1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Entonces, a pesar de la narración de los 70's, el 17 de abril de 1975, nosotros vivíamos en Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Ignorând povestea din anii '70, pe 17 aprilie 1975
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Jadi, terlepas dengan cerita tahun 70-an itu, pada 17 April 1975 kami tinggal di Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Jednak, pomimo wydarzeń lat 70., 17 kwietnia 1975 mieszkaliśmy w Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Ora, a parte la narrazione degli anni '70, il 17 Aprile 1975 noi abitavamo a Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Portanto, apesar da narrativa dos anos 70, a 17 de abril de 1975 vivíamos em Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: Donc, durant les années 1970, le 17 avril 1975 nous vivions à Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: Lời bình của những năm 1970! ngày 17 tháng Tư năm 1975 chúng tôi vẫn đang ở Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: niettegenstaande het verhaal over de jaren '70, woonden we op 17 april 1975 in Phnom-Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Sophal Ear: Så, til trods for 1970'ernes fortællestil, levede vi, den 17. april 1975 i Phnom Penh.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Takže, bez ohledu na komentář 70. let, 17. dubna 1975 jsme žili v Phnom Penhu.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Takže, odhliadnuc od komentára zo sedemdesiatych rokov, sme 17. apríla 1975 žili v Phnom Penhe.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Tehát, a '70-es évekbeli kommentár dacára 1975. április 17-én mi Phnom Penh-ben éltünk.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Οπότε, παρά την αφήγηση της δεκαετίας του '70, την 17η Απριλίου του 1975 ζούσαμε στην Πνομ Πενχ.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.И така, въпреки разказа от 1970 г., на 17-и април 1975 г. живеехме в Пном Пен.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Незважаючи на таку розповідь про 1970-ті, 17 квітня 1975 року ми жили в Пномпені.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.Несмотря на подобное описание 1970-х, 17 апреля 1975 года мы жили в Пномпене.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.סופאל איר: אז, למרות הקריינות של שנות ה70', ב17 באפריל, 1975 אנחנו גרנו בפנום פן.
1970'lerin anlatımına karşın, 17 nisan 1975'te biz Phnom Penh'deydik.سوفال آير: وهكذا، على الرغم من السرد السبعينياتي، في 17 إبريل 1975 عشنا في بنوم بنه.
Ancak eğer bu anlatım n'e eşitse, bir kaç video önce yaptığım gibi, bunu n ile değiştirebiliriz.前のビデオで説明したように、 n を置き換えることができます。 X^logx(A)と書けます。
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Aber wissen Sie, wir sind wirklich von diesem linearen Erzählschema besessen geworden.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale mamy obsesję na punkcie liniowości.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ale, víte, stali jsme se posedlí touto povídkou o jasném nalinkování.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.De tudjátok, megszállottjai lettünk ennek a lineáris narratívának.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Însă ştiţi, am devenit obsedaţi de această poveste liniară.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.하지만, 우린 여전히 직선적 인생관에 사로잡혀 있어요.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Maar weet je, we zijn geobsedeerd geworden door deze lineaire aanpak.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mais vous savez, nous sommes devenus obsédés par ce récit linéaire.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mas ficámos obcecados com esta narrativa linear.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ma siamo diventati ossessionati da questa storia della linearità.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ni vet, vi har blivit besatta med denna linjära berättelse.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ved I hvad, vi er blevet besat med dette linieære narrativ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mutta meille on tullut pakkomielle tästä lineaarisuuden oletuksesta.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Nhưng chúng ta đã quá lệ thuộc vào kiểu suy nghĩ tuyến tính này.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Pero ya sabes, nos hemos obsesionado con esta narración lineal.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Tapi anda tahu, kita telah menjadi terobsesi dengan pemikiran tentang linearitas ini.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Toda veste, postali smo obsedeni s to linearno pripovedjo.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Viete, stali sme sa posadnutí touto rozprávkou o linearite.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Αλλά η γραμμικότητα μας έχει γίνει εμμονή.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Але нас захопила ця лінійна поведінка.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но мы слишком одержимы таким линейным развитием.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но нали знаете, ние сме станали обсебени от този линеен разказ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.אבל הפכנו לכפייתיים עם הנרטיב הליניארי.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.ولكن كما تعلمون، أصبحنا مهوسين مع هذه القصة عن الخط المستقيم.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.考えに囚われており 教育の最大の山場は
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Ja, forklaring er en påstand om det, der ikke kan ses, og som er et udtryk for det, der kan ses.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.눈으로 보는 것의 근원이 되는 눈에 보이지 않는 어떤 개체에 대한 강력한 주장을 말하지요.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.No, vysvětlení něčeho je výrok o neviděné skutečnosti, která je příčinou toho, co vidíme.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Una spiegazione è un'affermazione su quello che c'è, non visibile, che spiega il visibile.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Việc lí giải là một sự xác nhận về việc có những thứ vô hình để giải thích cho những cái hữu hình
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Vysvetlenie je predpoklad o niečom, čo nepozorujeme, čo je zodpovedné za to, čo pozorujeme.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Wel, een uitleg is een bewering over iets dat onzichtbaars, dat een waargenomen fenomeen verklaart.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Więc, wyjaśnienie jest twierdzeniem o tym, że niewidoczne tłumaczy to co widoczne.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Ами, обяснението е твърдение за онова, което е там, невидимо, което обяснява видимото.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.Объяснение — это утверждение о чем-то, что невозможно увидеть, и что отвечает за то, что видимо.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.הוא טענה בנוגע למשהו סמוי, שמסבירה את הדברים הנראים.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.هو تأكيد على وجود شيء غير مرئي محسوب على المرئي.
Anlatım, görünenlerin üzerinden, görünmeyenleri teyyid etmektir.目に見えていることの原因であると主張することです。 なぜならこのペルセフォネの結婚が果たす
Anlatım her texture'den damlamalı ve o dünyanın her yüzüyle bütünleşmiş olmalı.Debería venir de los menús, de la interfaz y de cada pantalla de carga.
Anlatım her texture'den damlamalı ve o dünyanın her yüzüyle bütünleşmiş olmalı.Die Narrative sollte aus jeder Textur tropfen, in jede Facette dieser Welt integriert sein.