anlatır ile cümle
anlatır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Seni korkutmak isteseydim, birkaç hafta önce rüyamda ne gördüğümü anlatırdım.If I wanted to scare you, I would tell you what I dreamt about a few weeks ago.
Gazeteler, dergiler ve haber programları dünyada ne olup bittiğini anlatır.Newspapers, magazines, and newscasts tell what is going on in the world.
Roy ona hikayeyi anlatırken ağırbaşlı görünüyordu.Roy looked solemn as I told him the story.
Bu şarkıyı nasıl söylenir bana anlatır mısın?Will you tell me how to sing this song?
İyi reçel yapma sırrını anlatır mısın bana lütfen.Please tell me the secret to making good jam.
Bize bir hikaye anlatır mısın?Will you tell us a story?
Öğretmenimiz, ders anlatırken öğrencilerinin soru sormasından hoşlanmaz.Our teacher hates his students to ask questions while he is giving a lecture.
O iyi fıkra anlatır.He tells a good joke.
O, makinenin ana hatlarını kısaca anlatır.He sketches the outline of the machine.
Bana Hindistan hakkında hikayeler anlatırdı.He used to tell me stories about India.
Onlar bana fıkralar anlatır ve sonra onları unuturum.They tell me jokes, and then I forget them.
Lütfen ne olduğunu jüriye anlatır mısın?Could you describe to the jury what happened?
Tom Mary'ye Boston'da yaşadığı zamanın hikayelerini anlatırdı.Tom used to tell Mary stories about when he lived in Boston.
Tom her zaman Mary'ye her şeyi anlatır.Tom always tells Mary everything.
Sana daha sonra anlatırım.I'll fill you in later.
Onu olduğu gibi anlatırım.I tell it like it is.
Her ne hikaye anlatırsam, annem bana inanır.Whatever story I tell, my mom believes me.
Bana geçmiş tıbbi hikayeni anlatır mısın?Can you tell me your past medical history?
Çocuklara bile iğrenç fıkralar anlatır.He tells dirty jokes even to children.
Sana anlatırsam seni öldürmek zorunda kalırım.If I told you, I'd have to kill you.
Neredeyse her gün hikaye anlatırım.I tell stories almost every day.
Bize sırları anlatır.He tells us secrets.
O bize tuhaf hikayeler anlatır.He tells us strange stories.
O bize fıkralar anlatır.She tells us jokes.
Onlar bize komik hikayeler anlatırlar.They tell us funny stories.
İşimi nasıl yapacağımı bana anlatır mısın?Are you telling me how to do my job?
Lütfen bunun nasıl olduğunu bana anlatır mısınız?Would you please tell me how to do that?
Tom bana anlatırdı.Tom would tell me.
Gerçek bir arkadaş sana gerçeği anlatır.A real friend will tell you the truth.
Bilseydi, bize anlatırdı.If he knew, he would tell us.
Farklı insanlar bu kazanın farklı versiyonlarını anlatırlar.Different people tell different versions of the incident.
Büyükannem bana hoş peri masalları anlatırdı.My grandmother used to tell me pleasant fairy tales.
Tom sık sık fıkra anlatır.Tom often tells jokes.
O ara sıra tuhaf şeyler anlatır.Once in a while she tells strange things.
Onlar sana gerçeği anlatırlar.They'll tell you the truth.
Tom size her şeyi anlatır mı?Does Tom tell you everything?
Sık sık birbirimize hikayeler anlatırız.We often tell each other stories.
Tom her zaman aynı hikayeleri anlatır.Tom always tells the same stories.
Tom bize bir sürü fıkra anlatırdı.Tom used to tell us a lot of jokes.
Tom ve Mary sık sık birbirlerine fıkralar anlatırlar.Tom and Mary often tell each other jokes.
Tom bana Avustralya hakkında hikayeler anlatırdı.Tom used to tell me stories about Australia.
Benim millet bana onun hakkında hikayeler anlatırdı.My folks used to tell me stories about that.
Tom onu her gördüğümde bana en az bir fıkra anlatır.Tom tells me at least one joke every time I see him.
Tom'a söyleme. O herkese anlatır.Don't tell Tom. He'll tell everyone.
Her resim bir hikaye anlatır.Every picture tells a story.
Tom Mary ona ne anlatırsa inanır.Tom believes whatever Mary tells him.
Mary ona hayat hikayesini anlatırken Tom soğuk ve dikkati dağılmış görünüyordu.Tom looked distant and distracted while Mary told him her life story.
İnsanlar doktorlara her şeyi anlatırlar.People tell doctors everything.
Tom bize sık sık fıkra anlatır.Tom often tells us jokes.
Tom onu olduğu gibi anlatır.Tom tells it like it is.
Büyük babam yüzlerce kısa hikaye anlatır.My grandfather tells hundreds of anecdotes.
Duvarlar konuşabilseydi, bize hangi hikayeleri anlatırdı?If walls could talk, what stories would they tell us?
Duvarlar dile gelseydi, bize ne hikayeler anlatırdı.If walls could talk, what stories would they tell us?
Her nesne bir hikaye anlatır.Every object tells a story.
Senin sırrını saklarsam bana gerçeği anlatır mısın?If I kept your secret, would you tell me the truth?
Bazı kadınlar kuaförlerine bütün dertlerini anlatır.Some women tell their hairdressers about all their problems.
O fıkralar anlatır.He tells jokes.
Sen Tom'un anlattığı gibi fıkralar anlatırsın.You tell jokes like Tom does.
Tom babası hakkında çok şey anlatır.Tom talks a lot about his father.
Lütfen bana ne yapmam gerektiğini anlatır mısınız?Could you please tell me what I'm supposed to do?