Kitap, 15 yaşındaki kaykaycı Sam'in hayatının, kız arkadaşının hamile kalmasıyla değişmesini anlatmaktadır.עלילת הרומן עוסקת בנער בן 15 בשם סם, שחייו משתנים כאשר הוא מגלה כי חברתו נמצאת בהריון.
Kendi dilimizle anlatmakta zorlanıyorsak, neden boşuna zorlanalım?אם אנו רוצים ששפה תתפתח על-פי טבעה, מדוע לכוון אותה?"
Sex and the city, kariyer sahibi ve başarılı New York'lu dört kadın arkadaşın hikâyesini anlatmaktadır.הסדרה סקס והעיר הגדולה, המתארת את חייהן של ארבע חברות בניו יורק, הרבתה לעסוק בחיי הרווקות.
Allah'ın Süngüleri bu direnişin öyküsünü ve onun kahramanlarının anlatmaktadır.היא מספרת את רשומות סיפורו של האל וישנו והתגלמויותיו (האוואטרים) על פני האדמה.
Evliliğinde herkese ne olduğunu anlatmak istedi."תמיד שאלתי את עצמי מי יסכים להתחתן אתך.
Lem'in kitapta anlatmak istediği bir diğer nokta ise, yok etmenin yersizliğidir.נושא נוסף המופיע בכתיבתו של לוין הוא חוסר המשמעות של הקיום האנושי.
Sageuk genellikle Kore tarihi boyunca gerçekleşen olayları anlatmaktadır.סוואן התקיימה בצורות שונות לאורך ההיסטוריה של קוריאה.
Sonunda, kadın Reich'i basına gidip aralarındaki ilişkiyi anlatmakla tehdit etti.לאחר מכן הזר החל לסחוט אותה, בעודו מאיים שיפרסם את התמונה לחבריה.
Yani çekilen filmin yeni bir dille bir şeyler anlatmak istediği aşikardı.נהניתי לכתוב סצנות חדשות, ולספר בדרך אחרת את הסיפור.
2029 yılındaki bir polisiye öyküsünü anlatmaktadır.העלילה מתרחשת בשנת 2029.
Behzat Ç. bu sezonda hayatındaki radikal değişmeleri anlatmaktadır.הלנה, בעונה הזאת, עוברת שינוי קיצוני.
Edward hala hikâye anlatmak konusunda ustadır."סבתי לימדה אותי כל מה שיש לדעת על סיפור סיפורים.
Roman, bir taşra kentindeki fakir bir delikanlının hayat hikâyesini anlatmaktadır. ^רומן המספר על חייה של צעירה העובדת בחווה.
Film, kimliği bir kadın (McCarthy) tarafından çalınmış bir adam (Bateman)'ın hikâyesini anlatmaktadır.Филмът разказва историята на мъж (Бейтман), чиято самоличност е открадната от една жена (Маккарти).
Poe şiiri, karısı Virginia'nın hastalığını anlatmak için yazmış olabilir.Поемата вероятно е начинът на поета да се справи с болестта на своята млада съпруга Вирджиния.
Çökertme zeybeği bu hikâyelerden birini anlatmaktadır.Филмът „Южен вятър“ иска да разкаже една от тези версии.
"Time", zamanın biz farkına varmadan ne kadar hızlı geçtiğini anlatmaktadır.DSJ: Ами ... не знам заради скоростта, с която се движи.
Kasabadaki çoğu aile kendilerinin 300-400 yıl önce buraya geldiklerini anlatmaktadırlar.Предполага се, че селото е възникнало преди 300-400 години.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Не липсва и любовна история.
Çizgi roman serisinde, antik bir vampir genç gözetmenlere bahsi geçen kısa öyküleri anlatmaktadır.От малкия екран кукленото човече разказва интересни приказки на малките палавници за лека нощ.
Dördüncü sezon, kazadan sonraki 91. günden itibaren yaşanan olayları anlatmaktadır.Radnja četvrte sezone direktno se nastavlja na priču iz treće sezone, 91 dan nakon zrakoplovne nesreće.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.Bio je listom hrvatskih radnika u Belgiji.
Diğer oyuncular ise çizen kişinin anlatmak istediği kelimeyi tahmin ederler.Možemo samo pretpostavljati što je umjetnik želio iskazati.
Filmi anlamak istiyorsunuz; ancak filmin kendisini anlatmak isteyen bir film olduğunu sanmıyorum.Mi se smijemo jer ne želimo plakati...Mislim da je film o ovome.
Zîrâ, kendisine mahsus bir dili bulunmadığı için veca1 halini anlatmak oldukça güçtür.Za njega je ustanovljeno da nije srodan nijednom drugom poznatom jeziku.
Terim genelde sadece I. Dünya Savaşı (1914-1918) ve II. Dünya Savaşı'nı (1939-1945) anlatmakta kullanılır.Termín sa často používa na označenie prvej svetovej vojny (1914 – 1918) a druhej svetovej vojny (1939 – 1945).
Film bu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.Film opisuje jeho boj o prežitie a snahu zachrániť ho.
Dark Side Of The Moon, modern yaşamın normal insanlar üzerindeki etkilerini anlatmaktadır.Nočná mora v Elm Street sa napríklad zaoberala dôsledkami snov v reálnom živote.
Film iki katilin hikâyesini anlatmaktadır.Snímka rozpráva príbeh dvoch bývalých boxerov.
Mezarlığın büyük oluşu kalenin çetin savaşlardan sonra düşürülebildiğini bize anlatmaktadır.Na záberoch možno vidieť, že hrad od vypuknutia vojny veľa utrpel.
Ayrıca eserde zaman zaman konuyu anlatmak için çeşitli hikâyelere de yer verilmiştir.Tiež sú na ňu časté odkazy v popisoch histórie tohto obdobia.
Bu kitapta Helen, Anne Sullivan'ı anlatmaktaydı.Vďaka Anne sa Helen tiež naučila hovoriť.
Sanherib teknolojileri ile gurur duyulmakta ve bunları yazıtlarında çalışanlarına detaylı anlatmaktadır.Sanherib je bil ponosen na tehnologijo in jo opisuje v nekaterih podrobnostih v svojih napisih.
Şarkıda üflemeli çalgılar hocasının kızına olan aşkını anlatmaktadır.V ciklu Razni motivi so ljubezenske pesmi Moja Muza ...
Halka tiyatronun ne olduğunu anlatmak ve iyi bir tiyatro izleyicisi yetiştirmek için de çaba gösterildi.Dvořák se je zanimal tudi za gledališče in se trudil za razvoj narodnega opernega repertoarja.
Mısır Prensi Musa'nın kölelikten prensliğe, ordan da kurtarıcılığa uzanan hikâyesini anlatmaktadır.Joje pasakojama, kaip Dievas per Mozę išlaisvina savo tautą iš Egipto vergijos.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Yra išlikę daug jo pasakytų kalbų.
Film, 1970'lerin başında Meksiko'da yaşayan orta sınıf bir ailenin hayatını anlatmaktadır.Filmas pasakoja apie 1970 m. pradžios mokinių gyvenimą.
Film bir maden ocağında bir devrimciyi ve işçilerle olan hikâyesini anlatmakta.Filme pasakojima dvarininko, tapusio revoliucionieriumi, gyvenimo istorija.
Yazmakla anlatmak çok zor.Sama raske on kirjutamine.
Bu paragraf aslında insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmaktadır.Selle raamatu teemad on seotud sellega, kuidas inimene peaks elama.
Aşağıdaki maddeler özellikle Android işletim sisteminde sağlanan mekanizmaları anlatmaktadır.Enamik Tegra kiibistikku kasutavatest seadmetest töötab operatsioonisüsteemis Android.
Anlatmak istediğim çok şey vardı.Rahvast oli palju, kõik tahtsid rääkida.
Tandı Uranhay adlandırması Moğol işgali dönemindeki Tuva bölgesini anlatmaktadır.Appianus mainib oma Illüüria kirjelduses haoonide maad Haooniat lõunapiirini.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere1999년 즈음의 짧은 이야기를 들려드리겠습니다.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.A rád bych vám řekl krátký příběh z roku 1999 o videohře zvané Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.El akarok mondani egy rövid történetet 1999-ből -- egy EverQuest nevű videojátékról.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.En ik wil je een kort verhaal vertellen over 1999 -- een videogame genaamd EverQuest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Et je veux vous raconter une brève histoire qui se passe en 1999 -- un jeu vidéo appelé Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.E voglio raccontarvi un breve aneddoto del 1999 riguardante un videogioco chiamato Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Jag vill berätta en kort historia från 1999, om ett TV-spel som hette EverQuest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Og jeg vil fortælle jer en hurtig historie om 1999 -- et computerspil der hedder EverQuest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Opowiem wam historię z 1999 roku o grze Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Saya ingin menceritakan kisah singkat sekitar tahun 1999 -- video game bernama Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Und ich möchte Ihnen eine kurze Geschichte erzählen, so 1999 - gab es ein Videospiel namens Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Và tôi muốn kể cho các bạn nghe một câu chuyện ngắn diễn ra vào năm 1999 -- một trò chơi tên là Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Vou contar uma história rápida passada em 1999, sobre um jogo chamado Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Vreau să vă spun o poveste scurtă din 1999 -- un joc video numit Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Y quiero contarles una breve historia de 1999, de un videojuego llamado Everquest.
1999 yılıyla ilgili kısa bir öykü anlatmak istiyorum sizlere Everquest adında bir video oyunu.Και θέλω να σας πω μια μικρή ιστορία από το 1999 -- για ένα παιχνίδι ονόματι Everquest.