anlarsın ile cümle
anlarsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tamiflu'nun etkinliğinin ne kadar sınırlı olabileceğini anlarsınız.l'opzione del Tamiflu.
Tamiflu'nun etkinliğinin ne kadar sınırlı olabileceğini anlarsınız.lub wszystkich pracowników w firmie, zaczyna być jasne, jak ograniczona jest opcja z Tamiflu.
Tamiflu'nun etkinliğinin ne kadar sınırlı olabileceğini anlarsınız.אתם מתחילים להבין כמה מוגבלת יכולה להיות אפשרות לקיחת טאמיפלו.
Tamiflu'nun etkinliğinin ne kadar sınırlı olabileceğini anlarsınız.ستبدأ في إدراك مدى محدودية إختيار التاميفلو كعلاج.
Tamiflu'nun etkinliğinin ne kadar sınırlı olabileceğini anlarsınız.いかに限定されているか お分かりでしょう 多くの方が私の所に来て こう尋ねます
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Azt hiszem beszélnem kellene egy szakemberrel. Tudnál ajánlani valakit?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız. Çünkü arkadaşlarımın yaklaşık beşi,Punya rekomendasi tidak ?" karena sekitar 5 teman saya langsung,
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Hai qualche nome da raccomandarmi?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Har du nogen anbefalinger?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Hast du irgendwelche Empfehlungen?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Ik denk dat ik iemand nodig heb. Kun je iemand aanbevelen?
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Imaš kakšen predlog?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.- Jag tror behöver träffa en terapeut. Har du någon att rekommendera?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.누가 친구고 누가 친구가 아닌지 알 수 있어요.
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Máte nějaká doporučení?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Myślę, że potrzebuję pomocy. Możesz mi kogoś polecić?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.N-aş vrea să fiu terapeutul tău!..." (Râsete)
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Nepoznáš niekoho dobrého?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Preciso mesmo de ver alguém. "Têm alguém que me recomendem?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Tôi nghĩ là tôi cần gặp ai đó. Bạn có giới thiệu ai đấy được không?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Tu aurais quelqu'un à me recommander ? "
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Voisitko suositella hyvää terapeuttia?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.Έχετε κάποιον να μου προτείνετε;"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Имам нужда от някого. Някакви предложения?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Я думаю, мені треба відвідати спеціаліста. Можеш порадити когось?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız."Я думаю, мне надо сходить к кое-кому на приём. Можешь кого-нибудь посоветовать?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.יש לך אולי המלצות?"
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.هل لكم أية توصيات ؟ "
Tavsiyen var mı?" dediğinizde kim olduğunuzu tam olarak anlarsınız.私の場合は5人の友達がこう言ったのです
Umarım anlarsın.Tu m'as bien compris, oui ou non ?
Umarım, böylece, konum vektör değerli fonksiyonun türevinin anlamını daha iyi anlarsınız. -Y vamos a decir que y de t es igual a t al cuadrado.
Umarım, böylece, konum vektör değerli fonksiyonun türevinin anlamını daha iyi anlarsınız. -優れた直感 を 理解します, ポジション ベクタ バルュド ファンクション の デリバチブ 取る 事。
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.Ha kölcsönkérek, akkor ebből itt 4 lesz és akkor majd innen is kell kölcsönöznöm, hogy 14-em legyen.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.Joten täytyy lainata. Jos lainaan tästä, tästä tulee 4
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.부디 여러분이 빌려오기나 재 편성하기가
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız. Nasıl baktığınıza bağlı olarak işe yarayacaktır.Ben presto capirai bene come funziona questo concetto di prestito o cambio,
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız. Nasıl baktığınıza bağlı olarak işe yarayacaktır.Dacă împrumut un unu (10) de la 70, 70 devine 69, nu-i așa?
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız. Nasıl baktığınıza bağlı olarak işe yarayacaktır.Dúfajme, že porozumiete ako toto požičiavanie, alebo preskupovanie funguje.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız. Nasıl baktığınıza bağlı olarak işe yarayacaktır.Förhoppningsvis kommer du förstå hur det här med att låna eller växla fungerar, eller hur du vill se på det.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız. Nasıl baktığınıza bağlı olarak işe yarayacaktır.Ελπίζω ότι θα "πιάσετε" το πώς αυτός ο δανεισμός ή αναδιάταξη λειτουργεί, ανάλογα πώς προτιμάτε να το δείτε.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.Nee, 53 is niet groter dan 54. En omdat 53 niet groter is dan 54, laten we lenen.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.Você sabe disso. Você sabe que isso será um número positivo. Que esse número é maior do que aquele.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.А вы тогда мне скажете: может, можно что-то занять?
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.Но сега можем да заемем от 15.
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.בתקווה שתתרגלו לאיך שההשאלה או
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.على أمل انكم ستجدون الدليل على كيفية الإقتراض أو اعادة التجميع
Umarım bu kez ödünç alma ya da gruplamayı anlarsınız.なじんできましたか?
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Espero que entiendan mi inglés.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Ich hoffe, dass Sie mein Englisch verstehen.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.J'espère que vous allez comprendre mon anglais.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.여러분이 제 영어를 잘 이해하실수 있기를 바랍니다.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Mam nadzieję, że mój angielski jest zrozumiały.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Remélem, megértitek majd az angolomat.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız. Sabahları çok kötü oluyor, öğleden sonra ise berbat.Doufám, že mi budete rozumět, protože ráno mluvím anglicky strašně a odpoledne ještě hůř.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız. Sabahları çok kötü oluyor, öğleden sonra ise berbat.Ik hoop dat je mijn Engels verstaat. 's Morgens is het verschrikkelijk en 's middags nog erger.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Sper că îmi veţi înţelege engleza.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Spero capirete il mio inglese.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Tôi vọng các bạn hiểu tiếng Anh của tôi.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Ελπίζω να καταλάβετε τα Αγγλικά μου.
Umuyorum ki İngilizce'mi anlarsınız.Надявам се, че ще разберете английския ми език.