anlarsın ile cümle

anlarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.Außerdem sollen Glaubenslehren Taten bewirken; man versteht sie erst dann, wenn man sie in die Tat umsetzt.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.Doktryny religijne miały być wezwaniem do działania. Zrozumiesz je tylko wtedy, kiedy wprowadzisz je w czyn.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.E le dottrine religiose sono una guida al comportamento; si capiscono solo quando si mettono in pratica.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.종교적 교리들은 행동을 끌어내기 위한 것입니다. 그 점을 행동으로 이뤄냈을 때 여러분은 그 부분을 이해할 수 있을 것입니다.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.Las doctrinas religiosas pretenden ser llamamientos a la acción; sólo las comprendes al ponerlas en práctica.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.Náboženské náuky sú určené na to, aby nabádali k činu, to pochopíte, len ak ich začnete praktizovať.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.Și doctrinele religioase înseamnă un apel la acțiune; le înțelegi numai dacă le pui în aplicare.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.והתורות הדתיות נועדו לקרוא לפעולה; מבינים אותן רק כשמכניסים אותן לחיי המעשה.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.والغاية من المذاهب الدينية استدعاء الأفعال إذ يمكنك فهمها فقط عند وضعها قيد التنفيذ.
Ve dini doktrinler aksiyona geçmeye çağrı anlamına gelmektedir; onları sadece uyguladığınızda anlarsınız.実践しなければ理解はできないのです そして この実践の最上位にあるのは 「思いやり」です
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Akkor hirtelen rádöbbennétek, milyen is az, ha a saját nyelved nem vagy képes beszélni.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.De repente, percebemos o que é ser incapaz de falar a própria língua.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Entonces todos descubriríamos lo que sería no poder hablar nuestro propio idioma.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Et vous découvrirez ce que ce serait d'être incapable de parler sa propre langue.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.I nagle odkryjecie jakby to było gdybyście nie mogli mówić własnym językiem.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Ja huomaatte yhtäkkiä miltä tuntuisi, jos ette pystyisi puhumaan omaa kieltänne.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Je zult je opeens realiseren hoe het zou zijn niet je eigen taal te kunnen spreken.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.그러면 여러분은 갑자기 이제 부터 더 이상 자신의 언어로 말할 수 없다는 사실이 어떤 느낌인지 실감하게 될 것입니다.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Scoprirete d'un tratto cosa vuol dire non poter parlare la propria lingua.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Și atunci veți descoperi brusc cum ar fi să nu fii în stare să-ți vorbești propria limbă.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Und dann würden Sie plötzlich erkennen, wie es wäre, wenn Sie Ihre eigene Sprache nicht sprechen könnten.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Và bạn sẽ đột nhiên nhận ra rằng sẽ như thế nào nếu không thể nói ngôn ngữ của chính mình.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Изведнъж ще разберете какво е да не можете да говорите собствения си език.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.І ви відразу відчуєте, як це - не мати змоги говорити власною мовою.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.Тогда вы осознаете, насколько тяжело не иметь возможности говорить на родном языке.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.וכולכם תגלו פתאום איך זה לא להיות מסוגלים לדבר בשפתכם שלכם
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.وستكتشف فجأة ماهية الشعور أن تكون غير قادر على التحدث بلغتك.
Ve sizler de birden kendi dilinizi konuşamamanın ne demek olduğunu anlarsınız.自分の言語が消えることが どういうことか気付くはずです 私は 今日皆さんを
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.7つの物があったとして、7つの物はここに、6つの物はここに、
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.A dává to smysl už jen z toho, co bylo na začátku tohoto videa.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.E faz sentido como nós começamos o vídeo.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.E ha senso anche solo da come abbiamo cominciato il video.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız. Elinizde 7 şey var.Посмотрите, мы это делали еще в начале нашего урока.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.En dat is logisch als je bedenkt hoe we begonnen in deze video.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.I jest to sensowne patrząc z punktu widzenia początku tego filmu.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.그리고 그것은 우리가 이 영상을 시작했을 때 보았듯 말이 되죠.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.Selon la même logique que depuis le début de la vidéo.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.И виждаме смисъл само от начина, по който започна клипът.
Videonun en başında anlatılanları düşününce, nedenini anlarsınız.ومن المنطقي تماما من كيف بدأنا الفيديو.
Yardım etmekten ne anlarsın zaten, tek bildiğin yalan söylemek.Jij weet van niets. Jij weet niet hoe je ons kunt helpen, jij kan alleen maar liegen.
Yardım etmekten ne anlarsın zaten, tek bildiğin yalan söylemek.Nepomůžeš, nic neuděláš... Jen klameš a lžeš!
Yardım etmekten ne anlarsın zaten, tek bildiğin yalan söylemek.Nevieš pomôcť, nevieš nič urobiť... Vieš len klamať!
Yardım etmekten ne anlarsın zaten, tek bildiğin yalan söylemek.Tu non sai! Tu non sai come essere utile, sai solo come mentire!
Yardım etmekten ne anlarsın zaten, tek bildiğin yalan söylemek.Ти не знаеш! Не знаеш как да помогнеш, да уредиш, само знаеш да лъжеш!
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Acho que se fizermos exemplos suficientes, você vai pegar o padrão.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Bueno, mantenemos al denominador igual.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Credo che se facciamo abbastanza esempi capirai lo schema.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Hvis vi laver en masse eksempler, vil vi se pointen.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Ik denk dat als we genoeg voorbeelden doen, je het patroon gaat zien.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Je pense que si on fair assez d'exemples, vous comprendriez la séquence.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -연습문제를 충분히 푼다면 규칙을 알 수 있을 것입니다
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Myślę, że jeśli zrobimy wystarczającą ilość przykładów, przyswoicie wzór na zamianę.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Myslím, že když uděláme dostatek příkladů, pochopíte postup.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Úgy gondolom, ha elég példát megoldunk, akkor érteni fogjuk ezt a mintát.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Νομίζω ότι αν κάνουμε αρκετά παραδείγματα, θα καταλάβετε πώς γίνεται.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -Мисля, че ако направим достатъчно примери, ще разберете начина.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -אני חושב שאם נעשה מספיק דוגמאות תתפסו את הרעיון.
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -وأعتقد إذا قمنا بحل مسائل كافية فستحصلون على الفكرة
Yeterince örnek yaparsak örüntüyü anlarsınız, diye düşünüyorum. -パターンが見えてくるでしょう. 2 かける 2 は 4 で,それに 1 をたせば 5 です.

İlgili Sayfalar