Ana içeriğe geç
Sözlük

anlatı ile cümle

anlatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bölüm okuyucuya üçüncü şahıs anlatıcı tarafından aktarılır.Czytający czyta końcowy fragment opowieści Słuchającemu.
Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır.Ukazuje świat dorosłych widziany oczyma dziecka.
Bunu yaparken de çok yalın bir anlatıma başvurur.Godzi się przy tym wykonywać nawet najbardziej niewdzięczne zadania.
Kız oğlana Almanca dersleri verirken, anlatıcı da kıza biraz da olsa İngilizce öğretmeye çalışır.Mężczyzna uspokaja ją, twierdząc, że o tej porze powinni być na lekcji angielskiego.
Şehrin karanlık yanlarını anlatıyor.Opowiada jej mroczną historię.
Ancak Poe'nun anlatıcısında Whitman'ın coşkulu tavrı görülmez.Narratorowi Poego brakuje jednak uroczystego ducha Whitmana.
Bu yazıtlarda Göktürklerin bağımsızlıkları için Çinlilerle olan mücadeleleri anlatılmaktadır.Wątpliwa pozostaje sprawa odkrycia wyspy przez Chińczyków.
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.Patrząc na świat smutnymi oczyma.
İnsanlara öğütler verir ve geçmişte yaşanan olayları anlatır.Używa się go w opowiadaniu o wydarzeniach i czynnościach przeszłych.
Behlûl Dânâ anlatır: "–Efendim; ateş lâzım olmuştu.Qingfeng powiedział: "Chłopiec z ognia przychodzi szukać ognia".
Anlatıcıya göre sandığın şekli tuhaftır ve etrafa iğrenç bir koku yaymaktadır.Istota rzekomo zostawiło po sobie także dziwny szlam o nieprzyjemnym zapachu.
Romanın yayımlanmasından beş yıl önce Wilde, Poe'nun öyküdeki ritmik anlatımını övmüştü.Pięć lat przed publikacją, Wilde chwalił rytmiczną ekspresję Edgara Allana Poe.
Eserin sanat dışını anlattığı, sanatın işlevinin duygu anlatımı olduğu düşünülüyordu.Celem pracy jest wskazanie na znaczenie sztuki o przeszłości.
Büyücü dünyasının, ünlü büyücü ve cadıların geçmişi anlatılır.Poznaje prawdę o świecie wróżek i przygodach syna.
Havarilerin seçimini ve İsa'ya katılışlarını anlatır.To powstrzyma ludzi od osobistych modlitw oraz od rozmów z Panem Jezusem.
Bu yapıtta olaylar 4 temsili kişi üzerinden anlatılmaktadır.Zdający musi rozwinąć 4 podane kwestie.
Son yıllarda anlatı tadında yazdığı gezi kitapları çok kendine özgü ve önemli bulunmaktadır.Książki szachowe wydawane przez niego w kolejnych latach były bardzo popularne i tłumaczone na wiele języków.
İlkbahar veya yaz anlatılsada, şiirlerinde mevsim hep sonbahardır.W niektórych przypadkach trudno jest ustalić, czy dany wiersz opisuje jesień, czy przedzimie.
Programın sunucusu Cesar Millan programda sorunlu köpekleri rehabilitasyonu sağlamanın yollarını anlatır.Tego zadania podejmuje się Cesar Millan, specjalizujący się w trenowaniu psów.
Burada anlatılan 2000-2014 arasında yıllık CPU gelişiminin maksimum %12.5 olacağıdır.Oznacza to, że roczny wskaźnik CPI powinien w każdym miesiącu znajdować się jak najbliżej 2,5 proc.
La Beurgeoisie Başarılı "Beur"ların anlatıldığı Fransız sitesi.We francuskim Nantes otwarto Stadion de la Beaujoire.
Görünmeyen bir anlatıcı büyükanne ve büyükbabasının yaşamından kesitler anlatmaya başlar.Przychodzi i mówi, że z ciocią i babcią stało się coś strasznego.
Tiyatro oyunları kadar, sade anlatımıyla günlük yaşamın ayrıntılarını işlediği öyküleri ile de dikkati çeker.Ma dar jasnowidzenia, wszystkie wydarzenia z życia notuje w swoim dzienniku.
Tezkiretülbünyan'da "bu fakirin mescidi" diye anlatır.Sam ujmuje to jednym zdaniem: Jestem przekonany, że "ludzie średniowiecza" to my.
Kitapta ölümü anlatılmaz.Nie odnotowano w piśmiennictwie przypadków śmiertelnych.
Tüm hikâyeler birlikte, Asimov'un robot yasalarının tarihini anlatırlar.Są one zobowiązane do przestrzegania sformułowanych przez Asimova trzech praw robotyki.
Sözleri genel olarak,bir erkeğin aşık olduğu kadını kaybetmesinin ardından çektiği acı ve hüzünü anlatır.Tekst utworu oddaje cierpienie i żal, z jakim borykać może się człowiek po utracie ukochanej osoby.
Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir.Autor powiedział o książce, iż jest to nowy typ powieści, opartej na autentycznych wydarzeniach.
Bir anlatıya göre şey aslında hiçbir şeydir, hiçbir şey olduğu için de her şeydir.Istnienie będąc niczym jest zarazem tożsame z wszystkim cokolwiek i jakkolwiek jest.
Simon'a Sebastian'ın planlarını anlatır ve yardım çağırır.Informuje przyjaciół o stanie Artura i prosi o pomoc.
Aya yapılan bir yolculuğu ve oradan dünyanın hareketinin nasıl göründüğünü anlatır.Twardowski wylądował na Księżycu, gdzie przebywa po dziś dzień, obserwując poczynania ludzi na Ziemi.
Bu varsayımlar aşağıda anlatılmıştır.Warunki te wymienione są poniżej.
Bu konu Saffat Suresinde şöyle anlatılmaktadır: "Ey Rabbim!Tyndales sista ord, som han uttalade då han bundits på bålet, ska ha varit: ”Herre!
Kur'an ise onu, Firavun'un başveziri olarak anlatır.Som den allra störste räknas Mose, som är så stor, att han sällan omtalas som en profet.
Filmin anlatıcısı ise Spencer Tracy'dir.Huvudrollen spelas av Spencer Tracy.
Hikâye yerde anahtarını arayan bir adamı anlatıyor.Den berättar om en man som letar efter sin nyckel på marken.
Yasin suresinde anlatıldığına göre, Allah bu kavme iki elçi gönderdi.Båda bad Gud att avslöja motståndaren som varande en falsk profet.
Hikâyesi Titus Livius'un Ab Urbe Condita adlı kitabında anlatılır.Den är omnämnd i Titus Livius Ab Urbe Condita.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Sagan handlar om två drömmar.
Te Whanganui-a-Tara adı Wellington Limanı'nın olduğu bölgeyi anlatır ve Büyük Tara Limanı anlamına gelir.På maori har staden två namn, Te Whanganui-a-Tara syftar på Wellingtons hamn och betyder "Taras stora hamn".
Kullanılan kriter kısaca böyle anlatılabilir.Sedan kan det vara dags att sammanfatta det som sagts.
Yuşa kitabında Musa'nın ardılı olarak kendisini seçtiği anlatılır.Enligt Andra Moseboken höll Moses upp sin stav, och Gud delade sedan upp Röda havet.
100 öyküden oluşan eserde de günde 10 öykü anlatılır ve öyküler 10 günde sona erer.För att lätta upp stämningen berättar de tio berättelser per kväll i tio dagar.
Olayların bir kısmı Saltukname'de anlatılmaktadır.I samband med tarawih reciteras en del av Koranen.
Genellikle anlatılanlar Andrew Chaikin'in A Man on the Moon kitabından alınmıştır.Boken baseras huvudsakligen på Andrew Chaikins bok A Man on the Moon.
Kitap onun öyküsünü anlatılıyor.Han berättar hela historien i boken.
Bir baba ile oğlunun hikâyesi anlatılmaktadır.Det är svårt att urskilja produktionen av far och son.
Kitapta ölümü anlatılmaz.Inga dödsorsaker anges i dödboken.
Nişantaşılı bir ailenin üç kuşak hikâyesini anlatır.Finn din egen släktsaga.
Tesla'nın hikâyesini anlatır.Läs mer om Resia's historia.
Behlûl Dânâ anlatır: "–Efendim; ateş lâzım olmuştu.Min pölsa, sade hon, är branog simpel.
Bunu gören Homer olayı Marge'a anlatır.Homer bestämmer sig att inte berätta vad som hänt för Marge.
Bu çerçevede, kişinin kendisi olduğu anlatılmak istenir.Skivan handlar om vad det betyder att vara människa.
Bir gece kadın bayılmak üzereyken anlatıcı ona bir kadeh şarap vermek ister.När hon ska få preparatet ber hon honom om ett glas portvin.
La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır.Mycket tack vare Wills snälla, vänliga och hjälpsamma värderingar.
Filmde yaşlı bir çiftin çocuklarını görmek amacıyla Tokyo'ya seyahatleri anlatılmaktadır.Den handlar om ett äldre par som reser till Tokyo för att besöka sina vuxna barn.
Ardından asıl esere ya da anlatıma geçilir.Tal först eller tecken först?
Bölümde Bart'ın kabadayı Nelson Muntz ile yaşadığı sorun anlatılmaktadır.Avsnittet handlar om att Bart Simpson har problem med skolans bråkstake, Nelson Muntz.
Chandler ve Monica ilişkileri arkadaşlarına anlatırlar.Chandler och Monica fortsätter med sitt hemliga förhållande.
Ayrıca çok yaşlı olduklarını da anlatır.Den tros dock vara betydligt äldre.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod