Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatacak ile cümle

anlatacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.It's difficult for me to put into words.
Size bu durum üzerine anlatacaklarımın içeriği bilgisayar oyunları.This is in this context I'm going to tell you about video games.
Ne zaman birisi gelecek ve bana neler olduğunu anlatacak?When are they going to come by and explain things to me?
Ne tür hikâyeler anlatacaklar diye merak ediyorum?And I am wondering what kinds of stories are they going to tell?
Bu yüzden farkettim ki, eğer bu hikayeyi anlatacaksam onları biraz anlamam gerekiyor.And I realized, if I was going to tell this story, I needed to walk in their shoes a little bit.
İlerde Peter size makine öğrenme konusunda biraz daha fazla şey anlatacak.Peter will tell you some more about machine learning.
Bana sen dogru ve yanlis hakkinda ne anlatacaksin?"What are you going to tell me about right and wrong?"
Bugün bize ne anlatacaksın?What will you tell us today?
Örneğin, bir firma kendi arama motoru aracılığıyla bir aşk hikayesi anlatacak,For example, one company would tell a story of love through its very own search engine.
Ne zaman anlatacaksýn? Hiçbir zaman.Never
Chris Luebkeman size neden olduğunu anlatacaktır.Chris Luebkeman will tell you why.
Bize anlatacak neyiniz var?What do you have to tell us?
Hademelerin yaptıklarını anlatacak bir kural yazabilir misiniz?How could you even write a rule that got the janitors to do what they did?
Anlatacaklarım bu kadar.And that's the end.
Bana Ezel'i anlatacak bir muhterem ţahsa.I am gonna give it to someone
Bizim bilmediđimiz ne anlatacak onun hakkýnda?With the 50,000 in the bag
Hafıza olmadan, anlatacak bir hikaye olmazdı.Without the memory there would be no story to tell.
Sana anlatacak başka ne var bilmiyorum.I don't know what else to tell you.
Bizim anlatacak pozitif bir hikayemiz ve satacak imajımız var.We have a positive story to tell and image to sell.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.I wish I could spend half an hour telling you about how we almost died on this dive.
Bununla beraber, bu gece size anlatacaklarım bu değil.But nevertheless, that's not what I'm going to talk to you about tonight.
Burada anlatacak koca bir öykü var.There's a whole story to tell here.
Burada olan biteni anlatacak bir başka yol yok.There's no other way to describe what's going on here.
Nasıl hissettiğimi anlatacak kelime bulamıyorum şu an.I don't have words to explain exactly how I am feeling right now.
Çünkü bu yusufçuğun anlatacak çok harika bir hikayesi var.Because this dragonfly has a rather amazing story to tell.
Sadece, anlatacak bir hikâyesi olan bir kadınım.I'm just one woman with a story to tell.
Bize kendin hakkında ne anlatacaksın Jimmy?What have you got to say for yourself, Jimmy?
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.You get to tell the story on Blake's behalf, on behalf of the people who got the shoes.
Bu bir şaka ama diğer insanlara anlatacakları iyi hikaye oluşturuyor.It's a prank, but it's a prank that gives somebody a great story to tell.
Ve sonra hikayelerini kronolojik dizide anlatacaklardır.And then they're going to tell their story in strict chronological order.
Anlatacak ne varki?What's there to tell?
Gelecekte, insanların isimleri onlar hakkında çok şey anlatacak.So I would say the names of people will tell you all about them in the future.
Ve bu anlatacaklarım da, bu macerayla ilgili.And this is what this adventure's really about.
Peki bu bize yaşamın başlangıcı ve anlamı hakkında ne anlatacak?So what will that tell us about the origin of life and the meaning of life?
Bu bir eşek şakası, ama insanlara anlatacak harika bir hikaye veren bir şaka.It's a prank, but it's a prank that gives somebody a great story to tell.
Bebeğim, anlatacak hiçbir hikayem yokBaby I have no story to be told,
Jan size daha ayrýntýlý anlatacak.Como? A Igreja, padre, lhe ordena afastar-se dos socialistas.
Ama bence bu size demek istediğimi anlatacaktır.But it I think it'll give you the sense.
Bana 20 isim söyleyebilselerdi bile... ...bu, size ne anlatacaktı?Even if they had been able to name me 20, what does that tell you?
O gün (yer), haberlerini anlatacaktır.That day it will narrate its annals,
Sen, onu ne bilirsin ki ne anlatacaksın?What do you have to do with explaining it?
O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.That day it will narrate its annals,
İşte o gün (yer), haberlerini anlatacaktır.That day it will narrate its annals,
Acı dolu hikayemi anlatacak, Neden buradayım, bu gurbette, annemden ayrı?Singing the tale of our pain, Why am I here, in an alien place, far from my mother?
Onlara gerçeği anlatacak benim gibi insanları davet etmekle ilgilenmiyorlar.They are not interested in inviting people like me, who would tell them the truth," he said.
Hiçbirimiz fazla bir şey yapmadığımız için birbirimize anlatacak pek bir şeyimiz yok.As none of us do much, we haven’t got much to tell each other.
İçlerinden biri, beslenme tarzlarını anlatacak bir kelime ihtiyacından söz etti.Einer unter ihnen erwähnte ein Wort, das ihre Ernährungsweise beschreiben sollte.
Bu durumu altı yaşındaki oğluna nasıl anlatacaktır?Sein Diener traf dessen sechsjährige Tochter.
Moore onun vekilliğini kabul eder ve Emily'nin hikâyesini ona anlatacaktır.Zach bringt er das Fahrradfahren bei, Emily erzählt er Märchen.
Bu durumu altı yaşındaki oğluna nasıl anlatacaktır?Comment l'annoncer à son fils de 6 ans ?
Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlayacağımı bilmiyorum.Tengo tantas cosas que decirte que no sé por dónde empezar.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Dificultad para recordar palabras.
Kavramsal model sistemi nasıl anlatacak?¿Cómo voy a enseñar el contenido?
Haberlerde bu olayı anlatacaktır.Ficarra apprese la notizia dalla stampa.
Bu durumu altı yaşındaki oğluna nasıl anlatacaktır?Il problema è: come dirlo al figlio?
Bu dönemi daha sonra La Douleur (Acı) adlı kitabında anlatacaktır.Tale esperienza fu testimoniata poi nel suo libro «Di la' del fiume».
Haberlerde bu olayı anlatacaktır.В газеты попадает информация об этом.
Moore onun vekilliğini kabul eder ve Emily'nin hikâyesini ona anlatacaktır.Мастер очень доверяет ему и открывает истинную личность DAISY.
Sawyer, daha sonra bu olayı Jack'e anlatacaktır.Впоследствии Никки расскажет об этом Ричарду.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Os pais têm dificuldades em explicar a situação.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod