Ana içeriğe geç
Sözlük

anlar ile cümle

anlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Apabila pucuk-pucuknya mulai kelihatan, kalian tahu bahwa sudah hampir musim panas
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Cînd înfrunzesc, şi -i vedeţi, voi singuri cunoaşteţi că de acum vara este aproape.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Cuando veis que ya brotan, vosotros entendéis que el verano ya está cerca
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Dès qu`ils ont poussé, vous connaissez de vous-mêmes, en regardant, que déjà l`été est proche.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Gdy się już pukają, widząc to sami to uznawacie, że już blisko jest lato.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Když se již pučí, vidouce to, sami to znáte, že blízko jest léto.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.keď už pučia, a vidíte to, sami od seba viete, že je už blízko leto.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.khi nó mới nứt lộc , các ngươi thấy thì tự biết rằng mùa hạ đã gần đến .
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.khi nó mới nứt lộc, các ngươi thấy thì tự biết rằng mùa hạ đã gần đến.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.싹이 나면 너희가 보고 여름이 가까운 줄을 자연히 아나니
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.kor immár hajtanak, és [ezt] látjátok, ti magatoktól tudjátok, hogy már közel van a nyár.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Kun ne jo puhkeavat lehteen, niin siitä te näette ja itsestänne ymmärrätte, että kesä jo on lähellä.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.når de alt springe ud, da se I og skønne af eder selv, at Sommeren nu er nær.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.När I fån se att de skjuta knopp, då veten I av eder själva att sommaren redan är nära.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.quando começam a brotar, sabeis por vós mesmos, ao vê-las, que já está próximo o verão.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.quando gia germogliano, guardandoli capite da voi stessi che ormai l'estate è vicina
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Så snart de springer ut og I ser det, da vet I av eder selv at nu er sommeren nær.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.videč, da že brstje poganja, sami spoznavate, da je poletje že blizu.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Wanneer je de blaadjes ziet uitkomen, weet je dat het bijna zomer is.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.wenn sie jetzt ausschlagen, so sehet ihr's an ihnen und merket, daß jetzt der Sommer nahe ist.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Οταν ηδη ανοιξωσι, βλεποντες γνωριζετε αφ' εαυτων οτι ηδη το θερος ειναι πλησιον.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Когато вече покарат, вие, като видите това, сами знаете, че лятото е вече близо.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.когда они уже распускаются, то, видя это, знаете сами, что уже близко лето.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Як розпукутоть ся вже, бачивши самі розумієте, що вже близько лїто.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.כי תראו אתם מוציאים את פרחם הלא ידעתם כי קרב הקיץ׃
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.متى افرخت تنظرون وتعلمون من انفسكم ان الصيف قد قرب.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.見 上
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.見上
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.Das sind schwierige Momente, denn an solchen Tagen ist man beim Zubettgehen dümmer als beim Aufstehen.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.Dit zijn van die ongelukkige momenten omdat je die nacht dommer slapen gaat dan toen je wakker werd.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.És ezek kellemetlen pillanatok, mert aznap butábban fekszel le, mint ahogyan felébredtél.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.I to są właśnie niefortunne momenty, ponieważ idziesz spać tej nocy głupszy niż kiedy się obudziłeś.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.이와 같은 순간은 불행한 순간입니다. 왜냐하면 여러분이 잠에서 깼을 때보다 잠들기 전에 더 멍청했다는 것을 의미하기 때문입니다.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.Y estos son momentos desafortunados, porque esa noche te vas a dormir más tonto que cuando te levantaste.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.И это печальные моменты, потому что ты ложишься спать в этот день глупее, чем ты был, когда проснулся.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.Това са злополучни моменти, защото си лягаш онази нощ, по-тъп, отколкото когато си се събудил.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.ואלו רגעים חסרי מזל, מכיוון שאתה הולך לישון באותו הלילה טיפש יותר משהיית כשקמת.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.وهذه هي اللحظات المؤسفة ، لأنك تذهب إلى النوم في تلك الليلة أبكم مما كنت حين صحوك.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.これらは不幸な瞬間ですね なぜならその夜皆さんは 朝起きた時よりももっと無知になって
Bu noktadan ışınlar geldiğini anlar sadece.다만 이 광선들이 한 지점에서 퍼져 나오는 것 같으니
Bu noktadan ışınlar geldiğini anlar sadece."Okej, one oba pochodzą z tego punktu"
Bu noktadan ışınlar geldiğini anlar sadece. Sonuç olarak gözlemci burada bir portakal olduğunu anlar.רק שההמשך שלהן יוצאים מנקודה משוטפת פה
Bu noktadan ışınlar geldiğini anlar sadece.Не забравяйте, че това е дясната страна на книгата.
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınDu förstår här ute Ni måste förstå att Jag måste skydda Lucille men ni förstår min position
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsın그 이해를해야합니다 내가 루실을 보호하기 위해 필요 하지만 내 상황을 이해
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınMusíte pochopiť, že Musím chrániť Lucille ale chápete môj postoj
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınSie Verständnis hier Sie müssen verstehen, dass ich muss lucille schützen aber du verstehst meine Position
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınВи повинні розуміти, що
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınВы должны понимать, что
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınעליך להבין כי אני חייב להגן על וסיל אבל אתה מבין את המצב שלי
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsınيجب أن نفهم أن لدي لحماية لوسيل لكنك تفهم موقفي
Bunu anlamak gerekir i lucille korumak zorundayız ama benim durumumu da anlarsın私はルシールを保護する必要があります しかし、あなたは私の立場を理解 これは私のために非常に困難である
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.Asta înțelegem. E absurd. Dar facem conexiunea.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.Chápeme to. Je to absurdní. Ale dáme si dvě a dvě dohromady.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.Entendemos eso. Es absurdo. Pero ponemos ambas cosas.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.Isso nós entendemos. É absurdo. Mas conseguimos juntar as coisas.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.우리는 저것을 이해합니다. 이상하지만, 우리 머릿속에서 조합할 수는 있죠.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.On comprends ça. C'est absurde. Mais on fait le rapprochement.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.Questa la capiamo. È assurda. Ma mettiamole insieme.
Bunu anlarız.Absürddür.Ama bu ikisini bir araya getiriyoruz.Rozumiemy. To absurdalne, ale rozumiemy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod