Önce bu deneyin sonuçlarını anlatmak istiyorum, sonra da aşkın nereye gittiğine geçmeyi düşünüyorum.Отже, спочатку я хочу розповісти про це, а потім продовжити про майбутнє любові.
Önce bu deneyin sonuçlarını anlatmak istiyorum, sonra da aşkın nereye gittiğine geçmeyi düşünüyorum.Я хочу сначала рассказать об этом, а потом продолжить про будущее любви.
Önce bu deneyin sonuçlarını anlatmak istiyorum, sonra da aşkın nereye gittiğine geçmeyi düşünüyorum.אז רציתי לספר לכם קודם כל על זה, ואז לדבר על הכיוון שאליו הולכת לדעתי האהבה.
Önce bu deneyin sonuçlarını anlatmak istiyorum, sonra da aşkın nereye gittiğine geçmeyi düşünüyorum.وهذا ما أريد أن أحدثكم به أولاً ثم نستكمل إلى حيث أعتقد أن الحب يتجه.
Önce bu deneyin sonuçlarını anlatmak istiyorum, sonra da aşkın nereye gittiğine geçmeyi düşünüyorum.それから"愛の行方"についての話題に移ります
Önce bu deneyin sonuçlarını anlatmak istiyorum, sonra da aşkın nereye gittiğine geçmeyi düşünüyorum.我想同你哋講呢件事先 然後再講我覺得愛情會點樣發展
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.Îmi vine să le zic că sunt la fel de umană ca un bărbat și merit la fel de mult să mi se recunoască prezența.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.J'ai envie de leur dire que je suis aussi humaine qu'un homme, que je mérite tout autant de la reconnaissance.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.그들에게 저도 남성과 똑같은 인간이라고 말하고 싶습니다. 똑같이 인정받을 가치가 있는 인간이라고요.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.Quiero decirles que soy tan humana como el hombre, y que tengo el mismo derecho al reconocimiento.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.Я хочу им сказать, что являюсь таким же человеком, как мужчина, и также заслуживаю признания.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.بودي لو أقول لهم أني إنسانة مثلي مثل الرجل وأني أستحق التقدير.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.私は同等に認識してもらう価値があると これらは小さな事ですが
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Apa cerita yang Anda ingin mereka kisahkan kepada orang lain?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Care este povestea pe care vă doriți cel mai mult să le-o transmită?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Cual es la historia que tu más quisieras decirle?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Jaką opowieść chcielibyście wtedy o sobie usłyszeć?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?그들에게 가장 해주고 싶은 당신의 이야기는 무엇입니까?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Qual é a história que mais querem que eles contem? Muito obrigada.
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Qual è la storia che volete che essi raccontino?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Quelle est l'histoire que vous voulez le plus les entendre raconter?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Welche Geschichte sollen sie erzählen?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Welk verhaal wil je dat ze vertellen?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Ποια είναι η ιστορία που θέλετε περισσότερο να λένε εκείνοι;
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Каква е историята, която най-много искате да разказват те?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?Что вы хотели бы, чтобы они рассказали?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?איזה סיפור הכי הייתם רוצים שהם יספרו?
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?ماهي أفضل قصة تريدهم أن يقصوها
Onlara en çok anlatmak istediğimiz hikaye nedir?ありがとうございました
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Chcemy je opowiedzieć.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Chúng ta thấy bắt buộc cần phải kể chúng.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Ci sentiamo obbligati a raccontarle.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Cítíme nutkání, abychom je pověděli.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Kita merasa terdorong untuk memberitahu mereka.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.우리는 스토리를 말하고 싶은 충동을 느끼죠.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Ne simțim obligați să le povestim.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Nós sentimo-nos compelidos a contá-las.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Nos urge contarlas.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Nous nous sentons obligé de les partager.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Úgy érezzük, hogy el kell mesélnünk őket.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.We voelen een drang om ze te vertellen.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Wir fühlen uns genötigt, sie zu erzählen.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Αισθανόμαστε υποχρεωμένοι να τις πούμε.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Нас так и тянет ими поделиться.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Нас так і тягне ними поділитися.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Чувстваме се принудени да ги разказваме.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.אנחנו מרגישים חובה לספר להם.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.نشعر إننا مضطرون أن نرويها
Onları anlatmak zorunda hissederiz.私がパーティでマジックをすると・・・
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Ajutorul Lui pentru a aştepta cu nerăbdare şi de HAP dragii mei să-i spuneţi.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Bantuan-Nya dan saya mendambakan terjadi sayang untuk memberitahu.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için. [Çıkın.]シーンIII。修道士ローレンスのセル。 [バスケットで修道士ローレンスを入力してください。]
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Giúp đỡ của Ngài luôn khao khát và hấp thân yêu của tôi để nói.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Hänen auttaa crave ja rakas hap kertoa.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Hans hjælp til at tørster og min kære hap at fortælle.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Hans hjälp att längta efter och min kära hap att berätta.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Il suo aiuto a desiderare e il mio caro hap da raccontare.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Jego pomocy, aby pragnąć i drodzy hap powiedzieć.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Jeho pomoc a touží můj drahý HAP říct.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.Jeho pomoc a túži môj drahý HAP povedať.