisse hörten, verstanden sie, daß er von ihnen redete.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Και ακουσαντες οι αρχιερεις και οι Φαρισαιοι τας παραβολας αυτου, ενοησαν οτι περι αυτων λεγει
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.И главните свещеници и фарисеите, като чуха притчите Му, разбраха, че за тях говори;
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.И слышав притчи Его, первосвященники и фарисеи поняли, что Он о них говорит,
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.І вислухавши архиєреї та Фарисеї приповісти його, догадались, що про них говорить.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.ויהי כשמע הכהנים הגדולים והפרושים את משליו ויבינו כי עליהם דבר׃
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.ولما سمع رؤساء الكهنة والفريسيون امثاله عرفوا انه تكلم عليهم.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.祭 司 長 和 法 利 賽 人 、 聽 見 他 的 比 喻 、 就 看 出 他 是 指 著 他 們 說 的